CGTN / John Gong

Gelecek hafta cuma günü, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki uzun süreli ticaret savaşı sırasında, Çin’in eski ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle Ocak 2020’de imzaladığı iki yıllık ticaret anlaşması sona erecek. Bu ticaret savaşının halen büyük ölçüde sürdüğünü unutmayalım. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, düzensiz bir şekilde bazı Amerikalı ithalatçıların acısını gidermek için gümrük tarifesi “istisna süreci” başlatmasına rağmen, Trump’ın gümrük tarifelerinin büyük bölümü yürürlükte. Bununla birlikte, bu anlaşmanın şimdiye kadar uygulanmasının genel değerlendirmesi, iki ülke arasında gelecekteki ticari ilişkileri neyin beklediğini tahmin etmek için önemlidir.

İkinci bir aşamasının olacağından şüphelendiğim birinci aşama ticaret anlaşmasının iki önemli bileşeni var. Biri, Çin’in, ABD’nin önemsediği bazı yapısal sorunları halletmesi konusundaki hükümlerden oluşuyor. Diğer büyük parçası ise, Çin’in iki yılda 2017 yılı temel seviyesine ilaveten 200 milyar dolar tutarında ABD ürünleri ve hizmetleri satın alması taahhüdüyle ilgilidir. Washington’da yapısal sorunlar konusunda ilk bölümle ilgili sızlanan çok fazla uzman görmesek bile, Çin’in ilgili yasaları geçirme ve yönetmelikler hazırlama açısından yeterli iş yaptığını düşünüyorum, şimdiye kadarki büyük yaygara büyük oranda Çin’in satın alma taahhüdüyle ilgili ikinci bölüm hakkındadır. Satın alma taahhüdünün eksik kaldığına şüphe yok, ancak yine de açığın tam miktarının belirlenmesi için Ticaret Bakanlığının resmi rakamlarını açıklayıncaya kadar beklemek zorundayız. 

ÇİN YASA VE YÖNETMELİKLER KONUSUNDA DİKKATLİ DAVRANIYOR

Merkezi Washington’da bulunan saygın düşünce kuruluşu Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü, bu konu hakkında bir rapor yayımladı. Şimdilik bu rakamlara itimat edelim. Ticaret anlaşmasının kapsadığı iki yıllık sürenin bitimine neredeyse iki ay kala Kasım 2021 itibarıyla yayımlanan rapora göre, Çin’in şimdiye kadarki satın alması verdiği taahhüdün yaklaşık yüzde 62’sine ulaşmış durumda. Daha fazla ayrıntıya girildiğinde, tarımsal ürünlerde satın alma birinci aşama hedefinin yüzde 83’üne, imalat ürünlerinde yüzde 62’ye ve enerji ürünlerinde yüzde 47’e ulaştığı görülüyor. Henüz istatistiklerine sahip olmadığımız anlaşmanın kalan süresini hesaba kattığımızda, genel olarak tamamlama oranının aşağı yukarı yaklaşık yüzde 70’i bulacağını tahmin ediyorum. 

Ancak hepimizin bildiği gibi son iki yılda alışılmışın dışında bir süreç yaşandı. Dünya çapında salgın her ülkeyi etkiledi. Satın alma rakamlarının anlaşma metnine niçin uymadığına dair çok meşru sebepler söz konusu. Örneğin, Amerika’nın Çin’e imalat ihracatının büyük bölümü Boeing uçaklarıdır. Şimdi Çinli hava yolları şirketleri, uçaklarını yeteri kadar hızlıca yere indiremezken, Boeing uçaklarını filolarına nasıl ekleyebilir? Zaten Çin’deki en büyük hava yolu şirketlerinden biri olan Hainan Airlines, geçen yıl iflas etti. Katherine Tai’den, bugünlerde hava trafiğinin miktarını görmek için Çin’deki bazı büyük havaalanlarını ziyaret etmesini samimiyetle istiyorum. 

2017 YILINDA ÇİN’E İHRACATIN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ OTOMOBİLLER OLUŞTURDU

Enerji ürünleri, Covid-19 salgının diğer bir zayiatıdır. Bu anlaşma, petrol fiyatları ticaret anlaşmasının süresinden birkaç kat daha büyük olduğu ve aynı anda petrole talebin düştüğü bir zamanda imzalandı. Şimdi elbette petrol fiyatları epeyce toparlandı. Fakat bu enerji ürünleri, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin ABD’nin üretmesini ve ihraç etmesini istemediği genellikle karbon yoğun ürünlerdir. Tedarik zinciri kesintileri gibi ABD’nin ihracatına zarar veren başka sebepler de vardır. Otomobiller, 2017 yılında Çin’e ihracatın büyük bölümünü oluşturdu. Ancak şimdi Amerikalı otomotiv üreticileri, ihracat bir yana kendi iç talebini dahi karşılayamıyor. 

Genel olarak hepimiz, son iki yılın küresel olarak Covid-19 adıyla adlandırılan bir “doğal felakete” tanıklık ettiğini görüyoruz. Neyse ki, ticaret anlaşmasının bu doksan sayfalık belgesinde bir yerde gömülü bir 7.6 nolu maddesi var. Bu madde şöyledir: “Tarafların kontrolü dışında bir doğal felaket veya beklenmeyen diğer vakanın olması durumunda bir taraf, anlaşma kapsamında zamanında yükümlülüklerini yerine getirmeyi geciktirirse taraflar birbirleriyle görüş alışverişinde bulunmalıdır.”

Taraflar birbiriyle görüş alışverişinde bulundu mu? Öyle görünüyor. Umarım, gelecek yıllarda bazı düzeltici çözümler bulmak için diyaloğu sürdürebilirler. Yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Çin son iki yıldır halen ABD ile oldukça büyük ticaret fazlası veriyor. Covid-19 salgını sona erdiği zaman, cüzdanımızı açarak Amerika’nın gerçekten tedarik edebileceği daha fazla ürünü satın almaya niyetli olduğumuzdan eminim.