China Daily / Jasna Plevnik

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) kuruluşunun 100. yılından çok uzun zaman önce, ÇKP’nin liderliğinin Çin’in ve dünyanın birçok yönünü değiştireceği açık hale gelmişti.

Çinlilerin sıkı çalışması ve adanmışlığı ülkeyi dünyadaki ikinci büyük ekonomi haline getirdi. ÇKP’nin liderliği altında Çin sadece mutlak yoksulluğu ortadan kaldırıp ülkeyi her yönden orta derecede refaha sahip bir ülkeye dönüştürmedi, aynı zamanda ekonomik büyümesi küresel büyümeyi besledi, istihdam yarattı ve Asya ile Afrika’da birçok insanın yoksulluktan kurtulmasına yardım etti.

ÇKP’nin politikaları ve yönetişimi Çin ile dünyanın yönünü değiştirdi. Yine de ben ÇKP’nin dış politikasına odaklanmak istiyorum. Başlangıç olarak, ÇKP liderliği sayesinde Çin ekonomisini dış dünyaya açtı ve 2008 küresel finansal krizi ve devam eden Covid-19 salgını dâhil ortak uluslararası konularla mücadele etmek için dünyanın geri kalanı ile iş birliği yaptı. Örneğin, Çin birçok Avrupa, Asya ve Latin Amerika ülkesinin yanı sıra uluslararası örgütlere de salgını kontrol altına almak için tıbbi ekipman ve aşı ile yardım ediyor.

ÇKP’NİN POLİTİKALARI ÇİN VE DÜNYANIN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

ÇKP dinamik bir parti olarak- Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile Çin-Orta Avrupa Ülkeleri İş Birliği mekanizması dâhil yeni türden bir ekonomik diplomasi başlatmak için anı yakaladı ve bu iş birliği çerçeveleri içinde Asya ve Avrupa ülkeleri ile bir dizi ticaret anlaşması imzaladı.

Kuşak Yol İnisiyatifi ve girişimin uluslararası kalkınma hedefleri, ÇKP’nin insanlık için ortak bir geleceğe sahip bir topluluk kurma kavramına bağlanabilir. Girişim, ülkeleri daha dengeli bir küresel düzen ve kurallara dayalı çok taraflılık ile ortak kalkınmayı geliştirmek için birlikte çalışmaya teşvik ederek herkes için daha iyi bir gelecek kurmayı amaçlayan stratejiler ve fikirler içeriyor.

ÇKP’nin -insanlık için ortak bir geleceği sahip bir toplum yoluyla- geleneksel uluslararası ilişkiler, iş birliği ve barış değerlerini bir üst düzeye çıkarma hedefi Çin’in, ruhu büyük güçler arasında jeopolitik ve teknolojik yarış değil, aksine iş birliği ve kazan-kazan ortaklığı olan daha iyi bir dünya yaratma irade, anlayış ve kapasitesini ortaya koyuyor. Böyle bir dünya düzeni kurmak için ÇKP, Çin’in Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile diğer ekonomiler karşısında sergilediği karşılıklı saygı, dostluk ve bir karşılıklılık duygusuna sahip ortaklar arıyor.

BATI, ÇİN İLE BİRÇOK KONUDA ANLAŞMAZLIĞA DÜŞEBİLİR

AUKUS’un (Avustralya, İngiltere ve ABD arasındaki bir ittifak) kurulmasından ve aralarındaki denizaltı anlaşmasının iptalinden kaynaklanan Fransa ile Avustralya arasındaki gerginlik bugünün dünyasında güvenilir bir ortak bulmanın ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Bir zamanların küresel lideri ve küreselleşmenin en güçlü taraftarı olan ABD’nin neden küreselleşmemeyi desteklediği ve Çin’in civarında yeni jeopolitik ittifaklar kurmaya çalıştığını sormak haklı bir soru olur. Batı, Çin ile birçok konuda anlaşmazlığa düşebilir ve Çin tarihi ile uygarlığının derin bir bilgisine sahip olmayabilir. Ama ÇKP’nin Çin’i gelişen bir ekonomi ve orta düzeyde iyi durumda bir topluma dönüştürdüğünü nasıl göremez?

Çin’in piyasa ekonomisi kapitalist ülkelere, ülkenin sosyoekonomik başarı hikâyesini planlayan, orta gelirli insan sayısını 400 milyona çıkaran ve birçok gelişmekte olan ülkeye ekonomilerine geliştirmelerinde yardım eden ÇKP’nin sosyalist fikirlerinin gücü ve değerini hatırlatmalıdır.

ÇKP daha adil bir toplum kurmak için özel sektörü, özellikle de büyük teknoloji şirketlerini işçileri daha iyi korumaya ve toplumsal kalkınmaya daha fazla katkıda bulunmaya çağırdı. ÇKP misyonu üzerine odaklanmaya devam ederken, bazı Batılı hükümetlerin Çin’le ilgili söylemleri ya da Joe Biden yönetiminin Donald Trump yönetiminin Çin politikasını izlediğini göz ardı etmedi.  Çin bu tür saldırıları incelikle ve güvenle bertaraf etti ama gelişmiş ekonomiler küresel piyasaları ve teknolojileri Çin ile paylaşmadan ne kendi ekonomilerini ne de ortak ve müttefiklerininki dâhil diğer ülkelerin ekonomilerini geliştiremeyeceklerini anlamaları gerekir.