Haber: Mehmet Kıvanç

Dünyada 1970’lerde başlayıp 1990’larda tamamlanan yüksek enflasyon, şok faiz artışları, stagflasyon ve durgunluk serisinin 21. yüzyıl koşullarında tekrar ettiğini düşünen Doç. Dr. Cüneyt Dirican, Ukrayna’daki jeopolitik hesaplaşmayla birlikte küresel ekonominin yeni 20 yıllık döngüye girdiğini söyledi. Yeni dönemin ana özelliği ise enflasyonun “kolay kolay düşmeyecek” olması ve hızla içe kapanmayla birlikte duvarların yükselmesi olabilir.

Çeşitli şekillerde adlandırılan Ukrayna’daki jeopolitik hesaplaşma üzerine peş peşe alınan yaptırım kararlarının, dünya ekonomisini telafisi zor bir kriz döngüsüne sokma ihtimali artık daha belirgin bir tehdit olarak ortada duruyor. Doç. Dr. Cüneyt Dirican, üst üste gerçekleşen olumsuz senaryoların yeni bir krizi tetikleme ihtimalini kuvvetli görenlerden:

“Şu anda tam öyle bir sürecin başındayız. Rusya-Ukrayna savaşı olmadan evvel bir emtia ve enerji fiyatlarını konuşuyorduk. Doğal gazda fiyat zaten uçup gitmişti. Üstüne bir de bu geldi. Petrol tarafında 120 dolara giden bir varil fiyatı, zaten enflasyon Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa’da yüksekti, tedarik zinciri sorunları hala devam ediyor. Bu enflasyon bu saatten sonra kolay kolay düşmez.”

“YAPTIRIMLAR TERS TEPECEK”

Manşet programında Ukrayna krizinin dünyaya etkilerini konuştuğumuz İstanbul Arel Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Dirican, “Bir de ayın diğer yüzü var” diyerek yaptırımların herkesi vuracağını kaydetti:

“Bu ambargolar geriye de tepecek haliyle. Bu saatten sonra ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklediği gibi enflasyon kolay kolay düşmez. Bir mucize olmadığı takdirde yılın ikinci yarısında da düşmez. Bu saatten sonra ateşkes de gelse, Kiev önümüzdeki hafta düşse, teslim olsa ya da Rusya farklı bir şey yapsa da bunun etkileri hemen parmak şıklatır gibi iki ayda geçmez.”

“HA FAİZ ARTIŞI HA NÜKLEER BOMBA”

Doç. Dr. Cüneyt Dirican, Mart ayında Fed’in yüksek faiz artışına gitmesi senaryosunu şöyle değerlendirdi:

“Cin şişeden çoktan çıktı. Mızrak bu saatten sonra çuvala sığmaz. Nasıl tarif ediyorsanız… Minimum üç beş yıllık dalgalanmayı getirir. Fed beklendiği gibi yüksek faiz artışıyla bir hata daha yaparsa, ha nükleer santrale bomba atmışsın ha piyasalara faiz atmışsın aynı kapıya gelir. Bu iş direkt stagflasyona götürür. Böyle bir sürece girdik.”

“PETROLÜN TIRMANIŞINI EKONOMİLER TAŞIYAMAZ”

Küresel salgının ilk aylarında vadeli piyasalarda petrolün varil fiyatı eksi 40 doları görmüştü. Ekonomilerin toparlanması ve arz şokları nedeniyle durum değişti. Talebin patlaması enerjiye olan talebi ve enerjinin fiyatını yükseltti. Ukrayna kriziyle petrol fiyatlarındaki tırmanış devam ediyor. Doç. Dr. Cüneyt Dirican, petrolün tarihi rekor olan 140 dolar düzeyini görme olasılığına dikkat çekiyor:

“Önce 125 dolar ardından 140 dolar seviyesi aşılırsa petrolde bunu dünya üzerinde taşıyabilecek ekonomi yok. ABD’de Joseph Biden’ın emriyle ulusal rezervlerden piyasaya petrol vermek zorunda kaldılar.”

“YENİ LEHMAN BROTHERS KRİZLERİ KAPIDA”

Dirican’a göre, Rusya İran Venezüella gibi petrol ve doğal gaz üretici ülkelerin yaptırımlara maruz kalması ters tepecek. Dirican giderek sertleşen yaptırım rejiminin olası sonuçlarını ise “Ambargoyu kolay ekonomilerin yediği hurmalar hepimizin yediği hurmalar şeklinde dönüşecek maalesef” diyerek izah etti.

Petrol üreten ülkelerin bu ortamda fiyatı düşürecek şekilde arz artışı yapmayacaklarını kaydeden Dirican, belirsizliklerin büyüdüğünü ve bankacılık sektörünün risk altında olduğunu belirtti:

“Bence ez az savaş kadar önümüzdeki en büyük tehlike bu yıl yaşanacak Lehman Brothers benzeri bankaların battığı şirketlerin temerrüde düştüğü senaryoların yaşanması… O zaman keşke 2021’de kalsaydık demeye başlarız.” 

“20 YILLIK DÖNGÜDE DUVARLAR YÜKSELECEK”

Ambargo ve yaptırımlar alternatif ödeme sistemlerinin gelişmesine neden olabilir mi? Dirican, şu yanıtı vererek sözlerini noktaladı:

“Bir anda rezerv para dolardan kaçış tetiklenebilir. 68 Prag Baharı’ndan daha kanlı oldu ama aşağı yukarı aynı sonucu verebilir. Bu işin sertleşebileceği bir döneme girdik. En aşağı 20 yıllık bir süreç. Glasnost ve Prestroyka bittikten sonra Trump’ın seçilmesine kadar 20 yılda küreselleşme vardı. Trump ve Brexit’le yerelleşmeye dönmüştük. Para da ana vatanına ABD’ye kaçtı. (Vladimir) Putin’in tarihi konuşmasıyla yeni bir sürece girdik. Şimdi önümüzde ulusallaşmayı hızlandıracak bir süreç her anlamda. Büyük olasılıkla duvarların hızla örüldüğü bir sürece girmiş olabiliriz. Dışa bağımlılığın hızla azaltılması ve yerli malı yurdun malı sürecine hızla girilmesini tetikliyor olabilir bu yaşananlar. Değişik günler bizi bekliyor.”