Wang Huiyao | CGTN

Uluslararası Demokrasi Forumu: Ortak İnsan Değerleri toplantısında, 120 ülkeden ve bölgeden aralarında eski hükümet başkanları, iş dünyasının liderleri, medya grubu başkanları, uzmanlar ve akademisyenlerin yanı sıra uluslararası örgütlerin 20 kadar temsilcisinin bulunduğu 500 kadar katılımcı demokrasi modellerinin gelişimi ve yenilenmesi konularını tartıştı.

ÇİN SİSTEMİNDE LİYAKATIN ÖNEMİ

Çin’in tarihsel geleneği ve mevcut durumu, hızlı ekonomik gelişmesinin yanı sıra üç demokrasi tipine yani meritokrasi, piyasa demokrasisi ve teknokrasiye neden oldu.

Liyakat yönetimi (meritokrasi) sivillerin layık insanların seçimi yoluyla hayatlarını garanti almanın göreli olarak eşitlikçi bir yoludur. Bu sistem yetkilileri seçmek için oy verilmesine dayanmaz, oy vermekle aynı etkiye sahip olan, en popüler yeteneklerin üretilmesini sağlar. Bütün alanlardaki yönetişim seçkinleri “dünya kamuoyudur” ilkesine bağlı olurlar ve “yeterli ve layık olanın seçimi” standardını tümüyle uygularlar.

Eğitimin sürekli olarak iyileştirilmesinin sağlanmasıyla, bütün ülkede 9 milyon üniversite mezunu liyakat yönetiminin uygulanması ve geliştirilmesinin sağlam temellerini attı.

Yeni model düşünce kuruluşlarının kurulması şu anda bu sürece eklendi ama layık ve yetenekli insanların seçimi daha alışılmadık bir şeydir. Karar alma kanalları daha çeşitlendirildi ve bu da karar almaya katılım düzeyini büyük ölçüde artırdı ve demokratik temsili artırdı.

Ayrıca, uzlaşmayı sağlamak ve uzlaşma oluşturmak için bir kanal olarak sosyal medyanın kullanılması ve yoksulluğun ortadan kaldırılması ve sürdürülebilir kalkınma yoluyla kırsal yönetişim gibi diğer toplumsal yönetişim biçimleri liyakat yönetiminin inşa edilmesinde benzersiz bir rol oynar. Bu modeller hala daha da geliştirilme ve keşfedilme süreci içinde ama Çin demokrasinin canlı ve dinamik tarafını yansıtıyor.

PİYASA VE DEMOKRASİ

Çin piyasa ekonomisi sistemi içinde ve toplumsal ortamında yeni demokratik yenilikler mayalanıyor. Bunlar arasında en dikkate değer olanlardan birisi, Çin piyasa ekonomisi ortamına dayalı olarak geliştirilen piyasa demokrasisidir.

Piyasaya demokrasisi, yani, piyasa ekonomisinin tümüyle geliştirilmesinden sonra, tüketiciler satın alma, değerlendirme, şikâyet etme ve etkileşim gibi haklarını ve çıkarlarını savunmak için somut adımlar attılar. Bütün bu süreç ürünlerin, hizmetlerin ve hatta hizmetlerin en iyiye çıkarılması için kamu mallarının analiz, geri bildirim ve değerlendirilmesini içeriyor.

Piyasa tüketici ilişkisi sürecinde (ürünler için karmaşık bir değerlendirme sistem seti) hizmetler ve marka değerleri inşa edilir. Sistem (karşılıklı etkileşim ve geri besleme yoluyla) ikili faydanın en üst düzeye çıkarılmasını hedefler ve pazarda olumlu bir dolaşımı teşvik eder, bu da kısmen piyasanın ilerlemesine ve toplumlaş ilerlemeye katkıda bulunur.

Piyasa demokrasisi yeni bir kavram olarak Çin ekonomisi içinde büyümeye ve gelişmeye devam ediyor. Çin’de şu anda 1 milyar akıllı telefon kullanıcısı olduğu ve (2020’de GSMH’nın yaklaşık yüzde 40’ını oluşturan) sayısal ekonominin artan boyutu dikkate alınırsa, piyasa ekonomisi kamunun demokrasi algısına sürekli biçimde yerleşmeye devam ediyor.

YENİ TEKNOLOJİNİN DEMOKRASİYE KATKILARI

Sayısal ekonominin Çin’deki yayılma oranının düzenli olarak artması ile büyük veri, bulut işlem ve yapay zekâ giderek toplumsal yönetişim için daha fazla teknik destek araçları sağlıyor. Bu Çin’de benzersiz bir demokrasinin ortaya çıkmasına neden oldu: Teknokrasi.

Güçlü veri toplama ve veri analiz kapasiteleri ile desteklenen toplumsal yönetişim geri besleme mekanizmaları daha az hiyerarşiktir ve yönetişim modelleri daha düz olmaya eğilim gösteriyor. Bu da yönetişim kurumlarının etkinliğini hızla artırarak, önemli toplumsal, ekonomik ve güvenlik olaylarına daha hızlı tepki göstermesine izin veriyor.

Örneğin, Covid-19 salgının ortaya çıkmasından sonra ilgili hükümet kurumları ve işletmeler birlikte çalıştı ve hızla Sağlık Kiti Uygulamasını (Health Kit App) başlattı. Bu ulus çapında “dinamik sıfır” salgınla mücadele stratejisinin temellerini attı. Çin’in demokratik yönetimi teşvik etmek için teknolojiyi ve büyük veri analizini kullanma modeli ayrıca bilimsel karar almanın halkın geçimini ve haklarını korumanın yeni bir yolunu yarattı.

Ek olarak, teknolojik güçlenme, Ulusal Halk Kongresi’nin (UHK) avantajlarının tümüyle uygulanmasını sağlayabilir. Bulut veri akışı, 5G, yapay zekâ ve diğer teknolojileri kullanarak, insanlar kongreye daha doğrudan katılabilir ve UHK’yı daha şeffaf yapabilir ve kamunun tatmin düzeyini artırabilir.

ÇİN SİSTEMİ DİNAMİK VE GELİŞİYOR

Modern burjuva devriminin modern demokrasinin çerçevesini kurmasından bu yana, tekel özelliği seçim demokrasisi olan Batı demokratik sistemi yüzlerce yıllık bir gelişme dönemi yaşadı ve bugün oldukça olgun ve teori ve pratikte acil yenilenme ihtiyacı içinde. Öte yandan, Çin’in temsil ettiği sosyalist demokratik sistem hala gelişiyor ve iyileşiyor. Batı ve Çin arasındaki farklı demokrasi algılarına rağmen, her iki taraf da demokrasinin devam eden bir gelişme süreci içinde olduğunu kabul ediyor.

Bugün, yeni ortam Çin’in demokratik sistemine yenilemesine neden oldu. İster liyakat yönetimi, ister piyasa demokrasisi, teknokrasi ya da diğer kurumsal yenilikler olsun. Bunların tamamı demokrasi kavram ve sistemini yeni zirvelere taşıyacak ve kesinlikle insanlık için ortak bir geleceğe sahip topluluğa doğru hareket eden dünyaya öncü katkılarda bulunacak.