Haber: CRI Türk Dış Haberler Servisi

Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya “Komşuluk Dostluk İş Birliği Anlaşması”nın 20. yılında nükleer alandaki iş birliğini zirveye taşıdı. Devlet liderleri inşa edilecek 4 nükleer reaktörünün temel atma töreninde buluştu. Çinli uzmanlara göre nükleer enerji sektöründeki iş birliği askeri alandan daha stratejik öneme sahip.

Çin ile Rusya arasında derinleşen iş birliği nükleer enerji alanında meyve vermeye devam ediyor. Çin’de yer alan Tianwan ve Xudapu nükleer santrallerindeki ikişer ünitenin inşası için temel atma töreni çarşamba günü tamamlandı.

Törene video konferans yöntemiyle katılan Xi Jinping, iki ülkenin iş birliğine dair 3 maddelik bir yol haritası önerdi. Çin ve Rusya’nın güvenliğin ilk planda olduğu yeni bir enerji iş birliği modeli ile dünyaya örnek olması gerektiğini belirten Xi, ikinci olarak inovasyona dayalı bilimsel çalışmalara hız verme çağrısında bulundu. Çin lideri üçüncü olaraksa, Beijing ve Moskova’nın küresel enerji endüstrisinin yönetimine katkı sunması gerektiği dile getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise nükleer alandaki iş birliğinin stratejik partnerlik açısından vazgeçilmez olduğu vurgulayarak “İki ülke arasındaki ilişkiler tarihin en üst düzeyinde.” diye konuştu. Putin ayrıca, Rus teknolojisinin merkezinde bulunacağı reaktörlerin tüm güvenlik gereksinimlerini karşıladığını ve çevre dostu olduğunu sözlerine ekledi.

“ASKERİ İŞ BİRLİĞİNDEN DAHA STRATEJİK”

Çin’in enerji üretimine yıllık 37,6 milyar kilowatt saat katkı sağlayacak ve karbon emisyonunu 30,68 tona düşürecek dört nükleer ünite konunun uzmanları tarafından yakından takip ediliyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Asya Enstitüsü uzmanlarından Yang Jin, Global Times gazetesine verdiği demeçte “Bu askeri iş birliğinden daha stratejik bir adım.” dedi. Çin’in daha önce kimi Batılı ülkelerle giriştiği projelerin siyasi nedenlerle aksadığı savunan Yang, Beijing ve Moskova’nın iş birliğinde böyle bir senaryonun mümkün olmayacağını aktardı.

Nükleer enerji alanındaki iş birliğine 1950’li yıllarda başlayan Çin ve Rusya, çalışmalarına dün başlanan nükleer üniteler için mutabakata 2018 yılında varmıştı. An itibarıyla topraklarında 49 nükleer reaktörü olan Çin, bu alanda dünyada üçüncü sırada. İklim değişikliği ile mücadele kapsamında 2060 yılında karbon nört haline gelmek isteyen Beijing yönetimi, nisan ayında 5 nükleer reaktörün inşasına onay vermişti.

ÇİN ÜÇÜNCÜ NESİL TEKNOLOJİ SAHASI OLUYOR

Çin’de inşa edilecek 4 nükleer ünitenin enerji üretimine sağlayacağı katkı kadar kullandığı teknolojiler de dikkat çekiyor. Xianmen Üniversitesi Enerji Ekonomileri Merkezi’nden Lin Boqiang, tarafların bu zamana kadar ki en büyük nükleer iş birliğinin üçüncü nesil teknolojiye dayandığını anımsattı. Lin, Çin ve Rusya ortaklığında inşa edilecek reaktörlerin Batı’daki muadillerinden hem maliyet hem de inşa süreci bakımından avantajlı olduğu söyledi.

Shanghai Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Hukuk Fakültesi Avrasya Çalışmaları Uzmanı Li Xin de Çin basınına verdiği demeçte “Rusya, dünyanın en iyi teknolojilerden birine sahip. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) baskı ve kısıtlamaları göz önüne alınırsa Çin bu teknolojileri kullanabilir. Çin de Rusya’ya bu alanda çeşitli fon ve teknolojiler sağlayabilir.” ifadelerini kullandı.