Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, Ukrayna krizindeki son gelişmeleri ve dünyaya yansımalarını değerlendirdi.

Ukrayna krizinde dünün en önemli gelişmesinin “sessizlik rejimi” diye adlandırılan Rusya’nın geçici ateşkes olayının olduğunu belirten İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Rusya, Ukrayna’nın birçok şehrinde koridor açtı. Özellikle Rusya’ya doğru sivillerin tahliyesine izin verildi. Dün yapılan açıklamada da yaklaşık bin kişinin Poltava’ya tahliye dildiği bildirildi. Fakat Ukrayna’daki yönetim belirlenen yerlerde yapılan tahliyelere sıcak bakmıyor ve bunları engellemeye çalışıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, operasyonların durdurulması için Kremlin’in şartlarından olan Kırım ve Donbass Cumhuriyetlerinin tanınmasını tartışmaya açık olduğunu söyledi. Bence en kritik açıklamalardan biri oldu. Zelenskiy’in geri adım ataması belki anlaşma noktasında en azından bir ışık yakmış oldu.

“ABD, ‘SAVAŞI FİNANSE ETMEYECEĞİM’ DİYORSA NORMALLEŞMESİ LAZIM”

Amerika Bileşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, Rusya’dan enerji ithalatını yasakladı. Buna İngiltere de eşlik etti. Bu yepyeni bir durum. Bir anlamda Rusya’ya karşı ekonomik sıkıştırmanın devamı anlamına geliyor. Fakat gördüğümüz kadarıyla Rusya da buna karşı önlemlerini artırdı. ABD, ‘savaşı finanse etmeyeceğim’ diyorsa normalleşmesi lazım. Normalleşmemesi durumunda işler daha da sıkıntıya gidecektir. Daha önce de belirttik, burada en büyük sıkıntıyı çeken Avrupa. Enerjide tamamen dışa bağımlı ve bu nedenle çok ciddi sıkıntı ile karşı karşıyalar.

Erdoğan-Putin görüşmesi anlaşma noktasında bir açık kapı bırakıyor. Erdoğan bu görüşmelerde bir ara bulmaya çalışıyor. Zelenskiy, Erdoğan’a görüşme için açık çek vermişti. Rusya tarafı ise daha temkinli ve farklı hareket ediyor. Rusya harekâtın başladığı günden bu yana politikasında fazla bir değişikliğe gitmemiş gözüküyor.

Türkiye’de ‘ayçiçek yağı’ sorunu var. İnsanlar neredeyse garip bir şekilde yağa saldırmaya başladı. Fiyatları çok tetiklediler. Azak Denizi’nde ham yağ yüklü gemiler vardı. Erdoğan-Putin görüşmesinde bu sorun da belli bir ölçüde çözüme kavuşmuş gözüküyor. Putin, buğday ve ayçiçek yağı yüklü yaklaşım 30 geminin serbest bırakılması için talimat vereceğini söyledi. Böylece Türkiye, buğday ve yağ konusundaki sıkıntıları belli ölçüde aşacaktır.

BARIŞ UMUDU ANTALYA’DA MASADA

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Ukraynalı mevkidaşı Dimitro Kuleba Antalya’da bir araya gelecek. Bu gerçekten önemli bir görüşme. Rusya ile Ukrayna arasında dördüncü görüşme olacak ve bakanlar seviyesine çıktı. Bu anlamda da önemli. Türkiye bu konuda yoğun çaba sarf ediyor.

Yurt dışından Ukrayna ya gönderilen paralı askerler sorunu var. Bunlara ‘gönüllüler’ denilse de daha önce bunu 2014’teki ‘Turuncu Devrim’ sırasında net bir şekilde görmüştük. Özellikle Balkanlardaki ülkelerden insanları para karşılığında getirdiler ve Ukrayna’da savaştırdılar. Şu anda da benzer bir hamle gözüküyor. Bunların finansmanını da önemli ölçüde ABD’liler ve Avrupalılar karşılıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da buna dikkat çekti ve ‘Bu çok tehlikeli olur.’ dedi.

BATI’DA RUS KARŞITLIĞI

Rus karşıtlığında işi kedilere kadar getirdiler. Rus yazarların yasaklanması, Rusların restoranlara sokulmaması girişimleri ve Rus öğrencilerin üniversitelerden silinmesi var. Hakikaten ırkçılık noktasında bir durum ortaya çıktı. Şimdi buna karşı tepkiler var. Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, ‘Dostoyevski’nin ders programlarından çıkarma neyin nesi. Bu Batı’nın başlattığı cadı avıdır.’ dedi. Yine ABD’deki senatörlerden de tepkiler gelmeye başladı. Arizona eyaletinin Cumhuriyetçi partiden senatörü Wendy Rogers, Ukrayna lideri Zelenskiy için, ‘Soros ve Clintonların küreselci bir kuklası’ ifadelerini kullandı. Pakistan Başbakanı İmran Han da geçen hafta ülkesini ziyaret eden ve İslamabad’ı, Rusya’nın Ukrayna’daki askeri harekâtını kınamaya çağıran Batılı temsilcilere, Pakistan’ın Batı’nın kölesi olmadığını ve ülkesinin bağımsız bir duruşu olduğunu vurguladı.

Rusya, ‘hasım ülkeler ve bölgeler’ listesini onayladı. Kritik listelerden biri de bu. Herkes Rusya’ya karşı kampanyaya gidince Rusya da karşı önlemler almaya başladı. Bu listede ABD, tüm AB ülkeleri, Kanada, Birleşik Krallık, Ukrayna, Japonya, Güney Kore, İsviçre, Singapur ve Rusya’ya yaptırım uygulayan 15 ülke yer alıyor. Rusya bu listedeki ülkelere Rus şirketlerinin borçlarını Rus rublesi üzerinden izin veriyor. Yani eğer Batı bu politikasını sürdürürse Rusya’nın adımlarını artacağının işareti.

RUSYA’DAN “BİYOLOJİK LABORATUVAR” İDDİASI

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’da ABD’ye ait 30 biyolojik laboratuvar bulunduğunu iddia etti. Bu konu gerçekten çok çok önemli. Biyolojik laboratuvar konusu bir süredir tartışılıyor. Daha önce ABD’nin Gürcistan’da da bu tür laboratuvarlar kurduğu gündeme gelmişti. İki ülkenin de Rusya’nın hemen sınırında olması dikkat çekiyor. Çin de bu konuyu gündemine aldı. Çin, Rusya’nın ortaya attığı ‘ABD ordusunun Ukrayna’da biyolojik silah laboratuvarları kurduğuna’ ilişkin iddiasını yineleyerek, Washington yönetimine iddia edilen faaliyetlerini açıklama çağrısında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, ‘ABD’nin Ukrayna’daki biyo-askeri faaliyetleri yalnızca buz dağının görünen yüzü. ABD Savunma Bakanlığı, ‘biyo-güvenlik risklerini gidermek ve küresel kamu sağlığını güçlendirmek’ adı altında 30 ülkede 336 biyoloji laboratuvarını kontrol ediyor. Evet, yanlış duymadınız, 336. ABD, ayrıca kendi topraklarında Fort Detrick Üssü’nde de çok sayıda biyo-askeri faaliyet yürütüyor. ABD’nin gerçek niyeti nedir? Bütün dünya bilmek istiyor.’ dedi.

Bu arada ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland, Rusya’nın açıkladığı Ukrayna’daki askeri biyolojik tesislerin varlığını doğruladı. Nuland, Rus güçlerin bu tesislerdeki içerikleri ele geçirmesinden endişe duyduklarını ve Ukrayna ile beraber bunların Rusya’nın eline geçmemesi için gerekli önlemleri alma çabasını sürdürdüklerini dile getirdi ki, bu son derece kritik bir gelişme.”