CGTN / William Jones

Çin’in, Tiangong uzay istasyonunun Tianche modülü için ikinci insanlı görevini başlatması büyük dikkat çekti ve özellikle uluslararası uzay camiasından birçok övgü dolu yorumlar aldı. Çin’in insanlı uzay araştırması ve özellikle en yakın komşumuz Ay’ı inceleme başlatma kararının, ikinci bir insanlı uzay keşfi dalgası başlattığı haklı olarak söylenebilir. 

Başlangıçta eski Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı John F. Kennedy’nin, Sovyetler Birliği ile ortak bir çaba olarak önermesine rağmen, ABD ve Sovyetler Birliği arasında Ay’a varmak için yapılan rekabetle başlayan ilk dalgayı hepimiz biliyoruz. Ancak Soğuk Savaş gerçeği, iş birliği için herhangi bir iyi niyetli öneriyi gölgede bıraktı ve Apollo’nun Ay’a inmesiyle bir rekabet haline dönüştü. Fakat Kennedy’nin ölümü ve pahalıya mal olan (can kaybı ve hazine bakımından) Vietnam Savaşı, insanlı uzay keşfini içeren daha öngörülü görevleri etkili biçimde sona erdirdi. 

ÇİN AY’IN KAYNAKLARINI İNSANLIĞIN YARARINA KULLANMAYI AMAÇLIYOR

Uzay Mekiği ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS) kesinlikle düşük Dünya yörüngesinde insanlık için tutunacak bir zemin oldu ama bu “yerinde saymak” benzeri bir şey haline geldi. Bununla birlikte Çin, ekonomik becerisini geliştirdiği için uzayda yolculuk yapan bir ülke olmak amacıyla sonunda bir adım atmayı düşünüyordu. Bir avuç Çinli uzay tutkunu, derin uzaya ilk adım olarak gördükleri ayın keşfi konusunda bir program geliştirmek amacıyla çaba gösterdi. Çin, Chang’e görevleri ve ilk astronot Yang Liwei’nin fırlatılmasında başarı gösterdiğinde, bütün uzay yolculuğu yapan ülkeler ve uzayda yolculuk yapmak isteyen ülkeler yeni bir yaşama şansı elde ettiler. 

Ancak yeni uzay keşfi dönemi, Batı’da birçok kimsenin böyle tanımlamak istemesine rağmen, bir uzay “yarışı” anlamına gelmiyor. Çin ve diğerleri için Ay’a “dönmekteki” ilk hedeflerden biri güzel bir fotoğraf çekmek değil, bunun yerine Ay’ın kaynaklarını Dünya’da insanlığın yararına kullanmayı amaçlayan sistematik bir girişimdir. Dünya’daki doğal kaynaklar halen çok büyük olsa bile sonuçta sınırlıdır. Bu kaynaklar azaldıkça insanlığın hayatta kalması için galaksinin sunduğu bu kaynakları kullanma olasılığı vardır. Ay’da özellikle büyük miktarda demir, magnezyum, silikon ve kalsiyum bulunmaktadır ayrıca insanlık için potansiyel olarak sonsuz bir enerji kaynağı olabilecek nükleer füzyon enerjisinin asıl kaynağı olabilecek büyük miktarda Helyum-3 vardır. 

ÇİN UZAYI ARAŞTIRMA PROGRAMININ MERKEZİNE İŞ BİRLİĞİNİ YERLEŞTİRDİ

Çin uzayı araştırma programının merkezine rekabeti değil, iş birliğini yerleştirdi. Avrupa Uzay Ajansı’ndan (ESA) astronotlar Çin uzay istasyonu ve daha sonraki programlarda çalışmak için Çinceyi öğrenme sürecindeler. Şu anda Çin uzay istasyonunda bulunan Ye Guangfu gibi Çinli astronotlar ayrıca İtalya’da ESA programlarında eğitim aldı. Ve Çin’in her zaman Rusya ile güçlü bir uzay iş birliği var. Tiangong uzay istasyonu tamamlandığında, şüphesiz yabancı astronotların istasyonda deneyler yapmada Çinli meslektaşlarına eşlik ettiğini göreceğiz. Hatta şimdiki görev dünya çapında çeşitli uzay enstitüleri ve üniversitelerinde geliştirilen çak sayıda projeyi kapsamaktadır.

İş birliği konusunda bilgi vermemekle ilgili tek gerçek, Çin’in insanlı programıyla iş birliğinde yasağı sürdürmeye devam eden ABD’dir. Bu arada çok fazla övülen ABD’nin Artemis programı büyük ölçüde beklemede kalmaya devam ediyor ve bölünmüş kinci Kongre tarafından finanse edilmemiş halde duruyor. Yine de birçok NASA astronotu Shenzhou-13’ün başarılı bir şekilde fırlatılmasını kutladı ve ABD’nin uzayın keşfinde Çin ile iş birliği yapması gerektiğini düşünüyor. Ancak değişim sadece, Çin’i halen bir “rakip” olarak görme konusunda takıntılı Kongre’den gelebilir. 

UZAYDA 2036 PLANI

Altı aylık bir sürede dünya muhtemelen uzay istasyonunda bazı çok ilginç gelişmeler görecek ve ayrıca kıdemli astronot Wang Yaping’in milyonlarca Çinli öğrenciye çok beğenilen fizik derslerinden birini daha vermesini iple çekiyoruz. Fakat bu sadece ilk adım. Şimdiden Çin Ulusal Uzay İdaresi uzayda ikinci adıma, yani Ay’a insanlı inişlere hazırlanmak için Apollo inişlerini çalışıyor. Rusya ve Çin haziran ayında, yabancı bilim insanlarına da açık olacak uluslararası Ay araştırma istasyonunu inşa etme planlarını sundu. Gelecekteki Chang’e görevleri ve Rusya’nın Luna görevleri, 2036 yılında bu beklenmedik duruma hazırlanmak için planlandı. 

Uzay şimdi insanlık için büyük oranda gündemde. Dünyanın, bizim bazı anlaşmazlıklarımızı geride bırakmak ve insanlığın geleceğini güvence altına almak amacıyla önemli bir seyahatte iş birliği başlatmak için bunu bir fırsat olarak görmesi umuluyor.