CGTN / Yaroslav Lissovolik

Çin ile Rusya’nın, iki ülkenin liderleri arasında yapılan görüşme bağlamında yaptığı ortak girişimler ve açıklamalar, bu iki ülkenin ikili iş birliğini geliştirmesinin yanı sıra dünya ekonomisine büyük destek vermedeki önemli potansiyelini ortaya koyuyor. Bu açıklamaların kapsadığı bir dizi konu etkileyicidir ve uluslararası ve ikili ticaretin yanı sıra küresel yönetim sistemi ile iki ülkenin uluslararası kuruluşlar ve gruplardaki iş birliğini kapsamaktadır. 

Ekonomik alanda, Rusya’nın tarımsal ürünleri pazarının büyüklüğü, hizmetler ihracatı, imal edilmiş ürünler ile petrol ve doğal gaz kaynakları göz önüne alındığında Rusya, Çin ile iş birliğine değer veriyor. Batı’dan gelen yatırımdaki büyük düşüş dikkate alındığında Çin’in Rus ekonomisinde bir yatırımcı olarak rolü önemli olabilir. Çin’e gelince, Rusya “Doğu-Batı” bağlantısı, ticaret ve yatırım bakımından dâhil olmak üzere Avrasya’nın gelişen ekonomik yapısında önemli bir destek sunuyor. Rusya aynı zamanda Çin için önemli bir güvenilir enerji kaynağı ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) bölgesine önemli bir giriş kapısıdır.  

Jeopolitik cephede, Çin ve Rusya, yeni rezerv para birimleri, yeni uluslararası kalkınma kuruluşları ve küreselleşmeyi gelişmekte olan piyasalar için daha kapsayıcı hale getiren küresel ekonomik yapının diğer unsurları için olasılıkları artıran çok kutuplu dünya düzenine ilerlemede çok önemli müttefiklerdir. Çin ile Rusya arasındaki ikili ekonomik ilişkilerin anahtar barometresi karşılıklı ticaret hacmi dinamikleridir. Çin ve Rusya arasındaki ticaret hacmi 2021 yılında 140 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı ve iki ülke karşılıklı ticareti 200 milyar dolara çıkarma hedefine ulaşmada dikkate değer ilerleme sağlıyor.

BATI’NIN, RUSYA’YA ALTERNATİF OLARAK DOĞAL GAZ KAYNAKLARI ARAYIŞI SÜRÜYOR

Bu bakımdan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Çin’e doğal gaz ihracatını artıracağı yönündeki açıklamaları, Rusya’nın doğal gaz kaynaklarını Batı’dan Doğu’ya doğru değiştirme kapasitesini vurguluyor. Batı’nın, Rusya’ya alternatif olarak doğal gaz kaynakları arayışıyla birlikte, özellikle Çin ve Asya genel olarak Rusya’nın enerji stratejisinde önemli bir odak haline geliyor. Doğal gaz sektöründe iş birliğinin geliştirilmesi, iki ülkenin karşılıklı ticarette yeni hedeflere ve 200 milyar dolarlık hedefe ulaşması iddiasına olanak sağlayacak. Karşılıklı ticaret iş birliğinin diğer alanları, turizmin yanı sıra ileri teknoloji sektörünün gelişmesi dâhil olmak üzere hizmetler sektörünü kapsayabilir. 

Putin’e göre, yatırım alanında da iddialı hedefler var, altyapı inşası, ham madde çıkarılması ve işlenmesi ile tarım gibi sektörlerdeki 65 yatırım projesini kapsayan, hükümetler arası yatırım iş birliği komitesinin yatırım projeleri portföyü 120 milyar doları geçiyor. Çin ile Rusya’nın, Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi ve Avrasya Ekonomik Birliği’ni (EAEU) birlikte yakınlaştırmak için iş birliğini artıracağına ilişkin açıklama özellikle önemlidir. Bu, özellikle ulaştırma bağlantısı alanında, Rusya-Çin yatırım iş birliğinin genişlemesi açısından somut faydalar sağlayabilecek alanlardan biridir. 

Çin ve Rusya arasındaki iş birliğinin şu andaki temel odak noktası Çin’in Kuşak Yol İnisiyatifi ve EAEU’nun bütünleşmesine odaklanıyor. “Bütünleşmelerin bütünleşmesi” olarak adlandırılan bu iş birliği çabası, altyapı kalkınması yoluyla Avrasya ekonomik alanına daha fazla bağlantı sağlamayı amaçlamaktadır. Çin-Rusya ekonomik iş birliğinin diğer önemli alanı muhtemelen “yeşil kalkınma” ve çevre gündeminin ilerlemesi olacak. Her iki ülke bu alanda geçen yıl önemli adımlar attı ve Rusya/EAEU ve Çin kalkınma kuruluşları arasında ortak bir “yeşil yatırım görevi” oluşturmak ileriye doğru atılmış önemli bir adım olabilir. 

Önemli olan nokta, Avrasya’da karayla çevrili ülkelerin karşılaştığı sorunlarla uğraşırken, Kuşak Yol İnisiyatifi ve EAEU projelerinin birbirini tamamlaması ve güçlendirmesidir. Avrupa ve Asya arasında ana bağlantı hattı olarak daha güçlü bir Avrasya Birliği daha da rekabetçi olurken, Kuşak Yol İnisiyatifi’nin gelişmesi EAEU’ya üye ülkeler arasındaki bağlantıyı ve bütünleşmeyi güçlendirecektir. Sonunda, Avrasya’da karayla çevrili gelişmekte olan ülkelerin bölgesel ekonomik bütünleşmesi yoluyla, Avrasya ülkeleri, Kuşak Yol İnisiyatifi ya da EAEU gibi bu tür bütünleşme projelerinde Doğu ile Batı arasındaki yatırım ve ticaret akışına aracılık etmede daha rekabetçi olmasına izin veren büyük bir bütünleşmede engel olarak algılanan coğrafyayı bir güce dönüştürebilir. 

DENGELİ KÜRESEL YÖNETİM VİZYONU

Çin-Rusya ortak açıklamasındaki önemli referanslardan biri Rusya’nın bu yıl Çin’in BRICS başkanlığına verdiği destekle ilgiliydi. Her iki taraf, gelişmekte olan ülkelerin bölgesel bütünleşme düzenlemeleri arasında “BRICS+” iş birliği formatının derinleştirilmesine desteklerinin altını çizdi. “BRICS+” çerçevesi için bu bölgesel format, belki de bu tür bir formatın açık şekilde geliştirildiği ve küresel seviyede Çin ile Rusya tarafından desteklendiği ilk seferdir. Bu, Küresel Güney ekonomileri arasında iş birliği için iletişim hatları ve alanlarını genişletmek amacıyla “bütünleşmenin bütünleşmesi” olarak adlandırılan durumdan faydalanma fırsatı yaratıyor. Buna göre, 2022 yılında BRICS grubunda Çin’in başkanlığı muhtemelen, 2017 yılında Xiamen’deki dokuzuncu BRICS Zirvesi’nde başlatılan “BRICS+” girişimine güçlü bir itiş gücü sağlayacak. Küresel ekonomide son zamanlardaki gelişmeler (salgın ve 2020 yılındaki ekonomik gerileme dâhil olmak üzere) BRICS ülkelerinin Küresel Güney ekonomilerine elini uzatması ve daha dengeli küresel yönetimdeki vizyonlarında ilerleme ihtiyacını canlandırdı. 

Bu bakımdan, “BRICS+” formatı, Küresel Güney’de kriz karşıtı önlemleri başlatma ve koordine etmede önemli bir platform olarak hizmet edebilir. Bu teşvik önlemleri, BRICS ülkelerin üyeleri olduğu (kalkınma bankaları ve bölgesel finansal düzenlemeler dâhil) bölgesel kalkınma kuruluşlarının üstlendiği ortak projelerle desteklenebilir. “BRICS+” kavramının değeri, BRICS ülkelerinin dış heveslerini artırmakla ilgili değil, Küresel Güney’de ekonomik gelişme modelindeki niteliksel değişiklikle ilgilidir. Gelişmiş Batı ekonomilerin modeline yaklaşmak için tek tek rekabet etmek yerine, “BRICS+” modeli bölgesel ortaklarıyla bağlar kurmada iş birliği yapma ve gelişmekte olan ülkeleri küresel ekonomiye bütünleştirmede ortak bir platform inşa etme çabalarına odaklanıyor.

ÇİN-RUSYA EKONOMİK İLİŞKİLERİNDE YENİ BİR SAFHA

“BRICS+” çerçevesinin diğer önemli bir avantajı, şu anda BRICS Yeni Kalkınma Bankası (NDB) bölgesel merkezleri yaratılması ve Bangladeş ve Uruguay gibi BRICS bölgesel komşularını kapsayan BRICS NBD üyelerinin genişlemesi yoluyla izlenen bağlantı projeleri için daha büyük bir fırsatı oluşturmasıdır. Daha dar ve coğrafi olarak daha ayrılmış BRICS alanında izlenen bu tür bağlantı için özellikle daha az fırsat vardır. “BRICS+” aynı zamanda, Küresel Güney ekonomi alanında BRICS ülkeleri tarafından izlenebilecek ittifakların isteğe bağlılığını ve olanağını artırıyor. Dahası, “BRICS+” ekonomik bütünleşme alanında ortak girişimleri ilerletmede BRICS ve müttefikleri için tek uygulanabilir ve mantıklı formattır, çünkü BRICS ülkelerinin çoğu ticaret politikalarını kendi bölgesel bütünleşme düzenlemeleri temelinde yürütüyorlar. 

Bu özellikle Brezilya’da (MERCOSUR), Rusya’da (EAEU), Güney Afrika’da (SADC/SACU) için böyledir. Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklığı (RCEP) anlaşmasının yapılması ve Kuşak Yol İnisiyatifi’nin uygulanmasında ortaya konan kayda değer ilerlemeden sonra Çin için bölgeciliğin rolü artmaktadır. Belki de en önemlisi, bölgesel “BRICS+” modeli görünüşte BRICS ülkeleri ve Küresel Güney’den ortakları arasında ekonomik bütünleşme için tek uygun formattır. O halde BRICS için, gelişmekte olan dünyanın ekonomik alanında yeni seviyede ittifaklar olasılığını artırabilecek istikrarlı bir bölgesel iş birliği formatına dönüşmesi zorunludur. Bu bakımdan, ortak açıklamada ASEAN ve onun Orta Asya’daki rolüne yapılan atıf, ASEAN, gelişmekte olan dünyada ortak “BRICS+” bölgesel bütünleşme düzenlemeleri alanında önemli unsurlardan biri haline gelebileceğinden dikkate değerdir. 

Üstelik büyük ölçüde karayla çevrili ekonomik blok (EAEU) ve daha kıyıya yakın ASEAN bloku arasındaki önemli lojistik ve ekonomik tamamlayıcılık hali dikkate alındığında ASEAN, bağlantı ve ticaretle ilgili alanlarda EAEU ile iş birliğini önemli ölçüde geliştirebilir. ASEAN’ın üstleneceği önemli rol, tarafsızlığı ve siyasi müdahalecilikten daha ziyade ekonomik iş birliğine odaklanmasıyla artmaktadır. Son dönemlerde, EAEU’daki ortaklarıyla birlikte Rusya, tercihli ticaret anlaşmaları yoluyla dâhil olmak üzere Singapur ile aktif olarak daha yakın ekonomik ilişkiler kurmuştur. Daha fazla iş birliği için umut verici bir alan, Rusya/EAEU, Çin ve ASEAN ortakları arasında dijital anlaşmalar olabilir. Bu aşamada Singapur, dijital ekonomik anlaşmaların (DEAs) gelişmesinde dünya lideridir. 

Genel olarak, açıklamalardaki iddia seviyesi Çin-Rusya ekonomik ilişkilerinde yeni bir safhayı işaret ediyor, bu safha, iki ülke arasında uluslararası kuruluşlarda daha büyük koordinasyon ve daha açık çok taraflılık ve küresel yönetimin ilerlemesinde daha eş zamanlı iş birliği tarafından karakterize edilecektir. Dünya ekonomisi için bu önemli dönüm noktasında, Çin-Rusya ekonomik iş birliği küresel ekonomik yapıyı daha açık, kapsayıcı ve sürdürülebilirliğe doğru dönüştürme potansiyeline sahiptir.