Global Times

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Güney Kore Devlet Başkanı seçilen Yoon Suk-yeol ile geçen hafta cuma günü öğleden sonra bir telefon görüşmesi yaptı. Xi Yoon’u devlet başkanı seçildiği için bir kez daha kutladı. Yoon ise Çin’i başarılı “İki Toplantı” ve Cumhurbaşkanı Xi liderliğinde gerçekleştirilen başarılı ulusal kalkınmanın gerçekleştirdikleri konusunda tebrik etti. iki lider diplomatik ilişkilerin kurulmasından sonra geçen 30 yılda Çin ile Güney Kore ilişkilerinin kapsamlı gelişmesini bir kez daha kuvvetle teyit etti, sürekli ve uzun dönemli bir ilişkinin sürdürülmesi yanı sıra Çin-Güney Kore ilişkilerinin yüksek düzeyli olması isteğini paylaştı. Konuşmanın havası samimi ve dostçaydı, ve bu da Çin-Güney Kore ilişkilerinin gelecekteki ana tonunu belirledi ve iki taraf arasında derinleşen iş birliğinin genel yönüne işaret etti.

Bu Xi ile Güney Kore devlet başkanı seçilen Yoon arasındaki ilk görüşmeydi. Çok sayıda Güney Kore medya kuruluşu görüşmeyi, Çin’in Çin-Güney Kore ilişkilerine verdiği önemi yansıtan sıra dışı bir görüşme diye tanımladı. Bu yıl Çin ile Güney Kore arasında diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 30. yıl dönümü. Güney Kore bir hükümet değişikliği öncesinde ve Kuzeydoğu Asya’daki durum değişik güçlerin etkisi altında çok karmaşık hale geldi. bu bağlamda Xi ve Yoon arasında zamanında yapılan görüşme Çin-Güney Kore ilişkilerinin süreklilik ve istikrarını korumasına yardımcı olacaktır ve bu iki ülke ile bütün Kuzeydoğu Asya bölgesinin barış ve istikrarı için büyük öneme sahiptir.

ABD, ÇİN-GÜNEY KORE İLİŞKİLERİNİ BOZMAYA ÇALIŞIYOR

Yoon, ikili diplomatik ilişkilerin kurulmasından sonra geçen 30 yıl içinde iki ülkenin değişik alanlarda ikili iş birliğinde büyük başarılar elde ettiklerini, iki ülkenin halkına somut yararlar sağladıklarını söyledi. Yoon’un açıklamalarında insanlar “dostluk”, “iş birliği” ve “karşılıklı güven” gibi kilit sözcükler bulabilirler. Bunu Çin’i yarı yolda karşılama tutumudur. Yoon’un seçimleri kazandıktan sonra görüştüğü ilk yabancı büyükelçi Çin Büyükelçisi Xing Haiming’di. Pragmatik, rasyonel ve olumlu sinyaller Güney Kore’nin gelecekteki Çin politikasında büyük bir değişiklik görüleceği endişelerini ortadan kaldırdı.

Çin-Güney Kore ilişkilerini bozan en büyük dış etki Washington’dan geliyor. Yoon “Güney Kore-ABD ilişkilerini güçlendirmeyi” dış politikasının odağı olarak alıyor. Bu arada, ABD Güney körenin tarafını seçmesi için baskılarını artırıyor ve bu ülkeyi Kuzeydoğu Asya’da Çin’i kontrol altına almak için bir köprü başına dönüştürmeye çalışıyor. Çin her zaman Güney Kore’nin bağımsız dış politikasına saygı duydu ama Çin-Güney Kore ilişkilerinin Çin ABD ilişkilerinin bir eklentisi olmaması gerekir. “Güney Kore-ABD ilişkilerini güçlendirmek” asla Çin’in çıkarlarına hiçbir köklü zarar vermemelidir, ne de belirli alanlarda Çin-Güney Kore ilişkilerinin pahasına olmalıdır. ABD’nin baskıları artıyor olsa da Güney Kore karar vericileri genel duruma ve kendi halklarının temel çıkarlarına göre hareket ettikleri için Güney Kore’nin ihtiyacı olan şeyin eşitlik ve karşılıklı yarar temelinde bütün taraflarla birlikte hareket etmek olduğunu anlaması gerekir.

ÇİN İLE GÜNEY KORE GENİŞ BİR ANLAYIŞA VE İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİNE SAHİP

Çin ve Güney Kore’nin ancak ekonomik olarak yakından bağlantılı olduğu fikrinin boş olduğuna da işaret etmek gerekir. İki ülke güvenlik alanında da büyük ortak çıkarlara sahip. Güney Kore için, en büyük güvenlik endişesi yarımadadaki barış ile istikrardır ve bu Çin’in yarımadada savaş ve kaosa izin vermeme hedefi ile uyumludur. Gerçekler, Kore Yarımadası’nda siyasi anlaşma sürecini ilerletme ve bölgesel barış ve istikrarı koruma konusunda Çin-Güney Kore ilişkilerinin gelişmesinin iki ülkenin ve iki halkın çıkarlarına uyduğunu ve bölgesel barış ile kalkınma için de uygun olduğunu kanıtladı.

Cuma günü yapılan görüşme Çin ile Güney Kore’nin birbirinden uzaklaşamayacak kalıcı yakın komşular ve ayrıca ayrılamaz ortaklar olduğunu anlamak için yüksek bir bakış açısı sundu. Son yıllarda Çin ile Güney Kore halkı arasında küçük sorunlarda bazı oldukça şiddetli anlaşmazlıklar oldu, bunlar da iki ülkenin ilişkilerini etkiledi. Ancak, bu daha çok duygusal ve bilişsel bir sorun, yapısal bir çelişki değil. Çin ile Güney Kore geniş bir anlayışa ve iş birliği potansiyeline sahip olmanın yanı sıra bölgesel barışı sürdürme ve dünyanın refahını destekleme konusunda da ortak bir sorumluluğa sahip. İkili ilişkileri ileri götürmeye değer.