Global Times / Dou Hanzhang

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve bazı Avrupa ülkeleri “normal hayatlarına” geri dönerken dünya genelinde çoğu ülke arasında seyahat yavaş yavaş yeniden başladı. Buna rağmen, Çin sıkı sınır kontrol önlemlerine devam ediyor. Bunun nedeni, Çin’in diğer birçok ülkeye kıyasla tamamen farklı bir salgın önleme ve kontrol taktiği benimsemesidir. Çin, hiçbir şeyin insanların hayatından daha değerli olmadığına inanıyor. Bu nedenle Çin Komünist Partisi (ÇKP), Covid-19’a sıfır tolerans stratejisi benimsemiştir. Yine de kültür, siyaset ve sosyal yönetişim düzeylerindeki farklılıklar göz önüne alındığında; ABD ile Avrupa’daki birçok ülke, virüs bir arada yaşama ve sürü bağışıklığı stratejisini benimsemiştir.

Geçen yıl boyunca uygulanan iki stratejinin sonuçları da herkesin incelemesi için açıktır. Koronavirüsü ilk gören ülkelerden biri olarak Çin, virüsten en az etkilenen ülke oldu. Ancak sürü bağışıklığına ve virüsle birlikte yaşamaya yönelen ülkeler; hayatlarında, sağlıklarında, toplumlarında ve ekonomilerinde ağır bedeller ödemek zorunda kaldılar.

ÇİN SINIR KONTROLLERİNİ NE ZAMAN GEVŞETECEK?

Mevcut duruma bakılırsa, pandemi devam ettiği sürece Çin bunu yapamayacak. Ekonomik, sosyal, güvenlik, çevre koruma ve diğer faydaları göz önünde bulundurursak; Çin’in katı sınır kontrol önlemlerine devam etmesinin avantajlarının dezavantajlardan açıkça daha ağır basacağını tahmin etmek zor değil.

Önce turizm sektörünü bir inceleyin. Sıkı sınır kontrollerinin Çin’e verdiği doğrudan en görünür kayıp, uluslararası turizm geliridir. Veriler, yabancı turistlerin 2019’da Çin’de yaklaşık 77,1 milyar dolar harcadığını gösteriyor. Sıkı sınır kontrolleri bu miktarı düşürdü. Fakat birçok Çinli yurt dışına seyahat edemediği için Çinli turistlerin yurt dışı harcamaları da düştü.

İkincisi, uluslararası ticaret açısından Çin’in ticareti küçülmek yerine büyüdü. 2021’in ilk yarısında, Çin’in mal ticareti ithalat ve ihracatının toplam değeri, yıllık yüzde 27,1 artışla 18,07 trilyon yuana (2,79 trilyon dolar) ulaştı. İhracatın toplam değeri yüzde 28,1 artarak 9,85 trilyon yuana (1,53 trilyon dolar) ulaşırken, ithalat yüzde 25,9 artışla 8,22 trilyon yuana (1,28 trilyon dolar) ulaştı.

ÇİN’İN 2020’DEKİ DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMI 153,71 MİLYAR DOLARA ULAŞTI

Gerçekler, sıkı sınır kontrollerine rağmen internet ile ticaretin çevrim içi olarak mümkün olduğunu gösteriyor. Diğer ülkeler salgından ciddi şekilde etkilenirken, Çin sıfır tolerans politikasından yararlandı. Bu arada, Çin’in e-ticaret sektörünün avantajları daha da vurgulandı. Koronavirüs pandemisinin etkisi altında, evde alışveriş yapan tüketicilerin sayısı ciddi bir şekilde arttı. Çin, sınır ötesi e-ticaret endüstrisi zincirleri açısından tam anlamıyla güç kazandı. Bu durum, Çin ekonomisinin ve ticaretinin hem “işletmeler” için hem de “müşteriler” için hızlı ilerleme kaydetmesini sağladı.

Çin yatırım konusunda da iyiye gidiyor. Çin Ticaret Bakanlığı, Ulusal İstatistik Bürosu ve Devlet Döviz İdaresi tarafından eylül ayında ortaklaşa yayınlanan bir rapora göre, Çin’in 2020’deki doğrudan yabancı yatırımı, bir önceki yıla göre yüzde 12,3 artarak 153,71 milyar dolara ulaştı ve ilk kez dünya çapında ilk sırada yer aldı.

AŞININ BAĞIŞIKLIK ETKİSİ ZAMANLA AZALIYOR

Son olarak pandeminin yayılması, Delta gibi virüsün varyantlarının neden olduğu çok sayıda çığır açan enfeksiyon vakasının, sürü bağışıklığı oluşturmak için aşılara güvenme umutlarımızı büyük ölçüde kırdığını kanıtlıyor. Virüs yayılmaya ve mutasyon potansiyeli artmaya devam ettikçe kimse pandeminin ne zaman biteceğini söyleyemez. Ayrıca aşının bağışıklık etkisi de zamanla azalmaktadır. Ülke kapısını açmadan önce tüm Çin vatandaşları için bir aşı takviyesine ihtiyacı olup olmadığı konusunda bir belirsizlik olduğu çıkarılabilir. Bu nedenle, pandemi yurt dışında ortadan kaldırılmadığı sürece Çin’in sınır kontrollerinin gevşemesi pek olası değildir.

Çin’in sıkı sınır kontrollerinden en çok etkilenen insanlar; buraya okumak, çalışmak veya yaşamak için gelmek isteyen yabancılar. Sıkı salgın önleme gerekliliklerimiz kapsamında onlara mümkün olduğunca fazla kolaylık sağlamalıyız. Ülkeye girmesine izin verilen insan sayısını kademeli olarak artırmamıza izin verebilecek bilimsel ve güvenli bir önleme mekanizması olup olmadığını araştırmamız gerekiyor. Bu, pandemi önleme ve sınır giriş-çıkış kontrol önlemleri açısından Çin’in gelecekte karşı karşıya kaldığı en büyük zorluk olacak.