CGTN / Song Xin

Rusya’nın özel askeri operasyonu başladı. Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’yı askerden arındırma hedeflerine ulaşmadan önce Rus tarafının uzlaşmayacağını son derece açık biçimde ifade etti. Ancak Ukrayna’nın askerden arındırılması, bu ne anlama geliyor? 

Putin’in, Rusya’nın NATO’nun komşusuna doğru daha fazla genişlemesini kabul etmeyeceğini açıklığa kavuşturmak için Ukrayna’nın NATO yanlısı hükümetine bir ders vermek istediği net. Bu yüzden Putin’in, NATO ülkeleri ve Rusya arasında güvenli bir tampon bölge yaratma yönündeki nihai amacına ulaşmadan önce Rus ordusunun askeri eylemlerine devam edeceğini ve hatta yoğunlaştıracağını tahmin edebiliriz. Bu gerçekte ne kadar kötü olabilir?

Rusya ve Gürcistan arasında Ağustos 2008’de meydana gelen savaş bize bir ipucu verebilir. Uzun süredir Abhazya ve Güney Osetya’da Rus etnik grupları tarafından kontrol edilen tartışmalı bölgeler vardı. Gürcistan hükümeti, toprak bütünlüğünü yeniden kurmak için önce yerel ayrılıkçı gruplarla savaştı. Çatışmalar Rus askerlerinin Rus yanlısı etnik grupları korumak için her iki bölgeye girmesine yol açtı. Savaş, iki taraf sakinleşmeden ve Avrupa Birliği (AB) ara buluculuğuyla bir ateşkes anlaşması imzalamadan önce beş gün sürdü. 

AB EKONOMİSİ ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR

Uzun bir savaş olasılığı nispeten düşük. Birkaç sebepten ötürü: İlk olarak Rusya uzun süreli bir savaşı kaldıramaz. Rusların çoğu, Ukrayna’nın bir NATO üyesi olmasını engellemek için askeri güç kullanmanın doğru olduğuna inanmasına rağmen, Rus toplumu uzun bir savaşı kabul etmeyi istemeyecektir.

İkincisi AB de bu tür bir savaşı kaldıramaz. AB savaşı durdurmakta başarısız olursa, savaş kontrolden çıkabilir. Bu insanların görmek istediği en son şey olan bir nükleer savaş olasılığı anlamına gelmektedir. Bu yüzden AB şimdi bu nükleer tehdidi önlemek amacıyla bütün iletişim kanallarını açık tutmalıdır. Bunun yanı sıra Ukrayna’daki savaş AB içinde de potansiyel bir gerileme anlamına geliyor. AB ekonomisi zaten salgın yüzünden sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Rusya ile bir savaş enflasyonun artması, daha fazla mülteci, artan enerji fiyatları ve artan savunma bütçesi demektir. AB kesinlikle buna hazır değil. 

Putin kararını açıkladıktan sonra ABD ile birlikte G7 şaşkınlığını ve başka bir yaptırım dizisini koordine etme isteğini ifade etti. Rusya açısından, yaptırımlar asla Rusların jeopolitik stratejisini izlemesini önlemede işe yaramadı. Yaptırımlar Rus halkı için bazı güçlükler yaratıyor, ancak Rusya ve dünyanın geri kalanı arasındaki temel ilişkiyi hiçbir zaman değiştirmedi. 

YAPTIRIMLARIN İKİ TARAFI VAR

Yaptırımlar niçin başarısız oldu? Aslında çok basit. Yaptırımların paralel olarak iki tarafı vardır: Yaptırımların genel algısı ve gerçekte yaptırımlar. Örneğin, Batılı hükümetler Rusya’ya yönelik ithalat yaptırımı uyguladığı zaman insanlar o zaman, Rusya’nın meyve ve gıda için Avrupa’nın yerine başka bir ithalat kaynağı bulması gerektiğini düşünebilir. Fakat gerçekte bu böyle çalışmıyor. Batı’nın 2008 yılında Rusya’ya karşı ciddi ticari yaptırımlar uygulamaya karar vermesinden sonra ticaret rakamlarına baktığımızda, Fas’ın aniden Rusya ile en büyük ticaret ortağı haline geldiğini göreceğiz. Fas, meyve ve gıda ithalatında İspanya ya da İtalya’nın yerini aldığı için değil, ancak Avrupa mallarının etiketlerinin Avrupa yerine Fas olarak değişmesi nedeniyle. Firmaların bazı yaptırım kurallarını aşmasının gerekmesi haricinde işler her zamanki gibi devam etti. AB ve üye ülkeler bunun farkındalar, ancak bu uygulamayı durdurmak için herhangi bir şey yapmadılar. İki taraf arasındaki suç ortaklığının yeni bir türü olarak sonuçlandı. 

Diğer önemli bir mesele elbette Avrupa’nın enerji güvenliğiyle ilgilidir. Rusya Avrupa’ya enerji tedarikini keser mi? Bütün endişelere rağmen, kişisel olarak Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz arzını tamamen keseceğini düşünmüyorum. Rusya, Ukrayna’dan geçen boru hatları üzerinden giden doğal gazı kesebilir. Enerji ilişkisinin son 40 yılda sağlam olduğu kanıtlanmıştır. Soğuk Savaş sırasında bile Rusya, Avrupa’nın en güvenilir enerji tedarikçisiydi.

AB, yeni enerji kaynakları için araştırmaya başlasalar da Rusya’nın doğal gazına epeyce bağlı olan ülkeler için bunu zamanında asla gelmeyeceğini çok iyi biliyor. En fazla etkilenen ülkeler Almanya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’dır. Bu, Macar hükümetinin AB, Rusya’ya karşı daha ciddi yaptırımlar hakkında konuştuğunda niçin gönülsüz davrandığını bir dereceye kadar açıklıyor. Önümüzde birçok belirsizlik var, kesin olan şey Rusya dönüşü olmayan bir noktaya ulaştı. Bunun onlarca yıl Rusya, Ukrayna ve Avrupa toplumlarına etkisi olabilir. Dünya tarihine bu an damgasını vuracak.