CGTN / Tim Buckley

Birleşmiş Milletler’e (BM) göre, Covid-19 salgını dünyayı 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden “daha da uzaklaştırırken”, Rusya’nın Avrupa’ya doğalgaz akışını kısıtlaması fosil yakıt fiyatlarında büyük bir artışa yol açtı. Bu dolayısıyla dünyadaki enerji güvenliği endişelerini artırdı, karbondan arındırmada iş birliğini ve arzusunu artırmak için küresel olarak anlaşılmış COP26 planlarını bozdu.

Bu bağlamda, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’e göre, Çin’in, “2030 yılından önce karbondioksit emisyonlarında zirveye ulaşmaya ve 2060 yılından önce karbon nötr olmayı başarmak için” verdiği sözle ilgili küresel liderliğini ve niyetini artırması zorunludur. Beni yanlış anlamayın, Çin zaten karbondan arındırmada teknoloji ve yatırımlar bakımından dünyanın geri kalanının zaten açık ara önünde bulunuyor.

Bütün güneş ve rüzgâr enerjisini göz önüne aldığımızda, Çin 2021 yılında enerji üretimine 101 milyar vat yenilenebilir enerji kapasitesi eklerken, bu, İspanya’nın 2020 yılında 110 milyar vat olan toplam enerji üretimi kapasitesiyle çarpıcı bir tezatlık oluşturdu. Çin aynı zamanda 2021 yılında, 54 milyar vat olan küresel toplamın yarısına denk düşen 26 milyar vat toplam kurulu üretimle, açık deniz rüzgârından elektrik üretiminde dünya lideri haline geldi. Çin aynı zamanda, 2030 yılına kadar pompaj depolamalı hidroelektrik üretiminde 120 milyar vat gibi gerçekten iddialı bir hedef belirleyerek, hâlihazırda dünyada herhangi bir ülkenin en büyük kapasitesi olan 32 milyar vatlık mevcut kurulu sistemi dört katına çıkardı.

ÇİN’İN İHRACAT FIRSATLARI

Küresel enerji dönüşümü sabit güç, nakil ve ağır endüstri sektörlerinde teknoloji eğilimlerinde birleşmeyi içermektedir. Dolayısıyla 2021 yılında Çin’in elektrikli araç tesislerinde yıllık bazda yüzde 154 artışla 3,3 milyon yeni araç kaydına ulaşılması tesadüf değildir, bu küresel olarak ulaşımda karbondan arındırmada açık ara en büyük yatırımdır. Ve Çin’in pil üretimindeki teknoloji liderliği, ülkenin dünyanın önde gelen elektrikli araç pili tedarikçisi CATL şirketinin bu yılın sonunda Almanya’nın ilk lityum iyon pil üretim tesisini hizmete sokacak olmasıyla herkes için gün gibi ortadadır.

Avrupa Birliği (AB), 2050 yılına kadar karbon nötrlüğe doğru açık bir geçici adım olarak, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını en az yüzde 55 azaltmayı hedefleyen, “55’e uygun” paketiyle, karbondan arındırma konusunda güçlü ilerleme kaydetmeye devam ediyor. Ve AB karbon emisyonları ticareti planı (ETS) fiyatı bu yılın başında yaklaşık 100 avroya ulaşarak, sadece son dört yılda on kat fiyat artışına tanıklık etti. Ancak Doğu’da Çin’in ulusal ETS’si Temmuz 2021’de başlatılmasından bu yana güçlü bir ivme kazanıyor ve bu plan, Çin 2030 yılından önce karbon emisyonlarında zirveye doğru ilerlerken, karbon emisyonlarının fiyatlanmasında giderek daha önemli rol oynayacak. Fakat fosil yakıt ithalatının artan maliyetlerinin enflasyonist baskıları artırması, küresel ekonomik büyümesinin önündeki engel olarak küresel faiz oranını sıkılaştırma döngüsü endişelerine yol açıyor ve Çin’in ihracat fırsatlarına zarar veriyor.

Suudi Arabistan ve Avustralya gibi iklim bilimini reddeden ülkeler, fosil yakıt ihracatlarının artan karlılığının kısa vadeli faydalarının keyfini çıkarırken, ülkeler için karbondan arındırmayı teşvik etmek hiç bu kadar uygun olmamıştı. Her şeyi elektriklendirin ifadesi, enerji verimliliğini ve binaların enerji verimliliği yönetmeliğini unutmamak için yer ısı pompasından, çatı güneş enerjisine, araç pillerine, yapay zekâ (AI) kontrollü iki yönlü elektrik akışı içeren akıllı şebekeler ile elektrikli ocaklara, şebeke ölçekli pillere ve yeşil hidrojene kadar her şeyde alımı artırmak, küresel enerji piyasalarında dolaşan en son ifadedir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in, Eylül 2021’de hemen geçerli olmak üzere yurt dışında kömürle çalışan termik santralleri geliştirmeyi durdurma sözü vermesinin ardından neredeyse hemen Bank of China’nın yurt dışında yeni kömür madeni ve elektrik santrallerine finansmanı durdurma taahhüdüyle Çin, Paris Anlaşması’nın uygulanmasında önemli bir adım attı. Ancak birçok gelişmekte olan ülke Covid-19 salgınından sonra ekonomik büyümeye bir dönüş görüyor. Büyüme artan enerji için kaçınılmaz ihtiyaç olarak ortaya çıktığından, Çin’in sıfır emisyonlu yerli enerji yatırımlarına yatırım yaparak, Çin’in dünyanın önde gelen tedarik zincirlerinden, üretim kapasitesinden ve deflasyonist yenilenebilir enerji alımını teşvik eden teknolojilerini kullanarak, hazla artan fosil yakıt ithalat enflasyonuna karşı koymada gelişmekte olan ülkelere yardımcı olmak için iddialı Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni canlandırması ve yeşil hale getirmesi zorunludur.

ÇİN YENİ TEKNOLOJİLERİN ÜRETİMİNDE DÜNYADA LİDER

Çin, dünyanın çelik üretim kapasitesinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Şimdi Çin’in, yenilenebilir enerjiyle çalışan yeşil demir cevheri (doğrudan indirgenmiş demir) geliştirmek, hızlandırılmış hurda geri dönüşüm çabalarına ve elektrikli ark fırınların ve giderek pahalılaşan ithal fosil yakıtlar için yeşil hidrojen ikamesine yatırım yaparak, önemli küresel tedarik zinciri ortaklarıyla çalışmasının zamanı geldi. Hiç olmazsa bu Çin’in enerji güvenliği ve enerji bağımsızlığını artıracak, ancak aynı şekilde Çin halkı için ilgili tüm hava kalitesi ve sağlık iyileştirmeleriyle birlikte karbondan arındırmayı hızlandıracaktır. Çin aynı zamanda, geçen ay Avustralyalı Fortescue Metals Group ve Alman E.ON arasında (en kısa sürede 2024 yılında 200 bin ton olarak başlayacak şekilde) 2030 yılına kadar her yıl 28 milyon ton yeşil amonyak tedariki için yapılan için mutabakat anlaşmasına da önem vermelidir.

Almanya’nın şu anda Rusya’dan yaptığı metan gazı ithalatının üçte birinin yerine kalıcı olarak geçmeyi amaçlayan bu 50 milyar Avustralya doları tutarındaki yatırım girişimi, küresel yeşil hidrojen alımını hızlandırmayı destekleyen teknoloji gelişimini hızlandıracak. Batı’da birçoğu Çin’in Ningxia Baofeng Energy Group’un, Aralık 2021’den bu yana faaliyet gösteren 150 megavat kapasiteli bir yeşil hidrojen tesisine sahip olduğunun farkında değil, bu tesis, (Kanada’nın Quebec eyaletindeki Air Liquide’nin sahibi olduğu 20 megavatlık) o zamana kadarki en büyük yeşil hidrojen tesisinden yedi kat daha büyük bir tesistir.

Elektrolizörler ve yeşil hidrojendeki hızlı teknolojik kazanımlar, çelik ve alüminyumun karbondan arındırılması ve elektrikli araçların yaygın küresel alımı, binek araçlarda içten yanmalı motorların artık gidişatının sonuna gelmesini kaçınılmaz hale getirmesi, küresel enerji dönüşümündeki muazzam heyecanı gösteriyor.  Çin zaten bu yeni teknolojilerin birçoğunun üretiminde ve uygulanmasında dünyada liderlik ediyor. Yatırım, istihdam ve ihracat fırsatları çok büyük, bu yüzden şimdi çabaları ikiye katlamanın ve dikkatleri başka yöne çevirmemenin tam zamanı. Geleceğin karbondan arındırma endüstrileri, Asya’nın kalkınma yüzyılına damgasını vuracak.