Çin Başbakanı Li Keqiang 13. Çin Ulusal Halk Meclisi 5. Toplantısı’nın kapanışından sonra düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

“YÜZDE 5.5’LİK BÜYÜME HIZI, İSTİKRARLI BİR BÜYÜMEDİR”

Çin Başbakanı Li Keqiang, yüzde 5,5’lik ekonomik büyüme hızının yüksek seviyedeki istikrarlı bir büyüme anlamına geldiğini kaydetti.

Li, geçen yıl Çin’in toplam ekonomik hacminin 110 trilyon yuanı aştığına ve devamlı büyümenin yüksek bazdaki büyüme anlamına geldiğine işaret etti.

Li, dünya geneline bakıldığında böylesine büyük bir ekonominin orta-yüksek hızla büyümeyi sürdürmesinin zor olduğunu kaydetti.

Çin’de bu yıl alınan tedbirlerin uzun vadeli ve sürdürülebilir olduğuna dikkat çeken Li, Çin’in modernizasyonunun uzun bir süreç olacağını, Çin’in bu süreçte yaşanan sorunları gelişen yöntemlerle çözmesi gerektiğini dile getirdi.

“KRİZİN BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜNE YARDIMCI OLAN TÜM ÇABALAR DESTEKLENMELİ”

Çin Başbakanı Li Keqiang, Ukrayna krizinin barışçıl çözümüne yardımcı olan tüm çabaların desteklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Li Keqiang, “Şu an Ukrayna durumu gerçekten kaygı vericidir. Rusya ve Ukrayna’nın zorlukların üstesinden gelip müzakere yapmasını ve barış sonucuna ulaşmasını desteklemek için büyük çaba gösterilmedi. Krizin barışçıl şekilde çözülmesine faydalı tüm çabalara destek ve teşvik verilmelidir.” diye konuştu.

Li Keqiang, Çin’in tüm ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, Birleşmiş Milletler (BM) Tüzüğü’nün amacı ile ilkelerine uyulması, bütün ülkelerin güvenlik kaygılarına da önem verilmesi gerektiği görüşünde olduğunu dile getirdi. Li, Çin’in bu bağlamda kendi kararını vereceğini ve uluslararası toplumla beraber çatışan tarafların tekrar barış yoluna dönmesini sağlamak için olumlu rol oynamaya hazır olduğunu kaydetti. Li, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Günümüzün dünya ekonomisi, salgından etkilendiği için zor bir dönemden geçiyor. İlgili yaptırımlar, dünya ekonomisinin toparlanmasına olumsuz etkiler yaratacağı gibi, hiçbir tarafa faydalı olmayacaktır. Şu an en ivedi görev, gerginliğin tırmanmasının ve hatta kontrol dışına çıkmasının önlenmesi. Çin, büyük ölçekli insani krizi önlemek amacıyla, azami şekilde soğukkanlılığın korunması çağrısında bulunuyor. Çin, Ukrayna’ya insani yardım sağlamaya devam edecek.”

“HONG KONG’UN SALGINLA MÜCADELESİNE VAR GÜCÜMÜZLE DESTEK VERECEĞİZ”

Çin Başbakanı Li Keqiang, Çin’in merkezi hükümetinin Hong Kong Özel İdare Bölgesi’ndeki salgın durumunu yakından izlediğini ve Hong Kong’un salgınla mücadelesine var güçle destek vereceğini vurguladı.

Li, Hong Kong yönetiminin salgın nedeniyle 6. amir seçimini ertelemesini anlayışla karşıladıklarını ve desteklediklerini belirtti.

Li, Hong Kong yönetiminin önderliğinde Hong Kong’daki çeşitli çevrelerin, ekonomiyi geliştirmek, halkın yaşam koşullarını iyileştirmek, Hong Kong’daki uzun vadeli refah ve istikrarı korumak için çaba harcamaya devam etmesini beklediklerini ifade etti.

“ÇİN’DE SALGINA KARŞI DAHA BİLİMSEL YÖNTEMLER UYGULANACAK”

Çin Başbakanı Li Keqiang, Çin’de salgına karşı daha bilimsel yöntemler uygulanacağını belirtti.

Li, “Çin, daima salgın kontrolü ve sosyo-ekonomik gelişme çalışmalarını eş güdümlü şekilde yürütürken, uluslararası iletişim ve iş birliğini aktif şekilde hızlandırıyor. Çin, halkın hayatını ve sağlığını korumak, normal üretim ve yaşam düzenini sürdürmek ve endüstri ile tedarik zincirlerinin güvenliğini güvence altına almak üzere salgın durumunda yaşanan gelişimlere ve virüsün özelliklerine göre, salgına karşı daha bilimsel kontrol tedbirleri alacak.” dedi.

Geçtiğimiz iki senede, Covid-19 virüsünün sürekli mutasyona uğradığına değinen Li, bazı kurallar hakkında derinlemesine araştırmalar yapılması, aşı ve ilaçlarla ilgili araştırmaların da güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Li, uluslararası toplumun dayanışma içinde karşılıklı anlayış ve kapsayıcılık temelinde dünyanın normale dönmesini sağlamak için uygun koşullar yaratması gerektiğini kaydetti.

Çin Başbakanı ayrıca, “Çin, tedarik zincirinin bazı kritik halkalarında  yer alan işletme ve projelerin üretim ile işleyişlerini korumak için hızlı ve yeşil kanallar açtı. Biz sürekli deneyimler biriktirerek, ortaya çıkabilecek değişiklikleri ilk anda göğüsleyeceğiz, böylece ürün ve insan dolaşımının düzene ulaşmasını sağlayacağız.” diye konuştu.

“ÇİN VE ABD’NİN BİRBİRİNE AÇILAN KAPILARI KAPANMAMALI”

Çin Başbakanı Li Keqiang, “Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) birbirine açılan kapıları kapanmamalı.” dedi.

Li Keqiang, 50 yıl önce Çin ve ABD’nin ikili ilişkilerin normalleşme sürecini başlattığını kaydederek, iki tarafın karşılıklı olarak birbirine kapılarını açtığını, bu kapıların kapatılmaması ve iki ülkenin birbirinden ayrışmaması gerektiğini vurguladı.

Çin ve ABD arasında sosyal sistem, tarih, kültür ve gelişme aşaması açılarından büyük farkların bulunduğuna, dolayısıyla anlaşmazlıkların kaçınılmaz bir olgu olduğuna işaret eden Li, ancak iş birliğinin ikili ilişkilerin ana akımını oluşturması gerektiğini ifade etti.

Geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacminin önceki yıla göre üç kat artarak, 750 milyar ABD Doları’na ulaştığını hatırlatan Li, bunun ikili iş birliğinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösterdiğini belirtti.

ABD’nin Çin’e ihracat kısıtlamalarını gevşetmesi durumunda ikili ticaret hacminin daha da büyümesini beklediklerine dikkat çeken Li, Çin’in ABD ile birlikte uzun vadeli yararlar için beraber çalışmaya hazır olduğunu dile getirdi.

“ÇİN’İN DIŞA AÇILMA KAPISI HEP AÇIK KALACAK”

Çin Başbakanı Li Keqiang, “Çin’in dışa açılması bir fırsat kapısıdır, bu kapı asla kapanmayacaktır.” dedi.

Li Keqiang, Çin’de dışa açılma politikasının uygulanmasından bu yana geçen 40 yılı aşkın bir sürede Çin’in kendisini geliştirmenin yanı sıra, dünyaya da yarar getirdiğini, dolayısıyla Çin’in bu fırsat kapısını her zaman açık tutacağını vurguladı.

Li, Çin’in tekelleşmeye ve haksız rekabete karşı çıktığını ve bunun bütün işletmelerin eşit gelişimine ve adil rekabetine katılmasını amaçladığını kaydetti.

Çin ekonomisinin artık dünya ekonomisiyle iç içe geçtiğine dikkat çeken Li, Çin’in Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (RCEP) resmen yürürlüğe girmesinin getirdiği fırsattan yararlanarak, serbest ticareti ilerletmeye ve Çin’i küresel yatırımın gözdesi haline getirmeye devam edeceğini ifade etti.