CGTN / Alexander Ayertey Odonkor

2000 yılından bu yana Çin, çeşitli çevre koruma ve geliştirme girişimlerine 150 milyar dolardan fazla yatırım yaptı. Bu yatırımlar, Çin’in sürdürülebilir kalkınmayı sürdürürken doğal çevreyi koruma çabalarının bir parçasıdır. Nitekim 2012 yılında Çin’e özgü sürdürülebilir kalkınma olarak kabul edilen “Ekolojik Medeniyet” kavramını ortaya atarak doğayla uyum içinde yaşamaya vurgu yapan Çin, biyoçeşitliliğin korunma çabalarını önemli ölçüde geliştirmiş ve 21. yüzyıldaki zorlukları ele alan gelişime uyum sağlayan bir çerçeve içinde faaliyet göstermektedir.

Doğal çevreyi korumak için artan bir aciliyet duygusuna dayanan bir yaklaşımla, Çin’in devasa yatırımlarının dikkate değer sonuçlar vermesi şaşırtıcı değildir. Çin’in yeniden ağaçlandırma oranını artırması, yeşil ekonomiye geçişi hızlandırması, milyonlarca yeni sürdürülebilir iş yaratması ve dolaylı olarak aşırı yoksulluğun ortadan kaldırılmasına katkıda bulunması ve vatandaşlarının refahını iyileştirmesi kayda değer başarıları ardasındadır.

ÇİN’İN KARBON NÖTR HEDEFİ

Sözlerini yerine getirmesiyle tanınan Çin, 2030 yılına kadar ülkesindeki karbon emisyon salımında zirveye ve 2060 yılına kadar da karbon nötrlüğe ulaşmaya çalışırken sözlerini güçlü eylemlerle bir kez daha destekledi. Bu göz korkutucu hedefe ulaşma çabalarının bir parçası olarak Çin, orman ve otlak örtüsünü artırmak için yeterli kaynakları tahsis eden bir ağaçlandırma planına güveniyor.

Dünyanın en büyük ekili ormanlarına ev sahipliği yapan Çin’in orman örtüsü, 1980’lerin başındaki yüzde 12’den 2020’de yüzde 23,04’e yükseldi ve orman stok hacmi 17,56 milyar metreküpe ulaştı. Bu ilerleme, Çin’in orman karbon rezervini önemli ölçüde artırdı. 2016’dan 2021’e kadar yıllık ortalama 200 milyon tondan fazla artışla, atmosferde biriken ve iklimi stabilize eden karbondioksit miktarını azaltmada kilit rol oynayan ülkenin orman karbon rezervi geçen yıl 700 milyon ila 800 milyon ton karbon yutağına denk 9,2 milyar tona ulaştı.

Orman ve otlak örtüsünü artırmaya yönelik yıllardır gösterdiği kararlılıktan sonra, Çin’in doğal çevreyi korumak için yaptığı büyük yatırım boşa gitmedi. 2021 itibarıyla, ülke dünyadaki tüm ormanlık genişlemenin yüzde 25’inden fazlasına katkıda bulundu. 2025 yılına kadar Çin, orman örtüsünü yüzde 24,1’e ve otlak örtüsünü yüzde 57’ye çıkarmayı bekliyor. Bu da ülkenin çabalarına ara vermeyeceğinin bir göstergesidir. Şu anda Çin, doğal çevreyi iyileştirmek için yeterli kaynakları taahhüt ediyor. Bu yatırımlar, insanlığın doğal sermaye üzerindeki zararlı etkisini sınırlandırıyor ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek için milyonlarca yeni yeşil iş yaratıyor.

ÇİN’İN KÜRESEL DÖNÜŞÜME KATKISI KENDİ SINIRLARINI AŞIYOR

Çin, bu gidişatı sayesinde önemli sosyal ve ekonomik ödüller alıyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü ile iş birliği içinde 2021 yılında yayımlanan bir rapora göre; küresel olarak yenilenebilir enerji istihdamı, 2019’da 11,5 milyon iken 2020’de 12 milyona ulaştı ve Çin, bu veriye tek başına yüzde 39 katkıda bulundu. Çin, doğal çevre pahasına olmayan bir ekonomik büyümeye öncelik vererek yeşil işlerin yaratılması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yeşil ekonomiye geçişin hızlandırılması gibi artan sosyal, çevresel ve ekonomik kazanımlardan büyük ölçüde yararlanıyor. Elbette Çin, doğa açısından olumlu bir geleceğe geçişe kendini adamaya devam ederse menfaatlerinin uzun vadede önemli ölçüde artması bekleniyor. 2022 yılında Dünya Ekonomik Forumu’ndan yayımlanan bir rapor; Çin’in doğaya pozitif, net sıfır ve adil bir ekonomiye geçişe öncülük etmek için benzersiz bir konumda olduğunu gösteriyor.

Gıda, toprak ve okyanus kullanım sistemi; altyapı ve yapılı çevre sistemi ile son olarak enerji ve maden çıkarma sistemini içeren üç temel sosyoekonomik sistem bulunmaktadır. Rapordan öne çıkanlar; 2030 yılına kadar Çin’de doğaya pozitif 15 dönüşümün yıllık iş değerinde 1,9 trilyon ABD Doları (küresel toplam 10 trilyon ABD Doları üzerinden) ve 88 milyon (küresel toplam 395 milyon) dayanıklı iş yaratabileceğini gösteriyor. Açıktır ki Çin, dünyadaki tüm doğaya pozitif iş fırsatlarının ve istihdamının yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor ve bu da ülkeyi küresel dönüşüme en büyük katkı sağlayan ülkelerden biri yapıyor.

Çin’in bu küresel dönüşüme katkısı kendi sınırlarını aşıyor. Asya’nın yükselen gücü, gelişmekte olan ülkelerde biyoçeşitliliğin korunmasıyla ilgili zorluklara uygun çözümler sağlamakla doğrudan ilgilenmektedir. Örneğin, Güneybatı Yunnan eyaletinin başkenti Kunming’de gerçekleşen COP15 Biyoçeşitlilik Zirvesinde Başkan Xi Jinping, gelişmekte olan ülkelerde biyoçeşitliliğin korunmasını desteklemek için 1,5 milyar yuan (233 milyon $) fonun başlatıldığını duyurdu. Çin, bu ülkelere mali yardım sunarak, doğal çevreyi koruma mücadelesinde büyük bir dezavantajın ele alınmasına önemli bir katkıda bulunuyor.