CGTN / Andrew Korybko

Cumhuriyetçilerin Covid-19’un kökenleri raporu sadece Wuhan Viroloji Enstitüsü hakkındaki, enstitünün sözde gizlice biyolojik silah araştırmaları yapmaktan ve bu yüzden orada kazayla bir salgının çıkmasını gizlemekten sorumlu olduğu gibi, gözden düşmüş birçok komplo teorisini tekrarlıyor. Bu sözde “raporda” yeni hiçbir şey yok. Tek pratik amacı yaklaşık bir buçuk yıl önce salgının ilan edilmesinden sonra paylaşılan en yaygın yanlışların bir listesi olmak. Yine de bu rapor ABD’nin Çin’e karşı hibrit savaşıyla ilgili yanıltıcı amaçlar için kullanılabilir.

Son raporun açıklanma zamanı tesadüf olmaktan fazla bir şey olabilir. ABD Başkanı Joe Biden İstihbarat Kurumları’na bu konuda 90 gün içinde bir rapor hazırlamaları emrini verdi. Bu tarih bu ayın sonunda bitiyor. Bu kurumların kesinlikle ne sonuca varacakları ve bulgularının bilimsel olarak doğru olup olmayacağı belirsiz, ama Cumhuriyetçilerin raporu bu hassas konudaki genel anlatının şekillenmesinde bir rol oynayabilir. Eğer ABD casusluk örgütleri şimdiye kadarki bilimsel bulgulara saygı gösterirler ve laboratuvar sızıntısı teorisini reddetmeyi kabul ederlerse, o zaman Cumhuriyetçilerin raporu, gelecek yılki ara seçimleri etkilemeyi amaçlayan bir ön alıcı partizan adım olarak görülebilir. 

Cumhuriyetçiler o zaman tahmin edileceği üzere Çin’e karşı bu bahaneye dayanarak yaptırımlar ve diğer yasa dışı önlemler alınması için daha saldırgan biçimde lobi yapabilirler. İstihbarat Kurumlarının bu komplo teorisine uygun hareket etmesi durumunda, o zaman Cumhuriyetçilerin raporu bu aynı önlemler için tarafsız bir uzlaşmayla sonuçlanabilir.

Her iki durumda da bu ABD-Çin gerginliklerini tırmandırmada bir rol oynama sonucunu verir. En azından muhalefet temelini canlandırmak amacıyla gelecek yılki ara seçimler öncesinde bir günah keçisi olarak hizmet edebilir. Zaten bu konuda kendi çalışmalarını yapmalarının başka bir gerçek nedeni yok.

ABD İSTİHBARAT KURUMLARI BİLİMSEL GERÇEKLERE BAĞLI KALMALI

ABD İstihbarat Topluluğu, bunu yapacak siyasi iradeye sahipse, ki bunu göreceğiz, konuyla ilgili mevcut bilimsel bulgulara uygun tarafsız bir sonuca varmak için bütün bilgilere sahip. Muhalefet milletvekillerinin onlardan fazla bilgiye sahip olması imkânsız. Önce Cumhuriyetçilerin raporunun yazılması, muhalefetin laboratuvar sızıntısı komplo teorisini benimsemesine uyması için İstihbarat Topluluğu’na baskı yapmayı ve kendilerininki öyle iken, kafası karışmış seçmenlere federal hükümetin vardığı sonuçların siyasileştirilmiş olabileceğinin sinyalini vermeyi amaçlıyordu.

Cumhuriyetçiler, eski ABD Başkanı Donald Trump salgının çıkmasından Çin’i sorumlu tutmaya başlamasından sonra, Demokratlardan önce Covid-19 salgınını siyasileştirmişti. Demokratlar da salgını siyasileştirdi ama ilk olarak sadece geçen yılki başkanlık seçimlerinde kendilerine bir avantaj sağlamak için. Ancak iktidara geldikten sonra, belki de hangi kişisel nedenlerden dolayı olursa olsun yanlış iddiaları kabul eden kafası karışmış seçmenlerde bu komplo teorisi bir karşılık bulduğu için, onlar da Cumhuriyetçilerin komplo teorisi ile flört etmeye başladı. Buna karşı davranmak, bazı hesaplamalara göre, Demokratların yeniden seçilme ihtimali için kötü olabilirdi.

Birçok insan zaten şu anda neye inanacaklarına karar vermiş durumda, dolayısıyla Cumhuriyetçiler ya da İstihbarat Topluluğu’nun raporlarının Amerikalıların çoğunun düşündüğünü değiştirmesi olası değil. Aksine, bütün yaptıkları kendi otorite konumlarından belirli yorumları meşrulaştırmaya çalışmak. Bunu akılda tutarak, Cumhuriyetçilerin raporu bazılarının ilk bakışta düşüneceğinden daha manipülatif olarak görünmeye başladı. Açıklandığı üzere, onların ABD casusluk örgütlerinden daha fazla bilgiye sahip olmaları imkânsız. Muhalefetin bütün yapmak istediği tribünlere oynamak ve bazı seçmenlerin demagojik yanılsamalarına oynamak.

Sadece ABD İstihbarat Kurumlarının, kendisini sorumsuz komplo teorilerinden uzak tutarak ve bilimsel gerçeklere bağlı kalarak doğru şeyi yapması ve sonunda Cumhuriyetçilerin Covid-19’un kökenleri raporunun kirli çamaşırlarını ortaya dökmeleri ümit edilebilir. Yine de özellikle ABD’nin Çin’e karşı hibrit savaşının tırmandırılması için bir bahane olarak bütün salgının zaten ne kadar siyasileştirildiği dikkate alınırsa, bu senaryonun gerçekleşeceğine kesin gözüyle bakılamaz. Bu nedenle, İstihbarat Kurumları Cumhuriyetçilerin siyasileşmiş sonuçların hem gelecek yıl yapılacak ara seçimler öncesinde partizan nedenlerle hem de Çin’e karşı stratejik nedenlerle bir dereceye kadar doğruluk payı verebilir.