CGTN / Keith Lamb

Kökleri Shang Hanedenı’na dayanan ve genel olarak Bahar Festivali diye bilinen Çin Yeni Yılı yaklaşık 3 bin 500 yıllık eski bir gelenek. Efsanelerde, Bahar Festivali’nin “başladığını” haber vermek için havai fişeklerin kullanılması köylülerin hava fişekleri kendilerini korkutan Nian adlı bir canavarı uzaklaştırmak için kullanmasıyla başladığı söylenir. Ancak Bahar Festivali’nin kökleri Çin kültüründe olsa da, artan önemi de aynı zamanda Doğu Asya’nın yükselişinin bir işaretidir. Ve bu da çok kutuplu dünya düzeninin yükselişini temsil eder. Dahası, bu festivalin dünyada giderek artan oranda benimsenen değerleri ortak evrensel insanlığımızın temsilcisidir.

Ay-gün takviminin ilk günü olan Bahar Festivali uzun zamandır Kore’de Seolal, Vietnam’da Tet ve Moğolistan’da Tsagaan olarak kutlanan bir Doğu Asya festivalidir. Buna ek olarak Çin Yeni Yılı, büyük bir Çin diasporasının yaşadığı Güney Doğu Asya’da da yaygın olarak kutlanır. Vancouver, New York, Londra ve Sydney gibi büyük şehirlerde her yıl geleneksel Aslan ve Ejderha dansları gibi artan oranda kutlama etkinlikleri yapılmaktadır. Hem Çin hem de Doğu Asya’nın yükselişini simgeleyen Bahar Festivali’nin yaygınlaşması bu bölgenin artan önemi nedeniyle ortaya çıktı. Hindu uygarlığındaki Diwali ve Arap uygarlığındaki Ramazan gibi Batılıların bilincine girmesi küreselleşme sürecinin büyük demokratikleştirilmesinin bir işaretidir.

“ÇİN YENİ YILI” FARKLI İNANÇLARDA FARKLI ŞEKİLLERDE KUTLANIR

Aslında kendi takvimine göre, Bahar Festivali’nin sadece kutlanması, zamanın Batı Miladi (gregoryen) takvimine göre sayılması gibi modern dünya sistemimizin en ana temellerinin bile evrensel değil, aksine bir uygarlığın tarihinden doğan bir şey olduğunu hatırlatır. Çin Yeni Yılı’nın diğer kutlamaların aksine dini bir temeli yoktur. Lezzetli ikramlarda bulunarak “Mutfak Tanrısını” yatıştırma gibi geleneksel olduğu doğru. Çin Yeni Yılı farklı inançlarda farklı şekillerde kutlanır. Budistler belki tapınaklara gider, Taocular törensel olarak kâğıt para yakarlar ve Malezya’daki Çinli Hristiyanlar dua ederler. Dolayısıyla, Bahar Festivali, Çin uygarlığı gibi, farklılıkları birleştiren hoşgörülü bir kutlamayı temsil eder.

Örneğin, aileye saygı ve bunun uzantısı olarak yaşlılara saygı ve Çin’de atalara saygı festivalin çok önemli bir parçasıdır. Sonuç olarak, Bahar Festivali hayatın ve diğerleri olan ilişkilerimizin, özellikle bizi büyüten aile içindeki ilişkilerimizin kutlanmasıdır.

Bu hayat ve ailenin kutlanması açıkça aileler bir araya gelmek istediği için Çin’de festival sırasında yapılan milyarlarca yolculukta açıkça görülür. Bu, ortak kutlama ve aile bağlarını güçlendiren gençlere ve yaşlılara hediye olarak para verilmesi ile ortaya konur. Elbette bu, ailelerin bir araya gelmesi ve hediye verilmesi içiminde hayatın kutlanması Noel’de de vardır. Dolayısıyla, her ikisi de, farklı uygarlıklar ve tarihlerden gelen insanların ortak özelliklere sahip olduklarını ve sadece kültürel biçimlerin ifadesinin farklı olduğunu gösterir.

Hatta hem Noel hem de Bahar Festivali’nin insanlığın benzer çevre şartları karşısında hayatta kalmayı nasıl sağladığının göstergeleri olduğunu söyleyecek kadar ileri gideceğim. Her iki kutlama da kuzey yarım kürede ortaya çıktı, havanın soğuk olduğu, gecelerin uzun olduğu ve yiyeceğin kıt olduğu zamanlara denk gelir. Bu haliyle, her iki festival de, kötü koşulları yenmek için ihtiyaç duyulan tam zamanında bir moral desteği sağlar ve her iki festival de ortak insani hayatta kalmamız için gereken asli toplumsal bağları güçlendirmeye hizmet eder.

YENİ YILDA TOPLUMSAL BAĞLAR GÜÇLENİYOR

Gelen Bahar Festivali üzerinde düşünürken, ekolojik çöküş ve nükleer savaş tehditleri olan modern çağımızda, tür olarak hayatta kalmamızın da bizi bölen tek bir uygarlığın, ırkın ya da dinin dar çıkarları ötesinde her zamankinden daha fazla kardeşlik bağlarımızı yenilememize dayandığını aklımızda tutmamız gerekiyor.

Çin Yeni Yılı arka plandaki yeni soğuk savaşın kışı içinde umut parıltıları sağlıyor. İlk olarak, özellikle Batı ülkelerindeki sıradan insanlar için, olağanı ucubeye çeviren sürekli olumsuz propaganda olmadan Çin’e biraz göz atma imkanlarından birisini sunuyor. İkincisi küresel liderler için, soğuk savaş zincirini kırmak ve Çin ve küresel Çin diasporasına bir tebrik mesajı sunma fırsatı sağlıyor. Bazıları hatta “Mutlu Yıllar” anlamına gelen “Xin nian kuai le” deyimini bile öğrendi. Çin ve Asya ekonomik yükselişine devam ederken, Bahar Festivali tıpkı Noel gibi küresel sahnenin artan biçimde önem kazanan bir parçası haline gelecek. Bunu akılda tutarak diğerlerinin yükselişinin başka birinin düşüşü anlamına gelmediğini öğrenmek zorundayız. Aslında eğer Noel ve Bahar festivali ortak bir metafora sahipse, bu ancak hepimizin zenginleşeceği bir ortaklık ve iş birliği yoluyla olur.