China Daily / Zhao Manfeng

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) Almanya Başbakanı Angela Merkel dâhil önde gelen Avrupalı politikacılar hakkında casusluk yapmak için Danimarka askeri istihbaratını kullanması kimseyi şaşırtmadı.

Avrupa medyasının pazar günü yaptığı açıklamalar bir kez daha Amerika’nın müttefikleri ile bütün dünya üzerindeki büyük siber gözetleme faaliyetlerini ortaya döktü. NSA çalışanı Edward Snowden’ın 2013’te Merkel dâhil müttefik devlet başkanlarının telefonlarını dinleme dâhil büyük gözetleme programı PRISM’i ifşa etti.

Başka bir deyişle, ABD sözlü olarak Avrupa Birliği (AB) üyelerini yakın müttefikleri ve bunların liderlerini kişisel arkadaş olarak gördüğünü belirtse de Avrupalı dostlarına karşı temel saygı ya da güveni göstermedi.

“Büyük Birader sizi izliyor!” George Orwell’ın distopik romanı 1984’ten yapılan bu klasik alıntı her yerde hazır ve nazır izleme mekanizmasına sahip bir “Casus İmparatorluğu” olan “Okyanusya”yı anlatır. ABD yıllar boyunca ahlaksızca bütün dünyayı izliyordu. Bütün dünyayı casusluk şebekesine dâhil etti ve dünya ölçeğinde “Okyanusya”yı oynaması siber özgürlük çığlıkları atarken riyakârlığını tümüyle gözler önüne serdi.

DÜNYA SİBER GÜVENLİĞİNE BİR TEHDİT

ABD gezegenimizdeki en büyük ve gerçek “gözetleme imparatorluğudur.” Uzun zamandır ilgili ABD kurumları yabancı hükümetleri, şirketleri ve bireyleri izlemek ve onlara saldırmak için büyük ölçekli, örgütlü ve tekdüze bir şebekeyi kullandı.

WikiLeaks belgelerinden Snowden olayına, İsviçre Kripto Enternasyonal’den şimdiki Danimarka olayına kadar Washington, yaptıkları tekrar tekrar ortaya dökülse de “Büyük Birader” olmaya devam etti.

En son casusluk skandalının zaten bulutlu olan AB-ABD ilişkilerine gölge düşüreceği ve ABD Başkanı Joe Biden’ın selefi Donald Trump döneminde zarar gören ilişkileri tamir etme çabalarına engel olacağına kuşku yok. Ve Avrupa kamuoyunun, ABD’nin gözetlemenin iki tarafın da yararına yapıldığı kandırmacasına ikna edilmesi neredeyse imkânsız.

ABD tekrar tekrar dünya siber güvenliğine bir tehdit olduğunu, siber uzay düzeninin yıkıcısı olduğunu kanıtladı. Bu ahlaksız izleme “gözetleme imparatorluğunun”, diğerlerine siber özgürlük ve insan hakları konusunda ders vermek için kullandığı ahlaki üstünlükten yoksun bıraktı.