Global Times / Sun Chenghao

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batı medya kanalları sık sık Taiwan Boğazı’nda gerginlikleri abartıyor. Bu kanallar kıta Çin’inin niyetleri konusunda spekülasyon yapmaya çalışıyorlar. Financial Times kısa süre önce bu konuda bir makale yayınladı. “Taiwan konusunda kritik an yaklaşıyor” başlıklı makalede kıta Çin’inin “Taiwan konusunda-sürekli savaşa girme isteğini tekrarlarken, Washington ile Taipei’yi bunun ne zaman ve nasıl olabileceği konusunda tahmin yürütmeye zorlayarak, kendi ‘stratejik belirsizlik’ biçimini uygulamaya soktuğu” söylendi. Böyle bir iddia kıta Çin’inin Taiwan sorununa yönelik politikasını çarpıtmaktadır ve gerçeklere aykırıdır.

Kıta Çin’i Taiwan konusunda açık ve tutarlı bir politikaya sahip. Sadece tek bir Çin vardır. Hem kıta Çin’i hem de Taiwan Adası tek bir Çin’e aittir. Boğazın iki yakası arasındaki ilişkiler hiçbir şekilde “devletten devlete” ilişki değildir. Kıta Çin’i asla Taiwan ayrılıkçı güçlerinin Çin’i bölmesine izin vermeyecektir. Hiç kimsenin Çin halkının ulusal egemenliği ile toprak bütünlüğünü savunma kararlılığını ve güçlü yeteneğini hafife almaması gerekir.

ÇİN, TAIWAN KONUSUNDA AÇIK VE TUTARLI BİR POLİTİKAYA SAHİP

Kıta Çin’i her zaman Taiwan Boğazı’nın iki yakası arasında barış ve istikrarı el üstünde tutsa da bazı ABD politikacılarının ve Taiwan ayrılıkçı güçlerinin sürekli kıta Çin’inin asgari çizgilerini kışkırtmasına asla izin vermeyecektir. Demokratik İlerici Parti (DPP) 1992 Anlaşması’nı terk etti ve Boğaz’ın iki yakası arasındaki iletişimin temelini zayıflattı. Sahne arkasında Washington var. ABD, Çin’i birincil rakibi olarak gördüğü için, Taiwan Adası Çin’e karşı kullanılacak bir kart haline geldi.

“Stratejik belirsizlik” uzun zamandır Washington’ın Taiwan sorunu konusunda kullandığı bir taktiktir. Washington boğazın iki yakasındaki statükoyu sürdürmek istiyor. ABD “stratejik belirsizliği” benimseyerek ne Çin ne de Taiwan’ın ABD’nin gerçek niyetini anlayamamasını umuyor ve bu yolla Washington’ın çıkarlarını azamiye çıkarabilecek.

ABD ve Batı medyasındaki son zamanlarda kıta Çin’inin Taiwan’a karşı “savaşa girebileceği” yaygarasının nedeni, ABD’nin Hint-pasifik bölgesine daha fazla karışma çabasıdır. ABD ile Taiwan Adası arasındaki iş birliği artarken, ABD stratejik bir açıklığa doğru gidiyor görünüyor.

STRATEJİK BELİRSİZLİK BIDEN YÖNETİMİ DÖNEMİNDE DEĞİŞMEYECEK

Daha önce Hint-Pasifik komutanlığı yapmış olan emekli ABD amirali Harry Harris eylülde Washington’ın Taiwan’ı savunma konusundaki belirsiz tutumunu gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Harris’in açıklamaları en azından ABD’deki bazı sertlik yanlısı siyasetçileri temsil ediyor ve onların mevcut ABD yönetimini tutum değiştirmeye zorlama isteğini gösteriyor. Bunlara göre Taiwan Boğazı’ndaki statüko, kıta Çin’inin gücü sürekli artarken, sürdürülemez. Bunlar kıta Çin’inin yeniden birleşmeyi gerçekleştireceğini düşünüyor ama bu onlar için uygun değil. Bu yüzden, belirsiz tutumu değiştirmenin zamanının geldiğini düşünüyorlar.

Stratejik belirsizlik muhtemelen Biden yönetimi döneminde değişmeyecek. Yine de Biden politikayı biraz düzeltebilir, ama bu uzun bir süreç olacak. ABD son zamanlarda bu bakımdan küçük numaralar yaptı. Bunlar arasında Taiwan’ın ABD’deki temsilci bürolarının adını değiştirme niyeti göstermek de vardı. Ayrıca ada için daha geniş bir uluslararası alan da istediler. Buna ek olarak, ABD Litvanya gibi bazı müttefiklerini “Tek Çin” ilkesinin asgari çizgisi konusunda ağız aramaya teşvik etti.

ABD şimdi Çin ile gerginlikleri bazı bakımlardan azaltmaya çalışıyor. Ancak ABD eğer gerçekten bunu istiyorsa, sadece ticaretle ilgili değil, aynı zamanda Taiwan sorunu ile ilgili olarak da bazı olumlu işaretler vermesi gerekir. Washington “Tek Çin” ilkesinin kırmızı çizgisini geçmemeli. ABD, Taiwan sorununun Çin’in merkezi çıkarı olduğu konusunda açık olmalı. Bu Çin-ABD ilişkilerinin en merkezi ve hassas sorunudur.