Haber: Gökhun Göçmen

Afganistan’da direksiyona geçen Taliban, Çinli işletmeleri yatırıma davet ediyor. Çin’de kamu kurumları ABD’nin İran tipi yaptırımından endişe ederken, özel sektör ise risk alabileceğinin sinyalini veriyor.

Afganistan’ın büyük bölümünde kontrolü sağlayan Taliban’ı önümüzdeki yıllarda savaştan daha zorlu bir sınav bekliyor. Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’nın (GSYİH) yüzde 40’ı dış yardımlara bağlı olan Afganistan ekonomisinin görünümü örgütün atacağı adımlara bağlı olacak. Bloomberg’in bölge sakinlerine dayanarak hazırladığı habere göre, geçen haftadan bu yana temel gıda maddeleri ve petrol fiyatı yüzde 35 civarında yükselirken bankalarda nakit sıkıntısı yaşanıyor. Eski Afganistan Merkez Bankası Şefi Ajmal Ahmedi para biriminin önümüzdeki günlerde değer kaybetmesinin muhtemel olduğunu itiraf etti.

Yıllık ihracatın 1,3 milyar dolar olduğu, ithalatın ise 5,5 milyar dolara dayandığı Afganistan’daki kronik sorunların çözümü yatırımları artırmaktan geçiyor. Taliban’ın bu bağlamda kullanabileceği en güçlü enstrümanı ise ülkenin yer altı zenginlikleri.  Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 2010 tarihli raporuna göre; elektrikli arabalar, akıllı telefonlar ve bilgisayarlarda kullanılan lityum yatakları dünyada en yoğun şekilde Afganistan ve Bolivya’da bulunuyor. “Lityumun Suudi Arabistan’ı” olarak adlandırılan Afganistan, ayrıca 1 tonu 10 bin dolara satılan bakır kaynaklarına ev sahipliği yapıyor. Bakıra dönük küresel talebin yüzde 43 artması ile bu rakamın zirveyi görmesi beklenirken, Kabil’in petrol de dâhil olmak üzere sadece yer altı zenginliklerinden 3 trilyon dolar elde edebileceği uluslararası basında yer aldı.

TALİBAN HER FIRSATTA GÜVENCE VERİYOR

Afganistan’ın yer altı zenginlikleri yatırımcıların iştahını kabartmasına karşın Batılı şirketlerin kısa vadede ülkeye girişi siyasi nedenlerle mümkün değil. Washington yönetiminin Amerikan bankalarında bulunan yaklaşık 9,5 milyar dolarlık mal varlığını dondurması gelecekteki sınırlamaların ilk adımı olarak yorumlanıyor.

Kısa vadede Batı tarafından tanınması mümkün olmayan Taliban’ın gözünü diktiği ülke ise Çin Halk Cumhuriyeti. Taliban’ın başındaki Molla Abdül Gani Baradar, temmuz ayında ziyaret ettiği Çin’i ilk elden yatırımla davet ederken, örgütün sözcülerinden Süheyl Şahin ise sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada ”Eğer yatırım yapacaklarsa elbette güvenliklerini sağlarız. Çin, Afganistan’ın inşası ve gelişimi için memnuniyetle karşıladığımız dost bir ülkedir.” ifadelerini kullanmıştı.

KAMU İŞLETMELERİNDE YAPTIRIM ENDİŞESİ

Kabil’den gelen açıklamalar sonrası Beijing yönetimi Taliban’a siyaseten bir şans verilmesi gerektiğini vurgularken, kamu işletmeleri “bekle ve gör” politikasında ısrar ediyor.  Çinli kamu işletmelerinin temel endişesi ise ABD’nin Afganistan’a uygulamayı düşündüğü yaptırımlar.

Global Times gazetesi konuyla ilgili haberinde şirketleri küresel bankacılık sisteminin dışına itecek İran tipi bir yaptırım tehlikesine dikkat çekti. Uzmanlar böylesine bir senaryoda şirketlerin Afganistan operasyonlarını durdurmak zorunda kalacağı öngörüsünde bulunurken, kamu işletmeleri Çin yönetiminin talimatını esas alacaklarını belirtiyor. CRI Türk’e konuşan akademisyen Dr. Altay Atlı, Çin yönetiminin ABD yaptırımlarının hedefinde olan İran ve Suriye gibi ülkelerde “kara gün dostu” olarak yatırımlara devam ettiğini anımsatarak benzer bir tablonun Afganistan özelinde de görülebileceğinin altını çizdi. Altay Atlı, Çin kamu işletmeleri için tek sorunun yaptırımlar olmadığına dikkat çekerek istikrar ve güven ortamının hayati önemde olduğunu dile getirdi.

Çinli kamu işletmeleri ayrıca Afganistan’daki alt yapı ve yönetişim eksikliğinin işleri zora soktuğunu gizlemiyor. 2017 yılında Mes Aynak Maden Projesi’nin başlatan Çin Metalurjik İnşaat Kurumu (MCC) Global Times gazetesine gönderdiği bilgi notunda ABD işgali kadar ülkede sadece ABD işgalinin değil aynı zamanda teknik ve kalifiye eleman sorunlarının işleri zorlaştığını belirtti.

TALİBAN’DAN  “CHINA TOWN”A ZİYARET

Afganistan’da Çin kamu işletmelerinin aksine özel şirketlerin daha esnek ve risk alan yönelim içinde olduğu görülüyor. Kabil’de 2019 yılında kurulan ve bünyesinde irili ufaklı çok sayıda işletmeyi barındıran “China Town” isimli yerleşkenin Genel Müdür Yardımcısı Lu Xijing, Çin basınına verdiği demeçte ülkeden geri çekilmeye niyetli olmadıklarını dile getirdi. China Town’un kurucu üyelerinden Yu Minghoi ise Taliban üyelerinin kendilerini ziyaret ettiğini ve zorlukların aşılması için kendilerine yardım teklif ettiklerini aktardı.