China Daily / Yue Xiaohua

9 Ağustos’ta yayınlanan “İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilimin Temeli” başlıklı Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)-I raporu, iklim değişikliği konusunda yapılan en yetkili çalışmadır. Bu çalışma, küresel çevre yönetişiminin iyileştirilmesine yardımcı olacak ve ülkeleri iklim anlaşmaları üzerinde müzakere etmeye teşvik edecektir. IPCC raporunun ekim-kasım aylarında İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek 26. Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı’nın gündeminde üst sıralarda yer alması bekleniyor.

Önceki IPCC raporlarıyla karşılaştırıldığında son rapor, insan faaliyetlerinin iklim değişikliği üzerindeki etkilerinin çoğunun geri döndürülemez olduğunu vurgulayarak, çevreye daha fazla zarar gelmesini önlemek için iklim değişikliğine karşı küresel mücadelenin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Kasırgalar, alışılmadık derecede şiddetli sağanaklar, rekor düzeyde yüksek sıcaklıklar ve kontrol edilemeyen orman yangınları gibi aşırı hava olayları ve doğal afetler, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda daha sık gözlemlenir hale geldi. İklim değişikliğiyle mücadele etmek için Avrupa Birliği (AB), Kanada, Şili, Fiji ve başka birçok ülke iklim değişikliği politikalarını yürürlüğe koydu ve kendilerine belirli karbon emisyonu hedefleri belirledi.

22 Eylül 2020’de, BM Genel Kurulu’nun 75. oturumuna hitap ederken, Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Çin’in ulusal olarak belirlenmiş katkılarını artıracağını söyledi. Paris Anlaşması’na göre, Amaçlanan Ulusal Katkı, bir ülkenin ulusal emisyonları azaltma ve iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarını somutlaştıran bir mekanizmadır. Bu beyana ek olarak Xi, aynı zamanda Çin’de karbon emisyonlarının 2030’dan önce zirve noktaya ulaşması ve karbon nötrlüğünün 2060’tan önce gerçekleşmesi için önlemler alınacağını da söyledi. Diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, Çin’in zirve emisyon seviyesi ile karbon nötrlüğü arasındaki ara dönemin daha kısa olması beklenmektedir. Dolayısıyla Çin’in iki hedefe de zamanında ulaşabilmesi için zorlu çabalar göstermesi gerekiyor.

KARBON NÖTR HEDEFLERİNE ULAŞMAK İÇİN YOL HARİTALARI HAZIRLANIYOR

Çin, Ulusal Ekonomik ve Sosyal Kalkınma için 14. Beş Yıllık Plan (2021-25) ile 2035 Yılına Kadar Uzun Vadeli Hedefler gibi iki başlığı ulusal kalkınma planlarına ve politika belgelerine dâhil etti. Bunlar; İklim Değişikliği ve Ekolojik Çevre Koruma ile İlgili Çalışmaların Koordinasyonu ve Güçlendirilmesine İlişkin Yol Gösterici Görüşler ve Ekoloji ile Çevre Bakanlığı tarafından yayınlanan Kilit Endüstrilerdeki İnşaat Projelerinin Karbon Emisyonunun Pilot Çevresel Etki Değerlendirmesinin Uygulanmasına İlişkin Bildiri’dir. Ayrıca, bazı bölgeler emisyonları azaltmak için yol haritaları ve eylem planları hazırladılar. Örneğin, Zhejiang eyaleti, bilimsel ve inovatif zirve seviyede karbon nötrleştirme eylem planını tasarladı. Hebei eyaleti, “İklim Değişikliği ve Ekolojik Çevreyi Koruma ile İlgili Çalışmaları Koordinasyon ve Güçlendirme İçin Önlemler” adlı bir plan hazırladı ve Chongqing belediyesi karbon emisyonlarını çevresel etki değerlendirmesinin bir parçası haline getirerek çevre kirliliği boşaltma izinleri verme kriterlerine dâhil etti.

Resmi olarak 16 Temmuz’da faaliyete geçen Çin’in Ulusal Karbon Emisyonu Ticaret Sistemi (ETS), Çin’in 2030’dan önce emisyonları en üst düzeye çıkarma ve 2060’tan önce karbon nötrlüğüne ulaşma şeklindeki uzun vadeli iklim hedefine ulaşma konusunda kilit bir rol oynama potansiyeline sahip. Hükümetin rehberliğinde, Çinli şirketler emisyonlarını azaltmak için daha fazla çaba sarf ediyor. Enerji üretimi ve ev aletleri imalat sektörlerindeki birçok şirket de kendi karbon nötrlüğü hedeflerine ulaşmak için yol haritalarını hazırlıyor.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞI KÜRESEL MÜCADELEYİ ARTIRMAK İÇİN İŞ BİRLİĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ

Birçok perakende şirketi, yeşil tüketimi artırmak ve düşük karbonlu bir yaşam tarzına heveslendirmek için tüketicileri enerji tasarruflu ve düşük karbonlu ürünler satın almaya motive edecek teşvik planları başlattı. Bütün bunlar, ülkenin iklim hedeflerine bir an önce ulaşmasına yardımcı olmak için harekete geçildiğini gösteriyor. Bununla birlikte, “net-sıfır emisyon” elde edebilmesi için Çin’in derin bir ekonomik ve sosyal dönüşümden geçmesi gerekecek. Karbon nötrlüğüne giden doğru yolu seçmek için Çin; enerji, ulaşım ve inşaat gibi kilit sektörlerde reform yapmalı, üretim ve tüketim yapısını değiştirmeli ve teknolojik standartları yükseltmelidir. Spesifik önlemlere gelince; standart sistemlerin ve hükümet denetiminin iyileştirilmesi, örneğin; konu üzerine artan eğitimlerin yanı sıra karbon emisyonu ticaret sistemleri ve yeşil sertifikalar gibi piyasa mekanizmalarının güçlendirilmesi ile yasaların, ekonominin ve hukukun üstünlüğünün rolüne tam anlamıyla yer verilmelidir.

İklim değişikliğiyle daha iyi mücadele etmek için dünya çapında hükümetlerin, Sivil Toplum Kuruluşları’nın (STK), işletmelerin ve insanların ortak çabalarına ihtiyacımız var. Ancak farklı çıkarları, siyasi sistemleri ve teknoloji düzeyleri nedeniyle birçok ülke iklim değişikliğiyle mücadele için yeterli ve etkili önlemler almamıştır. BM Çevre Programı icra direktörü Inger Anderson’ın 9 Ağustos’ta düzenlediği basın toplantısında söylediği gibi, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni imzalayan 191 taraftan yalnızca 110’u Glasgow İklim Değişikliği Konferansı öncesinde belirlenmiş yeni veya güncellenmiş Ulusal Katkı Beyanını açıkladı. Ayrıca, iklim değişikliğine karşı küresel mücadeleyi artırmak için ülkeler arasında iklim değişikliğiyle ilgili finansman, teknoloji ve insan kaynakları açısından değişim ve iş birliğinin de güçlendirilmesi gerekiyor.