CGTN / Erik Solheim

Ekolojik bir uygarlık inşa etmek için üç güç bir araya gelmelidir. Vatandaşlar eylem talep etmeli, siyasi liderler bir vizyon oluşturmalı ve piyasaları düzenlemeli, iş dünyası yenilikçi olmalı ve ölçeklendirme için yeni çözümler bulmalı.

Geçen yıl ülkem Norveç’te satılan tüm araçların yüzde 80’i elektrikli araçtı. Ve şimdi yüzde 100’e doğru gitme yolundayız, çünkü elektrikli araba kullanırken geri gitmek istemezsiniz. Bu bir sihirdir. Birkaç yıl önce Norveç’te neredeyse hiç kimse elektrikli araba sürmüyordu. Değişim olağanüstü bir hızda oldu, çünkü vatandaşlar, siyasetçiler ve iş dünyası bir araya geldi. Ailem yakında bir Hyundai Kona satın aldı. Bu araba başkent Oslo’dan ikinci büyük kentimiz Bergen’e tek bir şarjla 500 kilometre gidebiliyor. Tesla yakında bunu bin kilometreye çıkarma sözü verdi. Emniyet kemerlerimizi bağlayıp, rahat bir şekilde otursak iyi olur, çünkü bin kilometre uzun bir sürüş olacak! İş dünyası teslimatını yapar.

Elektrikli araçlar için pil üretme söz konusu olduğunda Çin’in, bir araya gelen bütün dünyayı geride bırakması Çin için iyi bir haberdir. Örnek olarak, lityum iyon pil geliştirme ve üretiminde küresel lider olan Çin’in Contemporary Amperex Technology Co., Ltd. (CATL) şirketini ele alın. Geçen yıl bu şirket, önceki yıla kıyasla yüzde 8 artışla küresel piyasada yüzde 32,6 oranındaki payıyla otomotiv sektöründe lityum iyon pillerin en büyük tedarikçisi olmaya devam etti. Ve şirket şimdi ABD’de yeni bir 5 milyar dolar tutarındaki pil fabrikası için yer bakıyor. Çin’in yeşil efsanesi BYD, küresel piyasada yüzde 8,8 oranındaki payıyla Çin’in en büyük ikinci ve dünyanın en büyük dördüncü tedarikçisi durumunda.

KÜRESEL ENDÜSTRİ İÇİN PİLLER ÇİN’DE ÜRETİLİYOR

Bütün bu başarı nasıl ortaya çıktı? 2000’li yılların başında Çin hükümeti, Batılı rakipleri geride bırakabilecek bir endüstriyi yaratmaya yardımcı olmak amacıyla sübvansiyonlar dâhil olmak üzere bir dizi politika aracını kullanarak riskli, ispatlanmamış elektrikli araçlar teknolojisini tercih etmeye karar verdi. Bu yeşil bir vizyon kadar cesaret gerektiriyordu. Çin kapasite olarak dünya lideri haline geldi. Geçen yıl satılan elektrikli araçların yarısı Çin kara yollarında kullanılıyor. Küresel endüstri için piller Çin’de üretiliyor.

Norveç’te biz yüzde olarak dünya lideri olduk. Bu, hükümet vatandaşların talebinin teşvik ettiği doğru politikaları belirlediği için oldu. Vergi sistemi elektrikli araçlar lehine değiştirildi. Elektrikli araçların otobüs yollarında kullanılmasına izin verildi. Aracınız benzinle çalışıyorsa, turnikeler ve park yerlerinde daha yüksek ücretler ödemek zorunda kalacaksınız. Kısacası hükümet, elektrikli araç satın almak isteyen insanlar için bir tanıtım teklifi oluşturdu. İlk zamanlarda şarj istasyonları belediyeler tarafından sağlanıyordu. Ancak altyapı hazırlandığında, piyasa geri kalanıyla ilgilenmeye başladı. Her benzin istasyonu sahibi şarj tesisleri kurabilir ve aynı şeyler araç park yerlerinde de yapılabilir. İşletmenize müşteri çekmek istiyorsanız, yapmanız gereken değişmektir.

Hükümetin, çok az insan kamu yararı için riskli, ispatlanmamış şeylere bahse girmek için gerekli vizyona ve kaynağa sahip olduğu için ilk günlerde yolu açmasına ihtiyaç vardır. Norveç hükümeti, elektrikli ve düşük emisyonlu feribotlara geçmek isteyen şirketlere vergi teşvikleri ve finansal destek verdi. Aynı zamanda emisyonlara vergi koyduk. Bu harika çalıştı, değişime liderlik edenler daha az vergi ödedi ve yeni teknolojiler daha fazla destek aldı. Şimdi Norveç elektrikli feribotlarda dünya lideri oldu. Bu bir havuç ve sopa çalışmasıdır.

ASYA’NIN YÜKSELİŞİ GÜÇLÜ DEVLETLER VE PİYASA EKONOMİLERİYLE İLGİLİ

İnsanların, her şeyi piyasanın görünmez eline bırakabileceğimize inandığı günler geride kaldı. Singapur, Güney Kore ve Çin’in şaşırtıcı başarı hikâyelerine bakın. İkili bir seçim değil. Güçlü bir devlet, piyasa ekonomisi ve vatandaş eyleminin karışımına ihtiyacımız var. Çin’in reform ve dışa açılma politikasının baş mimarı Deng Xiaoping, 1970’li yılların sonunda Çin’de reformları ve dışa açılmayı başlattığı zaman, ilk uğrak yeri Singapur’du. Deng Xiaoping, Singapur’un kurucu babası Lee Kuan Yew’in yarattığı mucizelerden ilham almak ve öğrenmek istedi. Asya’nın yükselişi tamamen güçlü devletler ve piyasa ekonomileriyle ilgilidir.

Ekolojik uygarlık yüzyılına girdiğimiz zaman devlet ve piyasaya olan ihtiyaç daha nettir. Sadece piyasa ya da sadece devlet bizi oraya taşıyamaz. Onlar bir araya geldiğinde kuvvetlidir. Hükümetin oynaması gereken en önemli rolü, yeşil bir ekonomiye adil bir dönüşümü sağlamaktır. Çin’in Shanxi eyaletinde veya Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) Kentucky’de bir kömür madeni işçisiyseniz, büyük olasılıkla kömürden yenilenebilir enerjiye dönüşümün yükünün sizin üzerinizde olduğunu düşüneceksiniz. Doğru olsa bile, yeni ekonomide daha fazla iş olanağı olacağını duyduğunuzda heyecan duymayabilirsiniz. Güneş ve rüzgâr alanında işler memleketinizde değil, California veya Arizona, Jiangsu veya Guangdong eyaletinde olabilir mi?

Hükümetin adil bir dönüşüm için yeni, yenilikçi yollar bulması gerekiyor. İşçilere eğitim programları sunulmalıdır. Bölgeler, yeni işletmelerin başlamasına yardımcı olmak amacıyla bölgesel programlar belirlemelidir. Kamu fonlarına, adil bir dönüşümü destekleme için ihtiyaç duyulacak. İş dünyası şimdi dünyanın birçok kesiminde yeşil geleceğe değişime öncülük ediyor. Çin’de, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, berrak suların ve yemyeşil dağların paha biçilemez varlıklar olduğunu söylediği zaman tam olarak doğru ifade etti.

SİYASİ LİDERLER VİZYON SAHİBİDİR

Ortak bir projenin parçası olarak, Dünya Kaynakları Enstitüsü ve birçok ortağı, şirketlere sera gazı emisyonlarını ne kadar ve ne kadar hızlı azaltmaları gerektiğini göstermek için bilimsel temelli hedefler belirlemesine yardımcı oldu. Bu iklim değişikliğinin en kötü etkilerini önleyecek, onları karbondan arındırmada net bir yola yönlendirecektir. Şirketlere bilimsel temelli hedefler belirlemede rehberlik ederek, iş dünyasının iklim değişikliğiyle mücadele etmesine olanak sağlanırken, daha fazla iş ve karlı yatırımlar için faydalanmasının yolu açılır. Net sıfır ekonomiye dönüşümde rekabet edebilirlikleri destekleniyor.

Bütün dünyada bin 200’den fazla şirket iklim bilimi temelinde emisyonları azaltma hedeflerini belirleyerek net sıfır ekonomiye dönüşüme öncülük ediyor. Bu şirketlerin emisyonları ve sermayelerinin ölçeği dikkate alındığında, bu şirketlerin emisyon azaltma ve iklim eylemi küresel emisyonlarda önemli değişikliklere yol açabilir. Birçok şirket bu bakımdan ülkelerden çok daha büyüktür. 21. yüzyıl yeşil bir ekonomi için gerekli büyük adımları atmamıza yardımcı olacak bu kapsayıcı yaklaşımla ilgilidir. Vatandaşlar değişim istediği zaman, siyasi liderler vizyon sahibidir ve iş dünyası büyük ölçüde değiştiğinde önünde sonunda orada olacağız.