CRI Türk Dış Haberler Servisi

Rusya’nın Ukrayna harekâtı ve sonrasında yaşanan gelişmeler uluslararası ilişkilerin geleceğini belirsiz hale getirmeye devam ediyor.  Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve etki alanındaki kimi ülkeler çatışmaların devamını stratejik kazanç olarak değerlendirirken,  küresel istikrar için harekete geçen ülkeler arasında Çin dikkat çekiyor.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Asya’nın Davos’u olarak bilinen Boao Asya Yıllık Konferansı sırasında küresel barışın tesis edilmesine dair önemli mesajlar verdi. Çin’in güneyinde yer alan Hainan eyaletindeki toplantıya görüntülü olarak katılan Xi, uluslararası meydan okumaların insanlığın ortak geleceği paylaşan kader topluluğu fikri ile aşılabileceğini söyledi.

“ÖNDE GELEN ÜLKELER EŞİTLİĞİ TEŞVİK ETMELİ”

“Küresel Güvenlik İnisiyatifi” önerisinde bulunan Çin lideri Xi Jinping, bu fikrin kapsayıcı, sürdürülebilir ve iş birliğine dayanması gerektiğinin altını çizdi. “Özellikle önde gelen ülkelerin eşitliği, iş birliğini, iyi niyeti ve hukukun üstünlüğünü onurlandırması önemlidir.” diyen Xi, konuşmasının devamında “Küresel açık ekonomiye bağlı kalmalıyız, makroekonomik koordinasyonu artırmalıyız, tedarik zincirlerinde istikrarı sağlamalıyız. Tüm bu çabalarımız dengeli, koordineli ve kapsayıcı küresel kalkınmayı teşvik etmelidir.” ifadelerini kullandı.

Boao Asya Yıllık Konferansı, bu sene yoğun bir katılımla başladı.

Soğuk Savaş mantığını terk etme çağrısı yapan “Küresel Barış İnisiyatifi” ülkelerin kendi güvenliğini başka ülkelerin güvenliği pahasına genişletmemesini, çifte standart politikasının reddini, farklılıkların diyalog ve danışma gibi barışçıl yollarla çözümünü öngörüyor. Boao Asya Forumu’nda altıncı kez konuşan Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda (BMGK) yaptığı konuşmada “Küresel Kalkınma İnisiyatifini” gündeme getirmişti.

GÜVENLİK BİR BÜTÜN OLARAK ELE ALINIYOR

İsrail, Moğolistan, Nepal, Filipinler, Kazakistan ve Laos’tan liderlerin yanı sıra Uluslararası Para Fonu (IMF) Direktörü Kristaline Georgieva’nın da çevrimiçi katıldığı Boao Forumu’nda sunulan Küresel Barış İnisiyatifi” konuyu yakından takip eden uzmanların da takdirini kazandı.

Çin Dış İlişkiler Üniversitesi Asya Çalışmaları Enstitüsü’nden Guo Yanjun, Global Times gazetesine verdiği demeçte “Küresel Barış İnisiyatifi, yeni bir öneri olmasına karşın bahsedilen kavram ve ilkeler Çin’e yabancı değil. Çin her zaman paylaşılan, kapsamlı, iş birliğine dayanan ve sürdürülebilir güvenliğin teklifçisi ve uygulayıcısı oldu.” diye konuştu. Rusya ve Ukrayna arasındaki ihtilafın Soğuk Savaş neticesi olduğunu anımsatan Guo “Jeopolitik oyunlar sadece bölgesel güvenliğini aşındırmakla kalmıyor aynı zamanda küresel istikrara da zarar veriyor. Küresel Güvenlik İnisiyatifi, çatışmaların dışına çıkarak farklı ülkeler ve bölgeleri ilgilendiren güvenliği bir bütün olarak ele almayı hedefliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Eski Brezilya Devlet Başkanı Ekonomik Danışmanı Alessandro Golombiewski Teixeira da uluslararası toplumun tıpkı siyasi sorunların çözümde rol alan BM gibi tedarik zincirlerinin güvence altına alınması için de küresel çapta organizasyonlara ihtiyaç duyduğunu belirtti.  Çin ve ABD’nin sorumluluğuna dikkat çeken Teixeira şunları kaydetti:

“Çin ve ABD gibi ülkelerin sadece kendileri ile değil, küresel durumun tamamı ile ilgilenme sorumluluğu var. Bu bağlamda Çin’in yaptıklarını görüyor, söylediklerini duyuyorum. Çin, çatışma istemediğini ve devletlerin küresel çapta düşünmeleri gerektiğini açıklıyor.”

ÇİN VE AMERİKAN ORDULARI ARASINDA EN ÜST DÜZEYLİ GÖRÜŞME

Beijing yönetimi uluslararası topluma “’Küresel Güvenlik İnisiyatifi’ teklifi ile giderken, ikili ilişkiler de en fazla sorun yaşadığı ABD ile de teması kesmiyor. Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Savunma Bakanı Wei Fenghe çarşamba günü ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin ile telefon görüşmesi yaptı.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Savunma Bakanı Wei Fenghe

Joe Biden’ın iktidara gelmesinden sonra Çin ve ABD orduları arasında yapılan en yüksek düzeyli görüşmede ikili sorunlar ele alınırken, taraflar askeri sorunların diyalogla çözümü noktasında mutabık kaldı. Çin’in Taiwan konusundaki kırmızı çizgilerini hatırlatan Wei, Washington yönetimine provokasyonlardan uzak durma, ayrılıkçıları cesaretlendirmeme ve Tek Çin ilkesine bağlı kalma çağrısını tekrar etti.  Çin’in Global Times gazetesi de görüşmeyi aktardığı haberinde şu dikkat çekici mesajları paylaştı:

“Eğer ABD ordusu, Çin Halk Kurtuluş Ordusu (ÇHKO) ile gerçekten çatışmak istemiyorsa Çin’i kışkırtmaktan vazgeçmeli ve kapısının önünden uzak durmalıdır. Özellikle Taiwan konusunda Washington, Çin’in en ufak bir tavize yer açmayacağını ve Çin ordusunun güvenliği ile sınırlarının bütünlüğünü sıkıca savunacağını anlamalıdır. ABD, bu mesajları almalı, bu mesajların yanlış tercümesinden ve konumlanışından kaçınmalıdır. Kimi Amerikalıların Rusya ve Ukrayna arasındaki ihtilafı istismar etmek için şanlarını zorladıklarını da görüyoruz. Bu kişiler, ABD’nin Asya-Pasifik’te veya Taiwan Boğazı’nda provokasyon yapabileceğini ve kayıp vermeden çekilebileceğini bile düşünebiliyor. Umuyoruz ki, böylesine bir delilik hali zaten tedirgin olan Amerika içindeki rasyonel aktörlerin Çin algısını aşındırmaz. Çin ve ABD arasındaki iş birliği her iki tarafa yarar sağlarken, çatışma da zarar verir. Bu öylesine bir slogan değil gerçektir. Eğer ABD Genelkurmay Başkanı riskleri yönetmek için istekli olduğunu dile getirdiyse Washington şimdi harekete geçmeli ve itibarını kanıtlamalıdır.”

ESKİ ABD’Lİ BÜYÜKELÇİDEN MAKALE: BU BİR KABALIK

Çin ve ABD arasındaki resmi düzeyde sorunların çözümüne dair temaslar devam ederken, emekli diplomatlar da kaleme aldıkları makalelerde tespit ve uyarılarda bulunmaya devam ediyor. South China Morning Post (SCMP) gazetesinde yer alan habere göre, eski ABD Büyükelçisi Max Baucus, kaleme aldığı makalede iki ülke arasındaki ilişkilerin Donald Trump döneminde dibe vurduğunu ve kötü gidişatın mevcut yönetim ile devam ettiğini ileri sürdü.

Dünyanın en büyük iki ekonomisinin teknoloji gibi alanlarda yol ayrımına gittiğini savunan Baucus süreci yeni tipte Soğuk Savaş’a benzetti. Emekli büyükelçinin makalesinde ayrıca “Biz Amerikalılar dünyanın nasıl yönetilmesi konusunda diğer insanlardan daha iyi fikirlere sahip olduğumuzu düşünmeye yatkınızdır. Bu kaba bir bakış açısı.” eleştirisi dikkat çekti.