CGTN / Nikola Mikovic

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinde bir savaş kaçınılmaz gibi görünüyor. Binlerce mülteci Rusya Federasyonu’na doğru yola çıktı ve bağımsızlıklarını ilan eden Donetsk Halk Cumhuriyeti (DPR) ve Lugansk Halk Cumhuriyeti (LPR) silahlı güçleri, Ukrayna ordusunun, Ukrayna ve ayrılıkçı bölgeler için trajik sonuçlara yol açabilecek bir adım olan askeri saldırı başlatmasını bekliyor. 

Görünürde, Ukrayna ve Donbas bölgesi, 2015 yılında Belarus’un başkentinde imzalanan ateşkes anlaşması Minsk 2 Anlaşması’na bağlılar, ancak gerçekte bu belge uzun süredir hükümsüz bir belge. Ancak bugün bile ne Kiev ne de Donbas temsilcileri, bu tür bir hareketin savaşın alternatifi olmadığı anlamına geldiği için Minsk 2 Anlaşması’ndan resmi olarak çekilmeyi göze alamıyorlar. Batılı yetkililer ise diğer taraftan Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesinin an meselesi olduğunu iddia etmeyi sürdürüyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden 18 Şubat’ta, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’yı işgal etmeye karar verdiği konusunda “ikna olduğunu” söyledi. ABD’nin Avrupa Güvenlik ve İş Birliği Teşkilatı temsilcisi şu anda Ukrayna sınırında 190 bin kadar Rus askeri bulunduğunu savundu. 

Doğru olsa bile bu, Moskova’nın mutlaka komşusuna saldırmayı planladığı anlamına gelmiyor. Rus askerlerinin Ukrayna sınırı yakınındaki askeri tatbikatlarının amacı muhtemelen, Kiev yönetimini Donbas anlaşmazlığını güçle çözme girişiminden vazgeçirmeyi amaçlıyor. Bununla birlikte Batı destekli Ukrayna sonunda bağımsızlık ilan eden Donbas cumhuriyetlerine karşı büyük bir saldırı başlatmaya karar verirse, Rusya’nın müdahale etmesi bekleniyor, ancak bu noktada bazı Batılı uzmanlar ve siyasetçilerin tahminlerine göre, Rus jetlerinin Kiev’i bombalaması pek mümkün görünmüyor. 

MOSKOVA’NIN ZOR BİR SEÇİM YAPMASI GEREKEBİLİR

Rusya Devlet Duma Başkanı Vyacheslav Volodin 19 Şubat’ta, “Rusların ve DPR ile LPR’de yaşayan vatandaşların yaşamlarına yönelik tehditler artarsa, ülkemiz onları savunacaktır.” dedi. Rusya’dan gönüllülerin ve muhtemelen bazı özel askeri şirketlerin, en azından çatışmanın ilk aşamasında Donbas bölgesinde savaşmaya gitmesi tamamen mümkündür. Ancak Ukrayna’nın son iki ayda ABD ve diğer NATO ülkelerinden tonlarca silah aldığı göz önüne alındığında, Donbas halk milisleri ve Rus gönüllülerin potansiyel bir Ukrayna saldırısını püskürtebilmesi son derece şüphelidir. 

Moskova’nın er ya da geç zor bir seçim yapması gerekebilir; açıkça Donbas çatışmasına müdahale etmek, bu da hiç şüphesiz Batı’nın Rusya’ya yönelik daha fazla yaptırım yapması ya da bağımsızlığını ilan eden Donbas cumhuriyetlerinin varlığını tehlikeye atacak bölgedeki muhtemel Ukrayna eylemlerini görmezlikten gelmesi anlamına geliyor. Rus haber ajansı TASS’a göre, 19 Şubat’ta Ukrayna sınırına bir kilometre mesafede Rusya’nın Rostov bölgesinde bir top mermisi patladı. Rus ordusunun karşılık vermemesi gerçeği, Kremlin yönetiminin halen Donbas çatışmasına doğrudan dâhil olmaktan tereddüt ettiğini gösteriyor.

BÖLGEDE GERGİNLİK SÜRÜYOR

Öte yandan Moskova’nın birkaç balistik füze fırlatarak büyük çaplı nükleer tatbikatlara başlaması, Ukrayna ve Batı’ya Rusya’nın Ukrayna’nın mevcut durumu değiştirme girişimlerine hoşgörülü yaklaşmasının mümkün olmadığını göstermede diğer bir mesaj olarak yorumlanabilir. Bu, ancak Rusya’nın asla nükleer füzelerini Ukrayna veya herhangi bir Batılı ülkeye karşı kullanacağı anlamına gelmiyor. Kremlin’in bir sonraki adımlarının daha sınırlı olması bekleniyor. ABD’li yetkililerin, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin “eli kulağında” olduğu yönündeki tahminlerine rağmen, Moskova yönetiminin, bazı Batılı siyasetçilerin aylardır açıkladığı gibi Kiev’i ele geçirmeye niyetli olduğuna ilişkin herhangi bir işaret göstermiyor. Rus diplomatların Ukrayna’nın başkenti Kiev’deki çalışmalarına devam etmesiyle ilgili mutlak gerçek, bu noktada Kremlin’in komşusuna karşı bir savaş başlatmayı düşünmediğine işaret ediyor. 

Ukrayna’nın kendisinin bir askeri senaryoyla ilgilenip ilgilenmediği oldukça şüphelidir. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e göre, Ukrayna barış istiyor. Zelenskyy, 19 Şubat’ta Münih’te ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris ile yaptığı görüşme sırasında, “İhtiyacımız olan yol barışçıl ve diplomatik yoldur. Son sekiz yıldır bunu yapıyoruz. İstediğimiz tek şey ülkemizde barışın sağlanması.” dedi. Yine de barışa giden yol diğer bir savaştan geçerse? Gerçekten de ne Ruslar ne de Ukraynalılar savaşmaya hevesli görünmüyor, ancak bölgedeki gerginlik şimdiden kısa sürede neredeyse azalması mümkün olmayan yüksek bir seviyeye ulaştı.