CGTN

Batılı eleştirmenler, Çin’in Covid-19’a karşı sıfır tolerans stratejisini eleştiriyor ve bu stratejinin 2022’de Çin ekonomisine yarardan çok zarar vermesinin muhtemel olduğunu söylüyor. İnkâr edilemez bir şekilde, Çin’in dördüncü çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) büyümesi yüzde 4 ile bir buçuk yılın en zayıf oranıydı. Çin ekonomisi aşağı yönlü baskılarla karşı karşıya. Bununla birlikte, Çin’in mevcut yüzde 8,1 GSYİH’si küresel ortalamanın oldukça üzerinde. Buna karşılık, üçüncü çeyrekte GSYİH’si yüzde 2,1 olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüksek kaliteli büyümeye odaklanmaya devam ediyor.

Çinlilerin geliri artmaya devam ediyor, işsizlik hükümetin hedef baraj seviyesinin çok altında ve ihracat artıyor.

Covid-19 pandemisine rağmen resmi veriler Çin’in dış ticaretinin 2021’de bir çentik daha yükseldiğini, ilk kez 6 trilyon doları aştığını ve ihracatın yıllık yüzde 21,2 artarak 21,73 trilyon yuan’a çıktığını gösteriyor.

Çin’in tedarik zinciri, Covid-19’a karşı sıfır tolerans politikasıyla güçlü bir direnç gösterdi. Bu nedenle, artan sayıda işletme Çin’e geri dönüyor. Aralık ayında Çin Ticaret Bakanlığı, yılın ilk 11 ayı için yabancı sermayeli şirket sayısında istikrarlı bir artış bildirdi.

BATILI ELEŞTİRMENLERİN SUÇLAMALARI GERÇEKTEN UZAK

Çin’in perakende satışlarının beklentileri karşılamadığı ve kasım ayındaki yüzde 3,9’dan aralık ayında yıllık yüzde 1,7’ye düştüğü doğru ancak hükümetin kutusunda büyümeyi beslemeye yardımcı olacak birçok araç var. Örneğin aralık ayında Çin, zorunlu karşılık oranını 50 baz puan indirdi ve daha fazla indirim için birçok fırsat verdi. Çin Halk Bankası’na göre, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilen kesinti, uzun vadeli likiditede 1,2 trilyon yuan (190 milyar $) serbest bırakacak. Çin’in ekonomiyi canlandıracak makroekonomi ve politika araçlarına sahip olduğu açık. Ayrıca emlak piyasasından kaynaklanan riskleri ele almak için düzenleyici araçlara da sahiptir. Bazıları yıllardır Çin’deki emlak balonunun felaketle sonuçlanacağını tahmin ediyordu fakat hükümet tarafından alınan ustaca politika önlemleri emlak piyasasının aşırı ısınmasını engelledi. Bu yılın başlarında yapılan Çin’de bir Lehman Brothers tekrarı tahminleri boşa çıktı.

Peki, ya Batılı eleştirmenlerin Çin’in Covid-19’a karşı sıfır tolerans politikasının ekonomisini sekteye uğratacağı yönündeki suçlamalarına ne demeli? Bu fikir tamamen gericidir. Çin’in ekonomik büyümesini koruyan şey, Covid-19’u uzak tutmaktır. Tersine, Covid-19’un vahşileşmesine izin vermek, Batı ekonomilerini çökerten ve şimdi bile toparlanmalarını engelleyen hataydı. Batılı ülkeler en başından beri Covid-19 salgınıyla mücadelenin ekonomiye zarar vermek anlamına geldiğine inanmakla büyük bir hata yaptılar. ABD’nin eski başkanının yeniden seçilme umutlarına yardımcı olmak için halka Covid-19 tehdidinin ciddiyeti hakkında yalan söylemesinin üzerinden geçen iki yıl sonra, nüfusun çoğu hala dışarı çıkmaktan korkuyor.

ABD’de 851 binden fazla insan öldü. Hastaneye yatışlar rekor düzeyde ve her gün yüzlerce veya binlerce insan hastalığa yenik düşüyor. Önümüzdeki çeyrek sonuçların ötesinde hiçbir sorumluluğu olmayan iş liderlerine bağlı olan Batılı politikacılar, kısa vadeli kârların gelmesini umarak koronavirüsle mücadelede sürekli olarak ayaklarını sürüyorlardı. Hükümet liderleri, temas takibi gibi temel halk sağlığı önlemlerini almakta isteksiz ya da aciz durumdalar. Halkın güvenliği için sokağa çıkma yasağı getirmeleri halinde ayaklanmalardan ve hatta silahlı başkaldırılardan korkuyorlar. Başından beri umutları, ekonominin normale dönebilmesi için pandeminin kendi kendini tüketmesine izin vermekti ancak bu planda büyük bir kusur var ki insanlar evlerini terk etmekten korkarlarsa ekonomi düzgün işleyemez.

ÇİN YÜKSEK KALİTELİ KALKINMA İZLİYOR

“Sürü bağışıklığı” kavramı, hükümetlerin şirket kârlarını insan sağlığının önüne koyabilmesi için sadece bir oyalamaydı. Batı’daki makroekonomik araçların ekonomiyi düzeltmek için tek başına yetersiz olmasının temel nedeni budur. Ekonomik aktivite normale dönmeden önce insanların Covid-19 karşısında kendilerini güvende hissetmeleri gerekiyor. Çin’in sıkı salgın kontrol önlemlerinin ekonomisine zarar vereceğine dair korkunç tahminlerle Xi’an ve Tianjin’deki virüsü kontrol alma önlemleri birleştirilerek Batı medyasında oldukça haberi yapılıyor. Ancak Batılılar Çin’in büyüklüğünü takdir edemiyorlar. Enfeksiyonlar ortadan kalkana kadar şehirleri karantinaya almak ekonominin çalışmasını sağlar.

Çin’in ekonomisi büyümeye devam edecek çünkü ülke yüksek kaliteli kalkınma izliyor. Çin reforma ve ekonomisinin dışa açılmasına bağlı kalıyor ve her türlü sermayeyi ülkeye davet ediyor. Çin ekonomisinin son iki yılda Batı’ya kıyasla nasıl bir performans gösterdiğini karşılaştırmak öğretici olacaktır. Çin, virüsün tespit edildiği Wuhan dâhil tüm bölgelerdeki sıkı ve başarılı salgın kontrol önlemlerinin bir sonucu olarak 2020’de ekonomik büyüme kaydeden tek büyük ülkeydi. Bu yıl, Çin büyümesi dünyanın geri kalanına kıyasla hala olağanüstü. Çin, küresel büyümenin tetikleyicisi olmaya devam etmek için doğru ekonomik araçlara ve Covid-19’u kontrol etmeye yönelik doğru tutuma sahiptir. Çin’de ekonomik bir “düşüş” olduğunu öne süren Batılı eleştirmenlere göre, küresel ekonomiyi düzeltmenin doğru yolu duvarlar inşa etmek değil, engelleri kaldırmaktır.