Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Aslanoğlu, Türkiye ekonomisindeki son durumu yorumladı.

Enflasyonun beklenenden yüksek olduğunu ve yüzde 20’lere doğru gittiğini ifade eden Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, gıda fiyatlarının eylül ayında beklenenden aşağıda geldiği bilgisini verdi.

EKİM AYI NORMALDE GIDA FİYATLARININ YÜKSEK GELDİĞİ AYDIR”

Gıda fiyatlarındaki düşüşte marketlerde yapılan denetimlerin de payı olabileceğini ifade eden Aslanoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Özellikle hizmet sektörleri, lokanta, otel, eğitim gibi mevsimsel faktörlerin öne çıkardığı alanlarda artışın güçlü olduğunu görüyoruz. Bu anlamda gıda ve enerji hariç baktığımız çekirdek dediğimiz bir enflasyon vardır, o enflasyonda da beklenenin üzerinde bir artış var. Özellikle dünya emtia fiyatlarındaki artış ve kurlardaki artış, hizmet sektöründeki artış maalesef burayı etkiledi. Enflasyonist dinamikler yukarı yönlü harekete devam ediyor. Muhtemelen ekim ayında da çıkışın devam ettiğini izleyeceğiz biz.

Ekim ayı normalde gıda fiyatlarının yüksek geldiği aydır. Bunun bir nedeni tarla ürünlerinin arzlarının düşmesi, dünyada gıda ham maddeleri son 10 yılın rekorlarını kırıyor, eylül ayında yaşadığımız kur artışının gıda girdilerine yansımaları var. Maalesef gıda yine ekimde yüksek gelecek, hem aylık hem yıllık bazda artışını sürdürecek gibi görünüyor.

“DÜNYA EKONOMİSİ PANDEMİ SÜRECİNDE ÇOK OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEM YAŞIYOR”

Yaşananları bir enerji krizi olarak yorumlamak yanlış değil. Yapısal faktörler var, bir de konjonktürel faktörler var. Dünya ekonomisi pandemi sürecinde çok olağanüstü bir dönem yaşıyor. Ötelenen talep devreye giriyor, hizmet sektörü canlanıyor. Bütün bu ürünlerin üretilmesi için ham madde ve enerjiye büyük talep gelmesi fiyatlar arttı, son aylarda hizmet de buna eklenince daha da artış yaşandı.

Dünya iklim krizi nedeniyle hızla yenilenebilir enerjiye geçmeye çalışıyor. Örneğin, İngiltere’de elektrik enerjisinin 4’te 1’i rüzgâr enerjisinden sağlanıyor. Eylül ayında Kuzey Denizi’ndeki rüzgâr azalınca İngiltere elektrik arzında sıkıntılar yaşadı. Bunu telafi etmek için kömür ve doğal gaza yönelerek talebini artırıyor. Avrupa’da pek çok yerde benzer bir şey oldu. Bir de Rusya’nın Avrupa’ya doğal gaz arzını artırmak istememesi, son bir iki gündür olumlu gelişmeler var ama bunlar da eklenince çok sert bir artış oldu.

“YENİLENEBİLİR ENERJİ ÇOK HIZLI ARTMIYOR”

Önümüzdeki 5-6 ay, bu yıl kışın daha sert geçeceği konusunda uyarılar var, her hâlükârda enerjide doğal gaz, petrol, kömür devam edecek gibi görünüyor. Bu 5-6 ay sürebilir ama pandeminin kontrol altına alınmasından sonra, kış aylarından sonra bu toparlanabilir. Ayrıca yenilenebilir enerji çok hızlı artmıyor, onun da biraz zamana ihtiyacı var. Bir taraftan da petrol ve doğal gaz üreticileri bu dönüşümü gördükleri için yeni yatırım yapmak istemiyor. Fosil yakıt arzı azalma eğilimindeyken yenilenebilir enerji arzı artıyor gibi ama toplam talebi karşılamakta ikisi de sorun yaşayacak gibi görünüyor. Bir ara dönem yaşanıyor, belki birkaç yıl. Yoğunluğu değişse bile enerji fiyatlarının bu anlamda baskı altında olduğu bir süreç, bu iklim krizindeki dönüşüm sürecinde yeni yeşil mutabakata geçerken bizi bekliyor gibi görünüyor.

DOLAR/TL’DE ÇİFT HANE BEKLENTİSİ

Doları etkileyen faktörlere baktığımızda yukarı yönü zorlayacak gelişmeler yaşanıyor. Dünya genelinde parasal genişlemeden bir geri dönüş başlıyor. Bu likidite bolluğu azalırken oralarda faizler yükselirken Türkiye’de para politikasında gevşeme sinyali alıyoruz. Bu Türk lirası için negatif, pozitif olan ise Türkiye’nin ithalat-ihracat dengelisinde kısmi iyileşmeler var. Bir negatif de risk ve risk algılarıdır. Türkiye’de bunu CDS gibi parametreler izliyoruz, bu finansal parametreler Türkiye’nin risk algısının yüksek olduğunu gösteriyor. Bu üç-dört unsurdan yarısından fazlası TL’nin aleyhinde, o yüzden Dolar/TL’de yukarı yönlü bir çıkış beklemek gerçekçi olur. Kısa vadede cari dengenin getirdiği pozitif etki nedeniyle beklememek lazım ama önümüzdeki yıl ya da önümüzdeki yıl sonuna doğru çift hane olma olasılığı artıyor, diyebilirim.”