CGTN / Danil Bochkov

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Kış Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreni için bulunduğu Beijing’de, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping tarafından özel misafir olarak karşılandı. Salgının başlamasından sonra yüz yüze yapılan ilk ikili görüşme, Çin’in ay takviminde baharın başlangıcı dâhil olmak üzere Çin kültüründe Cumhurbaşkanı Xi’nin şanslı olarak adlandırdığı birkaç işaretle aynı zamana denk düştü. Görüşme aynı zamanda, Moskova ve Beijing arasında sürekli olarak büyüyen iş birliğinde yeni bir safhanın başlangıcı olarak görülüyor.  

Görüşmeler, jeopolitik, ekonomi, askeri, enerji, ideolojinin yanı sıra kültürler arası değişimi ve insani değişimleri kapsayan çok yönlü iş birliğinin neredeyse bütün yönlerini içeriyordu. Görüşmelerden sonra yapılan açıklama, Çin-Rusya ilişkilerinin destekçisi olarak hizmet etmeyi amaçlayan ikili iş birliğinin birçok dayanak noktasını kapsıyor. 

Zirvenin diğer önemli çıkarımı, her iki lider arasındaki çok samimi ilişkiyi göstermesiydi. Görüşmeden önce China Media Group’a (CMG) konuşan Putin, “Dünyanın sorunlarının ele alınması konusunda büyük ölçüde aynı görüşlere sahip iyi arkadaş olduklarını” ifade etti. Görüşmelerin en önemli bölümü, Rusya’nın geliştirdiği dört yeni nükleer reaktörün Çin’de inşaatının başlamasından sonra geçen yılki atılımı takiben enerji iş birliğini ilerleten iki anlaşmanın ortaya konulmasıydı. 2021 yılında ayrıca Çin’e doğal gaz sevkiyatı yıllık bazda yüzde 50,5 oranında artarak rekor seviyede yükseldi. Şimdi Cumhurbaşkanı Xi ve Putin, onlarca yıl sürecek iki doğal gaz ve petrol anlaşmasının imzalanmasına tanıklık etti. 

ÇİN-RUSYA ENERJİ İŞ BİRLİĞİ

Rusya devletine ait enerji devi Rosneft, Çin Ulusal Petrol Şirketi ile 100 milyon ton ham petrol tedariki için 10 yıllık bir anlaşma imzaladı. Diğer Rus enerji devi Gazprom da, 2019 yılında başlatılan Sibirya’nın Gücü doğal gaz boru hattı yoluyla yılda toplam 48 milyar metreküp doğal gaz sevkiyatı için 25 yıllık bir anlaşmaya imza attı. Her iki anlaşmanın uzun vadeli yönelimi, Çin-Rusya enerji iş birliğinin jeopolitik karışıklıklardan etkilenmesine işaret ediyor. 

Moskova ile Beijing ayrıca demokratik değerler yorumunun, bir ülkenin tarihi ve kültürel geçmişine dayalı olarak değişkenlik gösterdiğini onayladı. Böyle yaparak her iki ülke “belirli ülkelerin, diğer ülkelere kendi demokratik değerlerini uygulama girişimlerinin” yerindeliğini sorgulayarak, açıkçası Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de arasında bulunduğu bazı Batılı ülkeleri işaret ettiler. 

İki lider, küresel yönetim açısından Birleşmiş Milletler’in (BM) üstünlüğü konusunda önemli açıklamalar yaptı ve BRICS, Shanghai İş Birliği Örgütü, G20, APEC, ASEAN, “Rusya-Hindistan-Çin” formatı ve Doğu Asya Zirvesi gibi platformlar aracılığıyla çok taraflı iş birliğini geliştirmeye açıklık kazandırdılar. 

Ekonomik olarak Cumhurbaşkanı Xi ve Putin, 200 milyar dolarlık referans hedefe yaklaşan 140 milyar dolarlık rekor seviyedeki ticaret hacmini takdir etti. Putin daha önce Xinhua Haber Ajansı’ndaki makalesinde, 120 milyar dolar tutarındaki 65 projenin kısmen yatırım, imalat ve tarımsal endüstri alanlarında Hükümetler Arası Yatırım İş Birliği Komisyonu tarafından yürütüldüğünü ifade etmişti. Beijing ve Moskova, Avrasya Ekonomik Birliği ile Kuşak ve Yol İnisiyatifi kalkınma planlarının bağlantılarını yoğunlaştırdı. 

GÜVENLİK KONULARI VE KÜRESEL ENDİŞELER

Dünya ekonomisine ilişkin olarak Beijing ve Moskova, Dünya Ticaret Örgütü’nün (DTÖ) yönlendirdiği kurala dayalı düzeni ilerletme sözü verirken, “tek taraflı yaptırımlara, yargılama yetkisinin ülke dışında uygulanmasına ve ihracat kontrol politikalarının kötüye kullanılmasının” her türlü biçimine karşı çıktı. Çin ile Rusya, uzay araştırması ve yapay zekâda teknolojik iş birliğinin desteklenmesinde anlaştı. İki ülke, Küresel Yöngüdüm Uydu Sistemi (GLONASS) ve BeiDou Yöngüdüm Uydu Sistemi’nin birlikte çalışmasını sağlama anlaşmasını imzaladı ve yapay zekâ konusunda diyaloğu güçlendirmeye hazır olduklarını bildirdi. 

Beijing ile Moskova, güvenlik konuları ve küresel endişelere dikkat çekerek, “temel çıkarları, devlet egemenliği ve toprak bütünlüğünü korumak için karşılıklı desteği güçlendirme” sözü verdi. İki ülke ayrıca, diğer ülkelerin gelişimini engelleyecek herhangi bir ittifak oluşumunu eleştirerek ve Avustralya, ABD ile Birleşik Krallık arasındaki AUKUS ittifakını, silahlanma yarışı tehlikesini artıran ve nükleer silahların yayılması tehdidi teşkil eden zarar verici bir girişim olarak damgalayarak, ABD’yi suçladı. 

Rusya, Taiwan bölgesinin kaçınılmaz bir şekilde Çin toprağı olduğu yönündeki tutumunu tekrarlarken, Beijing, Moskova’ya ABD ve Avrupa’dan güvenlik talepleri konusunda desteğini artırdı. Her iki ülke, birkaç silah kontrol anlaşmasını sona erdirdiği için ABD’yi eleştirdi ve Washington yönetimine kimyasal silahların yok edilmesi sürecini tamamlaması çağrısında bulundu. Bu sefer iki liderin görüşmesinin, orta açıklamada belirtildiği gibi, “sınırları (ve) yasaklanmış iş birliği alanları” olmayan Çin-Rusya dostluğunun manifestosu olması planlandı. Beijing ve Moskova bir kez daha pek çok uluslararası meseledeki yakınlığını vurgularken, eş zamanlı olarak küresel zorluklara karşı karşıya kalındığında “sırt sırta” dayanışma sözü verdi.