Çin’de yılın ilk çeyreğinde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 27 trilyon 17 milyar 800 milyon yuana ulaştı.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu Sözcüsü Fu Linghui,18 Nisan’da düzenlenen basın toplantısında, ilk çeyrekte, Çin ekonomisindeki toparlanma eğiliminin sürdüğünü, ekonominin işleyişindeki istikrarın genel olarak korunduğunu söyledi.

Verilere göre, yılın ilk üç ayında Çin’in GSYİH’si yıllık bazda yüzde 4,8 artışla 27 trilyon 17 milyar 800 milyon yuana ulaştı.

BÜYÜME BEKLENTİ ARALIĞINDA

Nisan ayının başından bu yana çok sayıda yerli ve yabancı kuruluş, Çin ekonomisinin yılın ilk çeyreğindeki performansına dair tahminlerini kamuoyuna açıkladı.

Çin’in ilk çeyrekteki büyüme oranı, 13 kuruluşun yüzde 4,7 ila 5,4’lük beklenti aralığında kaydedildi.

Uzmanlar, ekonomik büyümenin yüzde 5’in altında olmasının, mart ayında ülkenin birçok bölgesinde görülen yeni dalgalarla ilişkili olduğu kanısında.

Çin Uluslararası Ekonomik Temaslar Merkezi Ekonomi Araştırmaları Bürosu Direktör Yardımcısı Liu Xiangdong, “Yılın ilk iki ayında, ekonomik toparlanma istikrarlı bir şekilde ilerledi. Ancak mart ayında ülkenin birçok bölgesini etkisi altına alan yeni dalgalar ve uluslararası arenada yaşanan jeopolitik çatışmalar nedeniyle iç tüketim daraldı. Bu unsurlar, ekonomik toparlanmanın adımlarını da yavaşlattı.”

Golden Credit makroekonomi baş analisti Dr. Wang Qing’e göre, yılın ilk iki ayında Çin’de tüketim, yatırım ve sanayi üretimine dair veriler olumlu bir eğilim gösterirken, mart ayında salgında görünen yeni dalga sanayi ve hizmet sektörlerinde belli derecede etki yarattı.

Wang, söz konusu etkinin mart ayı Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nde (PMI) de görülebildiğini kaydetti.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu’nun verilerine göre, Çin’de PMI mart ayında şubata kıyasla 0,7 puan düşerek 49,5’e geriledi.

BAŞLICA MAKRO ENDEKSLER RASYONEL SEVİYEDE

Tüm olumsuz unsurlara rağmen, yılın ilk çeyreğinde, Çin ekonomisinin başlıca makro endekslerinin makul seviyede olduğu belirtiliyor.

Yılın ilk çeyreğinde ülkedeki işsizlik oranı yüzde 5,5 olarak kayıtlara geçti. Bu oran, geçen yılın ilk üç ayında da aynı seviyedeydi. Bunun yanında, Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 arttı.

Ödemeler dengesindeki istikrarın da korunduğu ifade edildi. Mal ticaretindeki fazla genişlerken, hizmet ticaretindeki açık daraldı ve döviz rezervleri 3,2 trilyon dolar civarında sabit kaldı.

Ekonominin en önemli motorlarından olan dış ticaret, ilk çeyrekte çarpıcı bir performans sergiledi.

İlk üç ayda Çin’in dış ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,7 yükselerek 9 trilyon 420 milyar yuana ulaştı. Böylece dış ticaretteki pozitif büyüme art arda yedi çeyrektir devam etti.

YÜZDE 5,5’LİK BÜYÜME HEDEFİ İÇİN ÇABALAR ARTMALI

Çin Başbakanı Li Keqiang, mart ayında düzenlenen yıllık meclis toplantıları esnasında, 2022 için yıllık büyüme hedefinin yüzde 5,5 dolayında olarak belirlendiğini açıkladı.

Uzmanlara göre, salgındaki son dalganın etkileri, yılın ilk yarısı boyunca devam edebilir. Uzmanlar, Çin’in finans merkezi Shanghai’de süren karantina uygulamasının, hem kentin hem de Yangtze Nehri Deltası Ekonomik Bölgesi’nin ekonomisine, özellikle de imalat sektörüne getirdiği etkiler konusunda dikkatli olunması gerektiği kanısında.

Dolayısıyla yüzde 5,5 yıllık büyüme hedefine ulaşılabilmesi için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği belirtiliyor.

Bu bağlamda, altyapı yatırımlarının ekonomik büyümede önemli rol oynamaya devam edeceği öngörülüyor. Altyapı inşasına yönelik yatırımların, en kısa süre içinde ekonomiyi istikrara kavuşturarak, piyasa beklentilerini yükseltebileceği ifade ediliyor.

Çin’in kırsal bölgelerinde kişi başına düşen kamu tesisleri yatırımı, kentlerdeki miktarın ancak beşte birine tekabül ediyor. Ülkede hem kentler ile kırsal bölgeler hem de farklı bölgeler arasındaki uçurumun kapatılması için yürütülen altyapı çalışmaları büyük bir potansiyel barındırıyor.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu Sözcüsü Fu Linghui de düzenlenen basın toplantısında, yıllık büyüme hedefine ulaşılması için salgınla mücadelenin ve sosyo-ekonomik gelişmelerin eşgüdümlü bir şekilde ilerletilmesi gerektiğini vurguladı.