İstanbul Aydın Üniversitesi’nden iktisatçı Dr. Hatice Şehime Özütler, CRI Türk’te Samet Demir’in hazırlayıp sunduğu Ekonomi Basını programına konuk oldu. Özütler, küresel ekonomideki son gelişmeleri değerlendirdi.

Çin’in 2022 ilk çeyrek büyüme verisini yorumlayan Hatice Özütler, IMF’nin revize ettiği büyüme rakamlarına dikkat çekti.

Çin’in kendi hedefleri ile IMF’nin projeksiyonları arasında farklılık olduğunu ifade eden Özütler’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Çin’in kendi hedefi yüzde 5 oldu. Çin’in kendi plan ve programın ile uyumlu bir gelişim var. Piyasalar Çin’in emlak piyasasındaki sıkıntılara odaklandı dolayısıyla oradan bir varlık balonu beklentisine geçti. Burada Çin makro ihtiyati tedbirleri çok başarılı biçimde yönetti. Covid-19’un başından beri durum iyi yönetildi. Bu sıfır vaka politikasının da bir başarısı. Büyüme beklentilerinin aşağı çekilmesinden neden sıfır vaka politikasıyla iç talepteki daralma beklentileri. İç talep daraldı, perakende satışlardaki düşüşü iç talepteki daralmaya bağlıyoruz. Ama diğer taraftan enerji fiyatlarında bir artış vardı ve Çin burada bir denge sağladı.

“ÇİN’DE KRİZ BEKLENTİM YOK”

Evergrande de finansal piyasalarda beklendiği gibi bir domino etkisi tetiklemedi. Dolayısıyla Çin piyasanın üstünde bir büyüme sergiledi. Çin kısa vadeli politika faizlerini de değiştirmedi. Bunun temel nedeni makro ihtiyati tedbirlerdi.  Çin, Evergrande’den çok önce kredileri yüzde 40 oranında daraltmış. Çin alınabilecek tedbirleri almış durumda. Çin’de tetiklenebilecek herhangi bir kriz beklentim kendi adıma yok.

IMF’in ocak beklentisi Çin’den yüzde 4,8’lik bir büyümeydi. Bunu revize etti 4,4’e çekti. Ben 5 ile 4,5 arasında bir büyüme performansı bekliyorum. 2022 için ben piyasalar kadar kötümser değilim.

IMF’NİN BÜYÜME BEKLENTİLERİ

IMF’nin Çin hariç büyüme beklentilerini tutarlı görüyorum. 2022 için ben de yaklaşık bu büyümeleri öngörüyorum. Burada ilk konuşmamız gereken ülke Almanya. Almanya’nın son ay verilerine baktığımızda dış ticaret haddinin ithalat lehine dönmeye başladığını görüyoruz. Bu ithal malların fiyatının ihraç malların fiyatını geçtiği anlamına geliyor. Bir maliyet enflasyonu devreye giriyor. Maliyet enflasyonunun yüzde 70’i de enerjiden geliyor. Dolayısıyla Almanya’nın ve Avrupa’nın bu problemi çözmesi mümkün değil. İngiltere’nin avantajı var. İngiltere enerji maliyetlerinden etkilendi fakat dış ticaret haddini aleyhine çevirecek kadar etkilenmedi. Bank Of England (İngiltere Merkez Bankası), Fed ile birlikte sıkılaşmaya başladı.

Bunun bize yansımaları ne olacak? Türkiye için büyüme 2,7’ye çekildi. Bizim kur korumalı mevduat gibi gerçeğimiz var. Bu sistemi sürdürebilirsek ve bir kur şoku yemezsek, çünkü böyle bir olasılık Türkiye için var. Türkiye 2,7’yi tutturamayabiliriz enflasyonist ortama rağmen. Enflasyonda zaten büyüme bekleriz, ne demek para bolluğu var. Ama büyümeniz parasal genişlemenin altında mı üstünde mi? Büyüme kaliteli mi? Türkiye açısından riskler var. Burada İngiltere ve Çin’in pozitif ayrışma ihtimali var. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) için verileri tutarlı görüyorum.

FED’İN FAİZ ARTIŞININ OLASI ETKİLERİ

Artık şunu tartışıyoruz, şahinlerden şahin bekliyoruz. Bir faiz artırımına gidilecek bir de aylık 90 milyar dolarlık bilanço küçültmesine gidilecek. Bu da bir faiz artışı anlamına geliyor. Şahin kanat 50 baz puan artırım, şahinin şahini kanat 75 baz puan artırımdan söz ediyor. Ben de şahinin şahini kanadındayım. ABD’de maliyet unsuru söz konusu bunlar faiz artırımıyla çözemeyeceğiniz problemler. Fakat diğer taraftan ABD ekonomisinde en temel göstergem stok eğilimiydi. ABD’de stok eğilimi muazzam yükseldi. Bireysel tüketim yükseliyor. Savunma harcamaları enjekte edildi. Bunların her biri enflasyonu artırıyor. Diğer taraftan yüksek stok eğilimi artık Covid-19 ortamında gerekli mi? Diye sorulabilir. Sanayi tüketimi de söz konusu. Dolayısıyla bu noktada stok eğiliminin kırılması anlamında Fed’in şahininin şahini politikayı tercih ettiği kanaatindeyim. Stagflatift bir korku söz konusu. Enflasyon ortamında durgunluk çekincesi var. Ben buna katılmıyorum temel öngörün de stok büyümesine muazzam yükseliş. Burada artık sanayi cephesine bir mesaj verilmesi daha uygun olacak kanaatindeyim. Enflasyonun kısa vadede kontrol altına alınması mümkün değil.”