CGTN / Keith Lamb

Batı akademisi yıllardır Çin’in sosyalist gidişatını tartışıyor. Genellikle Çin’in sosyalist yoldan ayrıldığı iddialarını, Çin’i hırpalamak için iki tarafı keskin kılıç olarak kullandı. Örneğin, Çin’in piyasa ilişkilerine bakışta eş zamanlı olarak övgü ve eleştiri vardı. 

Bir taraftan bu, “iyi kalpli otoritercilik” tarafından yönlendirilen tam gelişmiş liberal demokrasi ve kapitalizmin tanıtılmasına yönelik gizli bir çaba olarak ilan edildi. Diğer taraftan Batı sermayesi “ücret arbitrajından” büyük ölçüde yararlanmasına rağmen, Batı’nın Çin’e karşı propaganda savaşı herhangi bir piyasa fazlalığının hızla üstüne atıldığı anlamına geliyordu. 

Gerçekte piyasa fazlalığı asla gerçek sorun olmadı, daha ziyade eleştirisi, aksi takdirde Çin’i destekleyebilecek Batılı sosyalistlerin gözünde Çin’i şeytanlaştırmaya yönelik kontrollü bir propagandanın parçası olarak hizmet etti. Gerçek sorun şu ki, Çin’in sistemi aslında piyasa güçlerini sosyalist inşanın fırlatma rampası olarak kullanmaya çalışmasıdır. Bu gerçek, Çin daha fazla zenginleşirse ve Çin daha fazla sermayeye sınır koyarsa, Batı’nın Çin’i şeytanlaştırma kampanyasını artırmada daha fazla propaganda yapması gerçeğiyle gösterilmiştir. 

SOSYALİZMİN TEMELLERİNİ ATAN POLİTİKALAR

Çin hiç şüphesiz sosyalizmin temellerini atan politikaları yürürlüğe sokuyor. Kırsal kesimin bilinçli dönüşümünü ve hatta tüm ülkenin geliştiğini kendi gözlerimle gördüm. Bu sosyalist inşa eşitliği sağlamanın temeli olarak hizmet ediyor ve üretim güçlerini özgürleştiriyor. Örneğin, altyapının inşası yoluyla bağlanırlığı artırmak daha fazla insanın eğitimine ve ekonomik fırsatlara katılmasına izin verir. Makineleşme köylü emeğini topraktan özgürleştirdi ve üretimde yapay zekâ ve robot teknolojisinin kullanımını artırma amacı emeği fabrika zemininden daha fazla özgürleştirecek. 

Sosyalizmin inşası ayrıca zayıfların yeteri kadar korunmasını ve bir bütün olarak toplumun çıkarıyla ilgilenilmesini gerektiren ahlaki bir zorunluluktur. Bu bakımdan Çin, yoksulluğun azaltılması açısından sosyalist geleceğine ve insanlığa olağanüstü katkılarda bulundu. Ancak bu son değil, halen yapılması gereken çok şey var ve ortak refah için çabalayan kalkınma devam etmelidir. Çünkü Çin’in sosyalist kalkınma modeli en başta topluma faydalı olmalıdır, çünkü tüm piyasa güçleri sadece bütünün çıkarlarına hizmet ederse var olabilir. Bu piyasa güçlerinin ve sermayenin herkesin çıkarına olması gereken evrensel bir fayda olarak, “doğal olarak var olan” liberal kapitalizmle çelişmektedir. Bunu akılda tutarak Çin’in milyarderlerinin toplum karşısında avantaja sahip olmadığı bir aforoz edilme hali olarak görülmemelidir. 

Örneğin, aşırı yoksulluğun yok edilmesi ve hatta Çin’in kalkınması özel sermayeye hazır bir fazlalık sağlamaz. Gerçekten de büyük işletmeler yoksulluğun azaltılmasına katılmaya teşvik edildiği için karlar azalabilir. Bununla birlikte yoksulluktan kurtulmuş insan yeteneğine erişim ve hatta kalkınma nedeniyle Çin’de herhangi bir yerde iş yapma yeteneği uzun vadede sosyalist piyasa ekonomisine gerçekten yardımcı olabilir. Bu da dolayısıyla başarısının temelini (işçileri) konakçıya çevirerek, sermayeyi kendi kendine zarar veren bir parazit haline gelmesini engeller. 

REFAH SİSTEMİNİ ULUSAL SEVİYEDE BİRLEŞTİRMEK

Çin’in, ülkenin sosyal ve ekonomik gelişmesini engelleyebilecek azalan doğum oranıyla birlikte, herkesin çıkarlarını yol gösterici ilke olarak alan güçlü merkezi bir gücün önderlik ettiği sosyalizmi inşa etme gerekliliğini daha da bariz hale getiriyor. Çin’in tek çocuk politikası demografik bir felaketi önledi. Ancak piyasa güçleriyle birlikte ailenin aşırı eğitimli çocuk yetiştirme ve yaşlıları desteklemede üstlendiği artan mali yük, çiftlerin özel harcamalar yüzünden birden fazla çocuk büyütmesi reddetmesiyle gelecekte bir felakete yol açabilir. 

Sonuç olarak Çin’in şu anda refah sistemini ulusal seviyede birleştirmeye çalıştığı adımları takdir ediyorum. Çin, Ocak 2022’de farklı eyalet emeklilik planlarını tek bir çatıda birleştiren yeni ulusal emeklilik sistemini tanıttı. Burada zengin eyaletler yoksul eyaletleri desteklemeli, sosyalist ahlaki ilkeye uyarak kaynakları tüm toplumun iyiliği için paylaşmalıdır. Emekliler için bu, emekli maaş ödemeleri söz konusu olduğunda daha büyük bir güvenliğe olanak sağlayacaktır. Her zamankinden daha hareketli ve yaşamları boyunca birkaç eyalette çalışabilecek olan mevcut iş gücü için tek bir emeklilik sistemi, emek için daha istikrarlı ve daha adil bir sistem sağlayacağından kolay olacaktır. 

Piyasa güçlerini düzenleme ve sosyalizmi inşa etmede bir güç olarak hareket etme açısından, emekli maaşları gibi refahı giderek daha da sistemli hale getirmek, merkezi hükümete gerekli olduğunda ve gerektiği yerde ailelerin üzerindeki yükü azaltmada daha fazla işletme esnekliği sağlar. Örneğin, bazı ailelerde her dört büyükanne ve büyükbabaya sadece bir torun düşüyor ve bazen bu torun, gelirlerinin bir kısmını büyüklerine yardım etmeye yönlendirmede sorumlu oluyor. Bu gelir dağılımının gelecek nesillerin katlanması için yeterince büyük bir caydırıcı unsur olduğu kanıtlanırsa, o zaman merkezi hükümet bu tür bir eğilimi tersine çevirmeye ve Çin’in sosyalizme doğru ilerlemesine devam etmeye yardımcı olmada kullanabileceği finansal araçlara sahip olacaktır.