Küresel çapta rekorlar kıran enerji fiyatları kış aylarına girmeye hazırlanırken hane halkının kullandığı doğal gaz ve elektrik fiyatlarında büyük zam beklentisine yol açtı. Türkiye’nin elektrik üretimini çeşitlendirdiğini belirten Prof. Dr. Şenay Yalçın “seçim havası” da göz önüne alarak büyük bir zam beklemiyor. Dahası Yalçın’a göre, küresel çapta yüksek seyreden yüksek enerji fiyatları Türkiye için enerji piyasasında yeni fırsatlar anlamına gelebilir.

Avrupa’da yeni rekorlar kıran doğal gaz fiyatları ve bu durumun Türkiye’ye olası yansımalarını Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şenay Yalçın Dünya Postası programında değerlendirdi. Yalçın, üretimin yeniden başladığı Asya’da ortaya çıkan enerji ihtiyacı, İngiltere’nin elektrik üretiminde doğal gaza olan bağımlılığı gibi nedenlerle enerji fiyatlarında rekor kırıldığını belirtti:

“Ocak ayında 1 megavat saat elektriğin maliyeti 20 dolarken şu anda 100 dolar seviyesinde. Beş kat artmış durumda. İnanılmaz bir şey bu. Asya’daki LNC ithalatındaki artış 2021 yılında iki, üç katına çıktı.”

“ORTA VADEDE TÜRKİYE İÇİN FIRSAT”

Yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyon baskısı yarattığını kaydeden Yalçın, bu durumun orta vadede devam etmesi halinde Türkiye için yeni bir fırsat penceresi açılabileceğini düşünüyor:

“Doğu Akdeniz’de çok yüksek petrol ve doğal gaz rezervleri keşfedildi. Mısır’la son dönemdeki yakınlaşmamızı tesadüf olarak görmeyin. Mısır’ın keşfetmiş olduğu gazların Avrupa’ya ulaşabilmesi için Türkiye üzerinden gitmesi lazım. En kestirme en uygun yol Türkiye’dir. Orta vadede bu kriz devam ederse Türkiye karlı çıkacak. İsrail dâhil buna. Son zamanlarda İsrail’le de o kadar keskin bir diplomasi yürütülmüyor. Yavaş yavaş bir yumuşama oluyor.”

AVRUPA KAYNAK ÇEŞİTLİLİĞİ İSTİYOR

Orta Doğu’daki diplomatik yumuşama girişimlerini doğal gaz cephesinden değerlendiren Yalçın, bu durumun Türkiye üzerinden Avrupa’ya doğal gaz sevkiyatını gündeme getireceğini kaydetti. Rusya’nın Almanya’ya uzanan Nord Stream 2 hattına rağmen Avrupa’nın yeni kaynak ihtiyacının bitmediğini belirten Yalçın, kıtanın kaynak çeşitlendirme ihtiyacından bahsetti:

“Rusya Kuzey Akım projesi ile Almanya’nın ihtiyacını giderecek ama Avrupa Almanya’dan ibaret değil. Avrupa dünyanın en büyük enerji ithalatçısı ve enerji tüketicisi. Kalkınma süreçleri, endüstriyel süreçler enerji girdisini zorluyor. Bir arz güvenliği dediğimiz bir mesele var. Bu mesele çerçevesinde de Avrupa da farklı ülkelerden kaynak almak istiyor. Sadece Rusya’ya bağlı kalmak istemiyor. Avrupa İsrail’in, Mısır’ın, Türkmenistan’ın gazını da almak istiyor.”

TÜRKİYE’NİN ARZ GÜVENLİĞİ ADIMLARI

Prof. Dr. Şenay Yalçın, atılan adımlarla Türkiye’nin enerji darboğazına girmesinin önlendiğini kaydetti:

“Nabucco projesi olmayınca Türkiye kendi imkânlarıyla TANAP’ı gerçekleştirdi. Bunlar çok önemli stratejik hamlelerdi. Bu krizler Türkiye’yi Avrupa kadar etkilemeyecek. Türkiye kaynak çeşitliliğini artırdı. Son zamanlarda yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği elektrik yüzde ellileri geçti. Türkiye enerjisini bir tek doğal gaza bağlamadı. Doğal gazın elektrik üretimindeki payı yüzde 22 civarında.  Diğer yandan nükleer yatırımı yapıyor Türkiye ve enerji arz güvenliğini kendi imkânları çerçevesinde garantiye almak istiyor. Bunlar önemli adımlar.”

Öte yandan Karadeniz’de keşif yapılan bölgede 1 trilyon metreküpten daha fazla gaz yatağı olabileceğini belirten Yalçın, keşiflerin bütün Karadeniz’de devam etmesi yönünde bir beklenti olduğunu belirtti. Yalçın, gelecekte Karadeniz’in Hazar denizi gibi bir enerji yatağı olabileceğine değindi.

Yalçın, sanayide ve elektrik üretiminde kullanılan gaza yapılan yüzde 15’lik zammın ise yavaş yavaş ısınan seçim atmosferi nedeniyle konut tüketimine yansıtılmayacağını düşünüyor.

“Doğru yapılan ile doğru yanlış yapılan ise yanlış” demek gerekir diyen Yalçın, son yıllarda Türkiye’nin enerji politikalarında attığı adımlarla “geleceğinin parlak” olduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.