Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna krizindeki son gelişmelere değinen İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Dün bütün dünyanın gözü neredeyse İstanbul’daydı. Ukrayna ve Rus heyetleri bir araya geldiler. Toplantının açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptı. Toplantı çok şeffaftı. Görüştüğüm emekli büyükelçiler çözüm getirecek toplantıların biraz daha kapalı olması gerektiğini söylediler. Çünkü kamuoyuna bazı fikirler deklare edildiği zaman oradan geri dönmek zor oluyor.

Ukrayna heyeti, Rus heyetini yapıcı bulduğunu söyledi. Günün en önemli açılamalarından biri buydu. Güvenlik anlaşmaları konusunda belki tam anlamıyla bir anlaşmaya varamadılar ama orada garantör ülkelerin isminden çok güvenlik garantisini nereleri kapsayacağına ilişkin bir sorun var. Kırım ve Donbass’daki cumhuriyetler bu güvenlik garantisinin içinde mi dışında mı? Burası biraz muğlak kaldı.

RUSYA SAVUNMA BAKANLIĞINDAN KİEV VE ÇERNİHİV AÇIKLAMASI

Rusya Savunma Bakanlığı bir jest yaptı ve Diyalog için Kiev ve Chernihiv çevresinde operasyonlar durduracağını açıkladı. Bir iyi niyet tavrı olarak bunu söylediler.

Dünkü toplantıda dikkat çeken bir olay vardı. Heyetler kendi aralarında görüştüler ancak herhangi bir sorun çıktığında belli müdahale edilmesi için Türkiye’den Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal ve Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’da toplantı mahallinde yer aldılar.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul’daki Rusya ve Ukrayna heyetlerinin müzakere toplantısına ilişkin ‘Her aşamada taraflar arasında yakınlaşmanın arttığını bugün memnuniyetle görüyoruz. Her zaman vurguladığımız gibi en öncelikli konu bir an önce ateşkesin sağlanması, kalıcı bir siyasi çözümün önünün açılmasıdır. Müzakerelerin başlamasından bu yana en anlamlı ilerleme bugün kaydedildi. Bundan sonraki süreçte her iki ülkenin dışişleri bakanlarının bir araya gelerek ortak anlayışa son şeklini vermeleri öngörülmektedir. Ardından her iki ülkenin cumhurbaşkanlarının bir araya gelmeleri gündemdedir.’ ifadelerini kullandı. Süreç sanki belli bir plan dâhilinde yürüyor havası oluştu. En azından böyle bir izlenim bırakıldı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da yaptığı açıklamada Türkiye’ye teşekkür etti.

“UKRAYNA’DAN FARKLI SESLER ÇIKIYOR”

Ukrayna’dan birkaç farklı yerden farklı ses çıkıyor. Mesela Devlet başkanı Zelenskiy’in açıklamaları sanki biraz daha olumlu gibi. Toplantıya katılanlardan farklı isimler, farklı açıklamalar yaptılar. Ukrayna’nın çıkarı tarafsızlığını ilan etmekten geçiyor. Bunu bir geri adım olarak değerlendirmemek lazım. Ukrayna’nın çıkarları Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) bağımsızlaşmak ve tarafsız olmaktan geçiyor. ABD için geri adım atmak, bir anlamda Ukrayna için ileri bir adım sayılıyor.

Oliver Stone’un yapımcılığını üstlendiği, Ukrayna’daki gerçekleri anlatan belgesellerin yönetmeni İgor Lopatonok, ülkenin bugünlere nasıl getirildiğini anlattı. Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i yakından tanıdığını belirten Lopatonok, Zelenskiy’in gerçek bir devlet adamı olmadığını söyledi. Belgeselleri çektikleri süreçte baskı altında kaldıklarını ve kendilerine ‘Rus ajanı’ dendiğini belirten yönetmen İgor Lopatonok, Batı medyası tarafından ‘barış tanrısı’ gibi gösterilen Zelenskiy’nin ülkeyi Nazilere teslim ettiğini vurguladı.

BIDEN’A DESTEK AZALIYOR, PUTIN’E DESTEK ARTIYOR

ABD Başkanı Joe Biden gaflarına devam ediyor. Biden Polonya ziyareti sonrası Beyaz Saray’da basın toplantısı düzenledi. Biden, Rusya’da rejim değişikliği çağrısında bulunmadığını ve yalnızca kendi görüşlerini söylediğini vurguladı. Putin’in davranış biçimi ve eylemlerine karşı hissettiği ahlaki öfkeyi ifade ettiğini kaydeden Biden ‘Herhangi bir rejim değişikliğini ifade etmiyorum.’ dedi. Oysa açık bir şekelde söylemişti. ‘Putin, iktidarda kalmaz, kalmamalı.’

Rusya’da yapılan anketlerde halkın Putin’e desteği artmış gözüküyor. TASS’ın paylaştığı ankete göre, Putin’e güven ve destek son dönemde yükselişe geçti ve yüzde 79,6’ya ulaştı. Tarafsız kaynakların yaptığı haberlerde de Rus halkının Putin’e desteği arttığı gözleniyor. Biden’ın durumu ise desteğin azaldığı şeklinde. ABD’de yapılan anketlerde Biden hızlı bir şekilde oy kaybettiğini gösteriyor. ABD’de yapılan varsayımsal bir ankette eski Başkan Donald Trump, 2024 başkanlık seçimlerinde Başkan Joe Biden’ın 6 puan önünde çıktı.

“ABD’NİN NİYETİ PKK’YA DESTEĞİN SÜRDÜRÜLMESİ”

ABD Kara Kuvvetleri’nin 2023 mali yılı bütçesinde, terör örgütü PKK/PYD’ye 183 milyon dolar ayırdı. Joe Biden yönetimi, 1 Ekim’de başlayacak 2023 mali yılına yönelik hükümet harcamalarını içeren 5,8 trilyon dolarlık bütçe teklifini ABD Kongresi’ne sundu. Bu bütçe talebinin 1,58 trilyon doları başkanın isteğe bağlı harcama talebi olarak adlandırılıyor. Kara Kuvvetleri bütçe talebinde 163 milyar doların temel harcamalar, 15 milyar doların ise dış operasyonlar için ayrıldığı açıklandı. Irak’taki IŞİD ile mücadele eden tüm güçler için 358 milyon dolar ayrılırken, IŞİD’le mücadele bahanesiyle PKK’nın Suriye kolu olan PKK/PYD’ye 183 milyon dolar ayrıldı. Pentagon’un 2023 yılındaki bütçesi 2022’deki miktardan 58 milyon dolar daha fazla. Bu resmi bütçe. Bir de gayriresmi olanlar var. Onları kimse bilmiyor yani ABD’nin niyeti PKK’ya desteğin sürdürülmesi.

İŞ DÜNYASINDAN DOLAR MESAJI

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TÜSİAD) seçimli genel kurulu dün yapıldı. Görevinden ayrılan Simone Kaslowski’nin sözleri dikkat çekti ve ‘Dolar sonrası bir finans dünyasını tasavvur etmeye başlamamız gerekecek.’ dedi. Kaslowski, ‘Son on otuz yıla damgasını vuran küreselleşme anlayışı dönüşerek yeni ve daha farklı bir yapıya bürünecek gibi. Teknoloji alanında iki ayrı evrenin şekillenmeye başladığını görüyoruz. Stratejik üretimlerde ve imalat sanayiinde standartlar belirlemek gibi korumacı tedbirler aracılığıyla küresel oyuncuların, yeni tedarik zincirleri ağları oluşturması, bölgesel ekonomik kümelerin giderek daha baskın hale gelmesi ihtimalleri yüksek. Rezervler üzerindeki tasarrufların uzun erimde, doların tahtını sarsmasının mümkün olabileceğine dair bir tartışma başladı. Belki de, ‘dolar sonrası’ bir finans dünyasını tasavvur etmeye başlamamız gerekecek. Ülkelerin içinde de gelir eşitsizliği konusu giderek daha kapsamlı şekilde siyasi gündemin merkezine yerleşecektir. Bunlar hiç kuşkusuz Türkiye’nin yakından takip etmesi gereken, ekonomik geleceğini ilgilendiren muhtemel gelişmelerdir.’ açıklamasını yaptı.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan da hangi senaryo gerçekleşirse gerçekleşsin Batı’nın arz zincirlerinde çeşitlendirmeye gideceğine değindi. Özilhan, ‘Covid-19 pandemisinden sonra gündeme gelen bu eğilim daha da güçlenecek. Batı, başta enerji olmak üzere Rusya’ya bağımlılığını azaltmaya çalışırken Rusya da başta yüksek teknolojili ürünler olmak üzere Batı’ya bağımlılığını azaltmaya ve kendi üretim kapasitesini geliştirmeye gayret edecek. Bu durum, Türkiye’ye enerji koridorları ve arz zincirleri açılarından birçok yeni imkân yaratacak. Barış tesis edildiğinde belirginleşecek yeni küresel düzende Türkiye’nin elinin bugünkünden daha güçlü olması kuvvetle muhtemel.’ ifadelerini kullandı. Bu açıklamalarda en çok dikkat çeken dolar sonrası yeni finans dünyasına vurgu yapılmış olması.”