CGTN / Zhou Wenxing

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi, geçen hafta istihbarat camiasının koronavirüsün kaynakları konusunda yaptığı değerlendirmenin sınıflandırılmamış özetini açıkladı. Ulusal İstihbarat Direktörü Avril Haines’in mayıs ayında en başında virüsün kaynakları konusundaki soruşturmanın “sonuçsuz” olabileceği yönünde yaptığı uyarıda olduğu gibi, rapor, “virüsün biyolojik bir silah olarak geliştirilmediği” ve “genetik olarak tasarlanmadığı” şeklinde belirsiz bir sonuç veriyor. 

Ancak kesin olan şey, raporun, uzun süredir “Çin’in sorumlu tutulmasını” isteyen Çin karşıtı Amerikalı şahinleri hayal kırıklığına uğratmış olmasıdır. Virüsün kaynağını izleme planını, salgını büyük ölçüde yanlış idare etmesi nedeniyle yeniden seçilmede Mart 2020’den bu yana avantajını kaybeden eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi sırasında bazı şahin kimseler başlattı. Trump ile Çin karşıtı yardımcıları, bu yüzden, Amerikalı seçmenlerin dikkatini dağıtma ve virüsle başa çıkabilme kapasitesiyle övünme umuduyla Çin’i günah keçisi yapmak için tüm yolları denediler. Fakat Trump’ın planı olumlu sonuç vermedi. Ne Trump başkanlık seçiminde rakibi Joe Biden’ı yendi, ne de yönetimi Çin’i engellemede başarılı oldu. 

TRUMP’IN PLANI OLUMLU SONUÇ VERMEDİ

Bununla birlikte bu çabaların kaçınılmaz olarak bazı yansımaları oldu. İlk olarak onlar Amerikan kamuoyunun Çin algısını kötüleştirdi. Pew Araştırma Merkezi ve Gallup dâhil bazı kamuoyu şirketlerinin yaptığı son araştırmaların sonuçları, Amerikan kamuoyunun Çin’e yönelik olumsuz algısının rekor seviyede bulunduğunu ve bunun ana sebeplerinden birinin ABD’nin virüsün kaynaklarını soruşturmasını siyasallaştırması olduğunu gösteriyor. 

İkincisi, Çin’e karşı sert olmanın siyasi olarak doğru olduğuna dair Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında bir uzlaşmaya varılmasına yardımcı olan bu çabalar, Biden yönetiminin kısa vadede ABD-Çin ilişkilerin düzeltmesini zorlaştırıyor. Beklenmedik şekilde, Biden yönetimi, özellikle Taiwan konusu ve teknolojik ayrışma konusunda, selefine göre bazı alanlarda Çin’e yönelik daha şiddetli rekabet ve çatışmacı politika önlemleri bile benimsedi. Bu önlemler, büyük ölçüde Biden için ABD’de siyasi doğruluğunu yansıtma ihtiyacı olarak görülebilir. 

BIDEN YÖNETİMİ ÇİN İLE MANTIKLI BİR İLİŞKİDEN ÇOK DAHA FAZLA FAYDALANACAK

Biden, virüsün kaynaklarıyla ilgili selefinin Çin’e karşı mantıksız suçlamalarını miras aldı. Biden’ın, 90 gün önce virüsün kaynakları konusunda istihbarat odaklı inceleme başlatılması talimatı da aslında iç tüketim içindir. Ancak bu anlamsız inceleme, Demokratların yönetimi devralmasından bu yana Çin-ABD ilişkilerinin sendelemesinin ana sebeplerinden biri haline geldi. Herhangi bir daha fazla soruşturmanın kesin bir yanıt sağlaması çok az ihtimal olduğu için, bu raporun açıklanması ABD yönetiminin “kaynaklarını izleme” girişimlerini askıya alması, böylece Çin-ABD ilişkilerini geren bir tartışmalı konunun sonlandırılması gerekiyor. 

Kabul edilmelidir ki, iki partinin Çin’e karşı sert bir politikayı savunma konusunda anlaşmaya vardığı bir bağlamda Amerikalı şahinlerin ve Çin karşı güçlerin virüsün kaynaklarına ilişkin Çin’e baskı yapma çabalarından vazgeçmesi beklenmemelidir. Gerçekten Biden yönetimin de ABD-Çin ilişkilerini yeniden ayarlaması kolay değildir. Fakat Biden ve onun Demokrat Parti’deki çalışma arkadaşlarının bu saçmalığa bir son vermesi, enerjilerini gündemlerindeki daha hayati siyasi konulara vermelerine yol açacaktır. Amerikan vatandaşlarını, askerleri ve ABD için çalışmış Afganları mümkün olan en kısa sürede Kabil’den tahliye etmeleri ilk öncelikleri olmalıdır. 

Biden’ın, ABD’nin Afganistan’dan karmaşık bir şekilde çekilmesine yönelik sert eleştirileri göz önüne alınca, Afganistan meselesi sadece Biden’ın siyasi saygınlığıyla ilgili değil, aynı zamanda Demokrat Parti’nin 2022 yılındaki ara seçimdeki kaderi ve hatta 2024 yılındaki başkanlık seçiminin sonucuyla da ilgisi bulunmaktadır. Bu durumda, virüsün kaynaklarına ilişkin raporun açıklanması, aslında Çin-ABD ilişkilerinde dar bile olsa kritik bir fırsat penceresi açtı. Biden yönetimi, virüsün kaynağını izleme saçmalığından vazgeçerek ve olabildiği kadar erken Çin ile resmi temasları başlatarak bu fırsatı kullanmalıdır. Uzun vadeli bir bakış açısından bakıldığında, Biden yönetimi Çin ile mantıklı bir ilişkiden çok daha fazla faydalanacaktır.