Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumunun (UNESCO) raporuna göre, yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle geçen yıl müzelerin yaklaşık yüzde 90’ı ortalama 155 gün ziyarete kapatıldı.

Dünya genelinde normal zamanlarda müzelerin genelde haftada 1 gün tatil olduğu dikkate alındığında, aslında bu rakam, müzelerin yılın yarısını kapalı geçirdikleri anlamına geliyor. Bunun yanında, 2021’in başından bu yana da çoğu müze artan enfeksiyon oranları nedeniyle kapılarını tekrar kapatmak zorunda kaldı.

18-24 Mayıs Müzeler Haftası için derlenen bilgilere göre, dünyanın dört bir yanındaki müzeler, Covid-19 kaynaklı kısıtlamalar nedeniyle zor günler geçiriyor. Dünya çapında müzelerden bazıları çevrim içi sergilere yönelirken bazıları ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor.

UNESCO’nun 87 üye devletteki 104 bin müzenin verilerine dayanarak hazırladığı rapora göre, kültür ve sanat sektörü Covid-19 salgınından ciddi şekilde etkilenirken, özellikle müzeler ağır darbe aldı.

155 GÜN KAPALI KALDILAR

UNESCO raporuna göre, geçen yıl müzelerin yaklaşık yüzde 90’ı ortalama 155 gün kapalı kaldı.

Raporda, salgın nedeniyle 2020’de 2019’a kıyasla ziyaretçi sayısında ortalama yüzde 70, gelirlerde ise yüzde 40 ila 60 düşüş olduğu kaydedildi.

Raporda görüşlerine yer verilen UNESCO Başkanı Audrey Azoulay ortaya çıkan tabloyla ilgili “Covid-19 salgını gibi bir krizin ortasında bile kültüre erişimi sağlamanın ve ortak mirasımızı tüm çeşitliliği içinde korumanın temel önemini gözden kaçırmamalıyız.” ifadesini kullandı.

Salgını iyileştirme politikalarında müzelere ayırdıkları yerin, korunmak istenen toplumsal değerler hakkında çok şey söylediğini kaydeden Azoulay, devletlerin bu zor dönemde, sadece hayatta kalmalarını garanti altına almak için değil aynı zamanda onları geleceğe hazırlamak için de iddialı bir kültür politikası yoluyla müzeleri desteklemede önemli rolünün olduğunu belirtti.

UNESCO’dan yapılan açıklamada, müzelerin gelecek nesiller için mirası koruduğu, yaşam boyu öğrenmeyi teşvik ettiği, kültüre eşit erişim sağladığı ve insanlığın ortak değerlerinin yayılmasına yardımcı olduğu vurgulandı.

Müzelerin sahip olduğu toplumsal kalıntıların toplumları bir arada tutmaya yardımcı olmak için hayati öneme sahip olduğuna ve turizm endüstrisinde önemli rol oynadığına dikkat çekiliyor.