Editörün Notu: Ukrayna’da artan tansiyon ardından Çin Dışişleri Bakanlığı, Çinli vatandaşların güvenliğini sağlamak için konsolosluk koruma acil durum mekanizmasını hızla etkinleştirdi. Büyükelçilik ve konsolosluklar ülkedeki Çin vatandaşlarının tahliyesi için yoğun mesaisine devam ediyor. Çin’in Ukrayna Büyükelçisi Fan Xianrong, Global Times muhabirleri Zhao Si’an ve Xing Xiaojing ile özel bir video röportaj yaparak “en karmaşık ortam ve en tehlikeli durum” altında gerçekleştirilen tahliyeye yönelik bilgi verdi.

Fan’ın, “Zamana karşı yarışıyoruz, hayat kurtarmak için. Sadece bu gece değil, her gece uykusuzuz.” dediği röportajı sizler için alıntılıyoruz.

Global Times: Lviv tren istasyonunda açıklama yaptığınızda neler hissettiniz?

Şimdi geriye dönüp baktığımda, hâlâ bunalmış hissediyorum. Çinli öğrencilerin sağ salim gelişini görmekten çok mutluluğunu yaşarken aynı zamanda Sumi’den tahliye olmanın onlar için ne kadar zor olduğunu bilmenin verdiği karmaşık duygular içindeyim.

Sumi’de birçok Çinli öğrenci çapraz ateş ve askeri ablukalar arasında sıkışıp kaldı. Otobüs bulsalar da çıkamıyorlardı. Sonunda seyahatlerini ayarlamak için yerel yetkililerle zorlu bir müzakere süreci geçirdik, ancak yol boyunca birçok öngörülemeyen risk olduğu için 30 saatlik tahliyeleri boyunca büyük endişe yaşadık.

Sumi’deki öğrencilerin başarılı tahliyesi aynı zamanda Ukrayna’da 6 binden fazla Çinli vatandaşın tarif edilemez derecede zor olan tüm tahliye operasyonunun başarılı bir şekilde sonuçlanmasına da işaret etti. Büyükelçiliğimizin en yaşlı üyesi olarak daha önce gerçek bir savaş görmemiştim.

Hızla değişen durum göz önüne alındığında, kararlarımızın hızlı ve doğru olması gerekiyordu ve tek bir hataya bile izin vermiyordu. Zamana karşı yarıştığımızı, hayat kurtarmak için yarıştığımızı söylemek gerek. Bizim için sadece bir gün uykusuz değildi, her gece uykusuzdu.

Bu nedenle Lviv istasyonunda tüm büyükelçilik personelimiz ve öğrencilerimiz vardıklarında, “Yaşasın Çin, yaşasın Çin halkı ve yaşasın Çin Komünist Partisi!” diye haykırdılar.

Global Times: Çin vatandaşlarını tahliye etmek için genel plan nasıl ortaya çıktı? Kaç tahliye rotası düzenlendi? Kaç kaynak seferber edildi? Bize bir genel bilgi verebilir misiniz?

Ukrayna’daki 6 bin Çin vatandaşından 5 bin kadarının tahliyesini büyükelçilik koordine etti. Tahliye yolları konusunda çok düşündük. Örneğin, charter uçuşları için orijinal planı kabul edip etmemeyi düşündük. Çin’in bunları ayarlamasında bir sorun yoktu ama Ukrayna’daki güvenlik durumu bunu yapmamıza izin vermedi. Tüm Çinlileri Odessa’ya toplamak için deniz yoluyla tahliyeyi de düşündük, ancak gemilere olan acil ihtiyaç planı geçersiz kıldı. Sonunda bir rota kaldı, yani kara yoluyla doğudan batıya ve ardından komşu ülkelere.

Global Times: Bu tahliye sürecinde “en karmaşık” zorluklardan bazıları nelerdi? Hangi değerli dersleri öğrendik?

Az önce tamamlanan tahliye sırasında en karmaşık ve tehlikeli ortamı ve en zor operasyonu yaşadık. En endişe verici grubu içeriyordu ve ortak çabaları koordine eden en fazla büyükelçilik ve konsolosluk personeline sahipti. Önceki tahliye operasyonlarına kıyasla, bu sefer ki büyük çaplı bir askeri harekat çerçevesinde düzenlendi. Ukrayna’daki 6 bin Çin vatandaşının neredeyse yarısı öğrenciydi.

Komşu ülkelerdeki 10 büyükelçiliğimiz ve konsolosluğumuzla koordineli bir şekilde çalıştık. Merkezi hükümet ve Dışişleri Bakanlığının ortak çabalarıyla, ülkemizin gücünün bir yansıması olarak, peş peşe birer birer insanlarımızı geri gönderdik.

Gelecek için bizi aydınlatan şey, merkezi hükümetin talimatlarının ve Dışişleri Bakanlığı’nın güçlü konuşlandırma yeteneklerinin, biz Çin büyükelçiliklerinin tatmin edici bir sonuç vermesi için öncül ve garanti olmasıdır. Bir diğeri ise, inisiyatif almak için bir sorumluluk duygusuna sahip olmamız gerektiğidir.

Global Times:  Birçok Çinli vatandaş, tahliye sırasında Polonya, Slovakya, Macaristan ve Ukrayna sınırındaki diğer ülkelere gitti. Büyükelçilik, Çin vatandaşlarına gümrük işlemlerini kolaylaştırmak için bu ülkelerle hangi düzenlemeleri koordine etti?

İlgili ülkelerin yardımı olmasaydı bu tahliye görevini tamamlayamazdık. Birincisi, bizim için güvenli yollar açan, otobüs ve özel trenler sağlayan Ukrayna tarafı vardı. Sumi’deki öğrencileri tahliye etmek için tek bir operasyonda, Ukrayna’nın başbakan yardımcısı ile 300’den fazla kez bağlantı kurdum. Rus tarafı da Çinli vatandaşlarımızın güvenli geçişinin sağlanmasına yardımcı oldu.

Ukrayna’ya komşu diğer ülkelerden de yardım geldi. Örneğin, Moldova, Romanya, Slovakya ve Macaristan, Çin vatandaşlarına geçici vizesiz giriş hakkı verdi. Bazı vatandaşlar kimlik belgelerini kaybetmiş ancak yalnızca dijital sürümleri göstererek içeri girmelerine izin verilmişti. Bu durum, Çin vatandaşlarına karşı dostane bir tutum sergiliyor. Çin’in artan etkisi ve ilgili ülkelerle iyi ilişkileri olmasaydı, operasyon sırasında bir iş birliği gerçekleştirmenin imkânsız olabilirdi.

Global Times: Bir büyükelçilik görevlisinin 88 öğrenciye otobüsle Moldova’ya kadar eşlik ederken  otobüsün yakınında üç bombanın patladığını öğrendik. Siz ve elçilik personeliniz başka nelerle karşılaştınız? 

Bahsettiğin hikâye bir film sahnesi gibiydi ama gerçek bir hikâyeydi. Devamı da vardı. Sürücü o kadar yorgundu ki, araba bir hendeğe girdi ama neyse ki devrilmedi, aksi takdirde sonuçları düşünülemezdi. Başka bir olayda, diplomatlarımızdan biri bir apartmanı kontrol ederken aniden silah zoruyla tutuldu.

Halkımızı korumak biz diplomatların sorumluluğu ve görevidir ve asla pişman değiliz.

Global Times: Gergin durumda, Çin ulusal bayrağının Ukrayna’daki Çin Büyükelçiliği’nde dalgalandığı video birçok kişiyi duygulandırdı. Çin vatandaşlarının tahliyesini ayarlayan ve koordine eden elçilik personelinin bodrum katındaki görüntüleri insanların kendilerini güvende hissetmelerini sağladı. Büyükelçiliğin bodrum katındaki dar alanda nasıl yaşıyor ve çalışıyorsunuz?

Gerginlik aniden tırmandı ve büyükelçilik Ukrayna’daki Çin vatandaşlarının korunmasını birinci önceliği olarak tanımladı. Vatandaşlarımızı bir an önce güvenli yerlere tahliye etmek istedik. Ancak olağan çalışma ortamı ve çalışma düzeni tamamen bozuldu. Alarm çaldı ve patlamalar gittikçe yaklaşıyordu, bu yüzden bodruma taşınmak zorunda kaldık.

Bodrum aslında bir depo. Alan küçük. Çalışmak için herkesin kalabalık olması gerekiyordu. Koridor da insanlarla doluydu. Kapıda bir perde vardı, ama soğuk rüzgârın içeri girmesini engelleyemedi, bu yüzden herkes çalışmak için toplandı. Uykuları gelince, arkada dinlenecek bir yer buldular. Ancak herkes işini nasıl iyi yapacağını düşünüyordu ve işin ne kadar zor olduğundan şikâyet etmiyorlardı.

Tüm büyükelçilik personeli ve aile üyeleri dayanışma içinde çalışmaya katıldı. Tahliye çalışmasının başarıyla tamamlanmasını sağlayan, güçlü bir siyasi bilince ve özellikle zorluklara dayanabilecek mükemmel yeteneklere sahip bir ekibe sahip olmamızdı.

Global Times: Tahliye sürecinde paylaşacak etkileyici hikâyeleriniz var mı?

Büyükelçiliğimizde 1997 doğumlu genç bir diplomat var. İlk bombanın patladığı 24 Şubat sabahı, sabah 5’ten beri bir an bile durmayan konsolosluk telefonuna cevap vermeye başladı. Telefonun pili bitti ve sürekli şarj etti. Sabah 5’ten akşam 10’a kadar bir dakika durmadı, sesi bütün bu süre boyunca konuşmaktan kısılmıştı. O gün yaklaşık bin çağrı aldı. Genç diplomat, üniversiteden yeni mezun ve tahliye edilen öğrenciler ile aynı yaşta, ancak bir diplomat olarak görevine karşı böylesine özveri ve anlayışa sahip olabilmesi zor ama diğer yandan onurludur.

Belirtmek istediğim bir diğer nokta da, yurttaşlarımızın yardımı ve sıcaklığı olmadan tahliyenin bu kadar başarılı olmayacağıdır. Örneğin, arabası olan Çin vatandaşları, olmayanları bulmak için inisiyatif aldı ve onları tahliyeye götürdü. Bir somun ekmek olduğu zaman, yarısını hemşerileriyle paylaşırlardı. Bu basit hikâyeler, tüm vatandaşlarımızın başarılı tahliyesine dair büyük bir hikâyede birleşiyor.

Global Times: Rusya-Ukrayna çatışmalarının çıktığı gün siz ve meslektaşlarınız ne yapıyordunuz?

Ukrayna durumuyla ilgili haberler 2021’in sonundan beri ortalıkta dolaşıyor ama halk sakin ve düzenliydi. Çin vatandaşları normal çalışıyor, okuyor ve yaşıyordu. 24 Şubat’ta yerel saatle sabah 5 civarında, büyük bir patlama sesi gece gökyüzünü deldi ve bizi normal hayattan ayırdı. Hepimiz uyandık ve aniden bir “savaş durumuna” girdik. Ani değişiklik bizi şaşırttı ama kısa sürede sakinleştik ve durumla başa çıkmak için bir sonraki adımımızı düşünmeye başladık.

Global Times: Büyükelçi olarak 27 Şubat’ta Ukrayna’daki tüm Çinli yurttaşlara bir mektup yayınladınız. Mektubun arka planını ve yayınlandıktan sonra aldığınız geri bildirimleri anlatabilir misiniz? 

Ukrayna’daki durumun aniden değişmesi beklenmedikti. Durumu anlamıyorsanız, paniğe yol açması muhtemeldir ve duygusal sorunlara neden olabilir. Üstelik “Büyükelçi Fan kaçtı” şeklindeki asılsız söylenti, gerçeği bilmeyen yurttaşları daha da paniklemişti ve insanlar körü körüne tahliye edilseydi durum çok tehlikeli olabilirdi.

Kapsamlı bir değerlendirmeden sonra büyükelçilik, yurttaşlar arasındaki güveni artırmak için asılsız söylentileri açıklamanın gerekli olduğuna inanıyordu. Onlara elçiliğin yanlarında olduğunu, vatanın arkalarında olduğunu anlatmaktı. Ukrayna’da hâlâ çok sayıda Çinli öğrenci olduğu düşünüldüğünde, büyükelçiliğin onlara kriz durumunda alınması gereken önlemleri de hatırlatması gerekiyordu.

Orijinal plan sadece bir mektup yazmaktı. Ama büyükelçinin şu anki durumunu herkesin görmesini sağlamak ve herkesin büyükelçiyle konuşuyormuş gibi hissetmesiydi. Sonunda bir video ve metni aynı anda yayınlamayı seçtik, yurttaşlara Çin büyükelçisi halkı asla terk etmeyecek mesajı açıkça verildi.

Global Times: Diplomatlar aynı zamanda kendi ailelerinde ebeveynlerdir. Siz ve elçilik personeli ailelerinizi nasıl teselli ettiniz?

Birden fazla kimliğimiz var: Ülkemizin diplomatlarıyız ama aynı zamanda ailelerimizin üyeleriyiz. Ailelerimizi çok fazla endişelendirmek istemiyoruz ama eskilerin dediği gibi, “Sadakat ve anne babaya saygı aynı anda karşılanamaz” ve önceliğimizi diplomatik görevi yerine getirmeye verdik.

Chongqing’de yaşayan ve çok eğitimli olmayan 80 yaşındaki babam, televizyonda haberleri görünce çok endişelendi. Onu rahatlamak için buranın güvenli olduğunu söyleyebildim. Ama gerçek şu ki, hava saldırısı sirenleri hâlâ her gece saat 3 veya 4’te çalıyor. Görevlerimizi yaparken kurşun geçirmez yelek ve kask takarak kendimizi korumaya çalışıyoruz.

Global Times: Bize elçiliğin bir sonraki öncelikleri ve düzenlemeleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ukrayna’daki Çin vatandaşlarının tahliyesi başarıyla tamamlanmış olsa da diplomat olarak görevimiz bitmedi. Ukrayna’da görevlerimizi yerine getirmeye devam edeceğiz ve ilgili konuları ele almak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.