China Daily / Chen Weihua

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Richard Nixon, 17 Şubat 1972’de Çin’e yaptığı dönüm noktası niteliğindeki gezisinden önce Beyaz Saray South Lawn töreninde, iki hükümetin büyük farklılıkları olduğunu kabul etmemiz gerektiğini söylemişti.

“Gelecekte farklılıklarımız olacak ama yapmamız gereken, savaşta düşman olmadan da farklılıklarımızın olabileceğini görmenin bir yolunu bulmak. Bu yolculukta bu hedefe doğru ilerleyebilirsek, dünya çok daha büyük olacak. Daha güvenli bir dünya ve özellikle oradaki tüm küçük çocukların barış dolu bir dünyada büyüme şansları çok daha büyük olacak” demişti. Başkan, bir haftalık ziyareti için Beijing’e gitmeden önce Çin’e ilk ayak bastığı Shanghai’da genç bir çocuktum.

Gerçekten de Nixon’ın dediği gibi “dünyayı değiştiren hafta”ydı. İki ülkenin liderleri, 22 yıldan fazla süren aşırı düşmanlığın ardından birbirlerine ulaşma cesaretini ve bilgeliğini gösterdiler. ABD emperyalizminin Çin’in 1 numaralı düşmanı olduğu günleri hatırlıyorum. Ancak Nixon’ın ziyaretinden sonra ortaya çıkan şey, iki ülkenin bugün olduğundan çok daha fazla farklılığa sahip olmasına rağmen, onlarca yıldır artan Çin-ABD ilişkisiydi.

ÇİN BUGÜN KÜRESEL SAHNEDE BÜYÜK ROL OYNUYOR

Çin’in 1970’lerin sonlarında başlatılan reformu ve dışa açılması, Çin halkının ve ekonomisinin devasa potansiyelini serbest bıraktı. Reform ve dışa açılma, 750 milyondan fazla insanın korkunç yoksulluktan kurtulmasına yardımcı oldu, Çin halkının yaşam standartlarını büyük ölçüde yükseltti ve Çin’i ikinci en büyük ekonomi haline getirdi. Sonuç olarak, Çin bugün küresel sahnede daha büyük bir rol oynuyor.

ABD ve diğer birçok Batılı ülke, Çin’in olağanüstü başarılarında kritik bir rol oynarken, Çin’in çok yönlü büyümesi ABD’ye ve dünyanın geri kalanına büyük fayda sağladı. Ayrıca Çin, küresel ekonomik büyüme için önemli bir motor olmuştur ve küresel mali kriz sırasında kilit bir istikrar sağlayıcı rol oynamıştır. Çinli yetenekler ABD’deki bilimsel ve teknolojik atılımlara katkıda bulundu.

KÜRESEL YÖNETİŞİMİ İYİLEŞTİRMEK İÇİN DAHA FAZLA İŞ BİRLİĞİNE İHTİYACI VAR

ABD’de görüştüğüm düzinelerce Çin uzmanı, Çin’i sık sık eleştirenler de dâhil, hepsi Nixon’ın angajman politikasından ve Çin’in ilerlemesinden olumlu bahsetti.  ABD’nin Çin’e iyilik yapması ya da Nixon’ın başarısız bir politika başlatması yerine iki ülke arasında karşılıklı kazanılan bir iş birliği olduğunu söylediler. Donald Trump’tan önceki Cumhuriyetçi ve Demokrat başkanlar, Nixon’ın Çin ile iş birliğini genişletme politikasını sürdürürken, bazılarının uzun süre çözülemeyecek olan farklılıklarını düzgün bir şekilde ele almalarının nedeni de bu.

Hiç kimse, iş birliği eksikliği nedeniyle dünyayı daha da bölecek ve herkesi daha da kötüleştirecek başka bir Soğuk Savaşı yeniden yaşamak istemiyor. Pek çok zorluğa rağmen, Çin bugün 1972’de olduğundan çok daha açık. Bugün dünyanın iklim değişikliği, Covid-19 salgını ve nükleer silahların yayılması gibi zorluklarla mücadele etmek ve küresel yönetişimi iyileştirmek için daha fazla iş birliğine ihtiyacı var. Fakat yakın Çin-ABD iş birliği olmadan, bu tür zorluklarla etkili bir şekilde başa çıkılamaz ve küçük çocukların daha güvenli, daha iyi bir dünyada yaşama şansları artmaz.

Bu nedenle küresel liderler, özellikle Washington’dakiler, Nixon’ın 50 yıl önce bu hafta Çin’e tarihi geziye çıktığında gösterdiği cesareti ve vizyonu göstermeli.