CRI Türk Dış Haberler Servisi

Rusya’nın Ukrayna’ya dönük harekâtı altıncı gününe girerken, Çin Halk Cumhuriyeti diplomatik temaslarına devam ediyor. Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, cumartesi günü İngiltere Dışişleri Bakanı Elizabeth Truss, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Joseph Borell, Fransa Diplomasi Danışmanı Emmanuel Bonne ve Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock ile telefon görüşmesi yaptı.

Ukrayna krizine dair Avrupalı temsilcilerle fikir alışverişinde bulunan Wang Yi, “Çin, Ukrayna krizine barışçıl çözüm getirmeye dönük tüm diplomatik çabaları desteklemekte ve cesaretlendirmektedir.” diyerek Moskova ve Kiev yönetimleri arasındaki doğrudan müzakereleri desteklendiklerini belirtti.

YAPTIRIMLAR RUSYA’YI YOLUNDAN DÖNDÜRMEZ

Ukrayna’da krizin çözümü olarak diplomatik yol umudu hala varlığını korurken, Batı ise yaptırım siyaseti ile süreci sabote etmeye devam ediyor. Zira yaptırımlar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yol haritasında bir değişime neden olmadığı gibi Ukrayna’daki çatışmaların genişleme riskini içinde barındırıyor. Çin Sosyal Bilimler Akademisi Rusya, Doğu Avrupa ve Orta Asya Araştırmaları Enstitüsü Yardımcı Araştırma Görevlisi Yang Jin, Global Times gazetesine verdiği demeçte Rusya’ya dönük yaptırımlar etkili olsaydı çatışmalar uzun süre önce engellenirdi.” diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kamuoyunda Gölge Dışişleri olarak bilinen Dış İlişkiler Konseyi’nin (CFR) dergisi Foreign Affairs de 28 Şubat tarihli makalesinde Washington yönetiminin uyguladığı yaptırımların Moskova’da politika değişimine yol açamayacağını şu ifadelerle itiraf etti:

“AB ve ABD’nin müttefikleri ile uyumlu olan bu yaptırımlar, Rusya’nın küresel ekonomiden izolasyonunu hızlandıracak. Böylesine hamleler, etkililiği transatlantik diplomasisinin ürünü olsalar da politik bir başarıya işaret etmezler. Aksine, bu yaptırımlar Putin’in Ukrayna’yı ‘işgal’ etmesini engellemek konusunda başarısızlığı temsil eder.”

ÇİN’İN DENGELİ YAKLAŞIMI İKİ NOKTAYA DAYANIYOR

ABD ve onu takip eden Batılı müttefiklerinin aksine Beijing yönetimi yaptırımlar yerine dengeli bir hat izlemeyi tercih ediyor. Dengeyi esas alan bu politika bir yanda ülkelerin egemenliklerine saygıyı diğer yanda ise ülkelerin güvenlik kaygılarını dikkate almayı öngörüyor.

Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, konuya “Çin, tüm ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ve korunması gerektiğini, Birleşmiş Milletler’in (BM) ilkelerine ciddiyetle uyulması gerektiğini savunuyor. Çin’in bu konumu tutarlı ve nettir. Ukrayna sorunu için de aynı derecede geçerlidir.” İfadesi ile açıklık getirdikten sonra şu değerlendirmeden bulunmuştu:

“Bütün ülkelerin meşru güvenlik kaygılarına saygı gösterilmelidir. NATO’nun art arda beş kez doğu bölgesine doğru genişlemesi göz önüne alındığında, Rusya’nın meşru güvenlik talepleri ciddiye alınmalı ve düzgün bir şekilde ele alınmalıdır.”