Haber: Mehmet Emre Öztürk

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) “Hint-Pasifik Stratejisi” kapsamında bölgedeki askeri varlıklarını artırma adımları izlerken yeni senaryolar ile desteklenmeye devam ediyor. National Interest dergisinde geçen hafta yayınlanan iki makale ABD Hava Kuvvetleri’ne ait F-22 ve F-35 savaş uçaklarının Çin’e karşı nasıl kullanılacağına dair senaryolar yer aldı.

“ABD Hava Kuvvetleri Çin ile nasıl savaşacak?” adlı makalede F-22 savaş uçaklarının hedeften 300 mil (482 kilometre) uzağa yerleştirilmesi önerildi.

Hedeften, 300 mil uzaktaki bir F-22 savaş uçağı konuşlandırmak havada yakıt ikmali ihtiyacını azaltacağı ve saldırı süresini büyük ölçüde kısaltacağı “Rapid Raptor” programından bahsediliyor.

ABD Hava Kuvvetleri tarafından uygulanan bu programda, en az dört F-22 jetinin, hazır mürettebat, C-17 Globemaster III nakliye uçağı desteği ile kısmen dünyanın dört bir yanına dağılarak acil şekilde saldırı planlanır. Dünyanın herhangi bir yerine “ilk vuruş” yeteneği olarak adlandırılan “Rapid Raptor” programı, çok çeşitli potansiyel operasyon ortamlarını kapsayan önemli sıcak noktaları ve uzak bölgeleri kapsıyor. Yakın zamanda gerçekleşen bir tatbikatta, F-22 savaş uçakları, Anchorage’daki Elmendorf-Richardson Üssü’nden 300 mil güneybatıdaki daha küçük bir havalimanına uçarak söz konusu senaryoyu izlemişti.

Askeri uzmanlara göre, F-22 Raptor’un teknik odağı, sıkı savunulan düşman bölgelerine saldırmak için düşük radar izi yeteneği ve havadan havaya savaş teknolojisini kullanmak olduğundan, ilk saldırı için tercih edileceğini söylüyor. Ancak, ABD Hava Kuvvetleri tarafından 2020 yılında yayınlanan bir makalede, “Savaş uçakları, taktiksel olarak ve hava stratejisinde ne kadar gelişmiş olursa olsun, ilk saldırının tehdidi sınırlıdır.” ifadelerine yer veriliyordu.

Makaleye göre, ABD Ordusunun ani hava saldırısı ve ilk saldırılarda F-22 savaş uçaklarını kullanacağı ortada. Uzmanlar bu tür uçakların düşman hava tehditlerini vurmak ve yok etmek için tasarlandığı ve aynı zamanda düşmanın hava savunma sistemini yok etmek ve diğer savaşçılar için bir “hava koridoru” açmak için görünmezlik teknolojisini kullandığının altını çiziyor.

F-35 İLE PASİFİK RÜYASI

Söz konusu makaleden bir gün sonra yayımlanan “ABD’nin Çin’e karşı zaferinin anahtarı neden F-35 olur?” adlı makalede ise ABD’nin Hint-Pasifik’te bulunan üstlerinden olası saldırı senaryolarından açıkça bahsediliyor.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’da Ordu Müsteşar Yardımcılığı görevinde bulunmuş olan Kris Osborn Çin’e karşı nihai silahın F-35 uçakları olması gerektiğini şöyle dile getiriyor:

“Doğu Çin Denizi’nden kalkan uçaklar, Taiwan boğazlarından destroyer ateşlemeli seyir füzeleri, Guam’dan yüksek irtifa gizli bombardıman misyonları, Japonya’dan atılan Orta Menzilli Balistik Füzeler ve belki de hepsinden önemlisi çok sayıda beşinci nesil gizli uçaklar tarafından desteklenen amfibi saldırı, Çin ile büyük bir askeri çatışma olması durumunda öncelikler arasında olabilir.

Pasifik’in muazzam boyutu, coğrafi genişliği ve sınırsız okyanus alanları, Çin’e karşı askeri zafere giden tek gerçek yolda koordineli bir yaklaşımı gerektiriyor. Farklı saldırı yöntemleri arasında Donanma, Hava Kuvvetleri, Deniz Piyadeleri ve F-35’lerin entegre kullanımı olabilir.”

BÖLGEDEKİ MÜTTEFİKLERE SENARYODA BAŞROL VERİLDİ

Japonya, Taiwan hükümeti, Güney Kore ve Avustralya’nın içerisinde bulunduğu bir amfibi saldırısının en mantıklı plan olabileceği makalede şaşırtan ifadeler arasında. Saldırgan ifadeler ile söz konusu ülkelerin bölgesel çıkarlarının görmezden gelindiği yazıda söz konusu ülkelerin Çin anakarasına yapılan amfibi saldırıda her türlü destek vermesi isteniyor.

Öte yandan Hindistan-ABD ittifakı adı altında, zırhlı kuvvetlerin Hindistan’dan Çin’e girmesini planlanan yazıda, Çin’in Batı bölgesi için Güney Kore’den büyük bir ABD kuvvetinin herhangi Kuzey Kore’den geçerek Beijing’e ilerlemesinden bahsedildi.