Çağın hastalığı “Dijital Obezite” oldu. Dijital araçların ölçüsüz kullanımı sağlığımızı etkileyerek ruhsal ve bedensel rahatsızlıklara neden oluyor. Uzmanlar dijital obeziteye karşı dijital detoks öneriyor. İşte 11 maddelik diyet listesi…

Teknolojinin ve dijital dünyanın faydalarının yanı sıra kontrolsüz ve ölçüsüz kullanılması, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek riskler taşıyor. Bu kapsamda yapılan araştırmalar, dijital bağımlılığın fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki zararlarını ortaya koyuyor.

Artık daha az yüz yüze görüşmeler yapıyor, akıllı telefonlarımızı elimizden düşürmüyor, her dakika e-postalarımızı kontrol ediyor, zamanımızın büyük bir kısmını sosyal medyada geçiriyoruz. Araştırmalar bir günümüzün yaklaşık yüzde 33’ünü internette yüzde 12’sini ise sosyal medyada geçirdiğimizi ortaya koyuyor. Bu dijital araçların uzun süreli ve kontrolsüz kullanımı ise çeşitli dijital rahatsızlıklara sebep oluyor. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm ofisinin yaptığı araştırma “sosyal medyaya” bağlı olarak yeni hastalıkların ortaya çıktığını gösterdi. Yeni çağda ego sörfü, nomofobi, photolurking, siberhondrik, fare ve klavye rahatsızlığı gibi hastalıklar baş gösterdi. Bunların genel adı olan “Dijital Obezite” ise çağın sorunu. “Dijital Obezite” konusu, CRI Türk’te İlkay Akkaya’nın hazırlayıp sunduğu Yakın Gelecek programında ele alındı.

Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Selman Tunay Kamer, dijital obeziteyi şöyle anlattı:

“Dijital bir çağda yaşıyoruz. Teknolojinin nimetlerini kullanırken aynı zamanda olumsuz yönleriyle de karşı karşıya kalıyoruz. Bunların bir tanesi de bu dijital araçların yoğun bir şekilde kullanılması. Gerçek dünyada ne varsa sanal dünyada da aynı terimler ve kavramlar var. Bu kavramlardan bir tanesi de ‘dijital obezite’. Yoğun bir şekilde yanlış beslenme tarzından dolayı aşırı derecede kilo almamıza nasıl ‘obezite’ diyorsak, dijital mecrayı da yanlış kullanmaktan dolayı ‘dijital obezite’ oluyoruz.”

Özellikle eğlence ve vakit geçirmek için kullandığımız dijital araçları bir süre sonra zorunlulukmuş gibi kullanmaya başladığımızı belirten Kamer, bu araçların stres seviyemizi de artırdığına dikkat çekiyor. Kamer, “Sürekli bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Özellikle sosyal medya kullanırken. Sürekli bir şeyler paylaşılıyor, yeni bir şey paylaşılacak mı, diye bekliyoruz. Acaba mesaj mı geldi? diye telefonumuzu yoklama istediği duyuyoruz. Hafif bir ışık yansıması olsa ‘Beni biri mi aradı?’ düşüncesi var. Eğlenceli vakit geçirmek için kullandığımız şey aslında bizim beynimizi yorarak stres seviyemizi daha da artırıyor.” dedi.

Dijital obeziteye karşı dijital detoks yapmamız gerektiğini belirten Doç. Dr. Kamer’in diyet önerileri ise başlıklar halinde şunlar:

AİLE TOPLANTISI YAPIN

‘Dijital detoksu’ aile olarak uygulamanın daha başarılı olduğunu gözlemliyoruz. Bu kapsamda aile toplantıları düzenlenerek dijital araçların aşırı kullanımının zararları üzerine konuşulmalı. ‘Dijital detoks programımızı nasıl gerçekleştiririz?’ diye birtakım kurallar belirlenmesi gerekiyor.

DİJİTAL ALET KULLANIM ALANI OLUŞTURUN

Dijital cihazlarımızı sadece bir alanda kullanmak için bir yer belirlememiz lazım. Cep telefonlarımızı, tabletlerimizi diğer akıllı cihazlarımızı evin her yerinde kullanmamalıyız. Örneğin, ortak kullanılmayan farklı bir odada olabilir. Cihazı kullanma ihtiyacı duyan bir kişi o dijital alet kullanım alanına geçerek orada kullandıktan sonra tekrar ortak yaşam alanına dönebilir.

TELEFONU HER YERE TAŞIMAYIN

Eve geldiğimizde telefon taşımamalıyız. Mutfağa, yatak odasına nereye gidersek telefon yanımızda oluyor. Yanımızda taşımamalıyız.

KULLANMADIĞINIZ DİJİTAL ALETLERİ KAPATIN

Tabletinizi kullanmıyorsanız kapatın. Telefonu kullanmıyorsanız kapatın. Ayrıca akıllı cihazların bildirimlerini kapatmalıyız. Bildirim özelliklerini kapattığınızda en azından sizi yönlendirmemiş olur.

SOSYAL MEDYA HESAPLARI ÖLÇÜLÜ KULLANILMALI

YouTube, Facebook, Instagram, TikTok zamanımızı fazlasıyla çalan uygulamalar. Bunları mümkün olduğunca ölçülü bir şekilde kullanmalıyız. Hatta kullanmadıklarımızı, gerçekten işimize yaramadığını düşündüklerimizi de akıllı cihazlarımızdan silmemiz gerekiyor. Geçici bir çözüm olarak profillerimizi dondurabiliriz. 1 saatlik, 3 saatlik, 1 haftalık gibi denemeler yapabilirsiniz. Gerçekten işinize yarayıp yaramadığını böylelikle ölçmüş olursunuz.

DİJİTAL ALET ŞARJ İSTASYONU BELİRLEYİN

Evinizin bir köşesini tabletlerinizi, telefonlarınızın veya diğer akıllı cihazlarınızın şarj edilme yeri olarak belirleyin ve bu aletler şarj olurken kullanmayın.

E-POSTA KONTROL ZAMANLARI BELİRLEYİN

Pandemi nedeniyle evden çalışma var. Bu açıdan özellikle e-postalarımızı kontrol etmek için zaman belirlemeliyiz. Sürekli e-posta kontrolü yapmak yerine belli zaman aralıklarında e-postalarımızı kontrol etmeliyiz.

ANALOG CİHAZLAR KULLANIN

Özellikle müzik dinlemek için veya saati öğrenmek için akıllı cihazlarımızı kullanıyoruz. Müzik dinlemek için analog cihazlar, analog saatler dediğimiz, kol saatleri, duvar saatleri kullanılabilir. En azından akıllı cihazlarımızla temasımızı daha azaltma olanağı sağlar.

ALARM KURUN

Kendinizi kontrol etmek için alarm kurabilirsiniz. Örneğin, 30 dakikalık ya da 1 saatlik bir alarm kurun. Alarm çaldığında akıllı cihazlarınızı elinizden bırakın.

MOBİL VERİYİ KAPATIN

Dışarı çıktığımızda mobil veri kullanıyoruz. Bildirimlerin size daha geç ulaşması veya sosyal medyayı kontrol etmemek adına mobil veri kapalı tutulabilir. Artık her yerde internet var. Genellikle de mobil veri yerine Wi-Fi kullanıyoruz. Ayrıca beli zaman aralıklarında Wi-Fi de kapatılabilir.

TEKNOLOJİ OLMAYAN BİR GÜN

Teknolojiden uzan bir gün geçirmeyi deneyebilirsiniz. Bunu deneyimlediğinizde bu akıllı cihazlardan ve sosyal medyadan uzakta bir hayat geçirebileceğinizi görmüş olacaksınız.