ABD’nin Orta Doğu’da iş birliği ve eylem birlikteliği geliştirdiği kuvvetler açısından kaygılı bekleyiş sürüyor. Afganistan’dan sonra Suriye ve Irak’taki “çekilme” takvimine ilişkin bugünden kesin yargılarda bulunmak mümkün olmasa bütün aktörler ABD’nin er ya da geç gideceği bir senaryoya göre kendi durumunu ayarlayama çalışıyor. ABD’nin Orta Doğu’da atacağı adımları analiz eden kıvanç ABD’nin çekildiği yerlerde iş birlikçilerinin ortada kaldığını söyledi ve “Aynısı Suriye’de de olacak ama çok kısa vadede değil.” dedi.

Gazeteci-yazar Ceyhun Bozkurt, Dünya Postası programında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Afganistan sonrası Orta Doğu’da politikasına ilişkin, “ABD bölgede müttefiksiz.” tespitinde bulundu. Afganistan’la ilgili, “ABD öyle veya böyle çekilmek zorunda kaldı. ABD’nin işgalin maliyetini kaldıracak gücü kalmamıştı.” diyen Bozkurt; “İşgalin sona ermesini getiren dinamiğin çok ciddi yansımaları Irak ve Suriye’de de olacaktır.” ifadelerini kullandı.

ABD’NİN YILLANMIŞ ÇEKİLME PROGRAMI

ABD’nin son 21 yılda işgal ettiği bölgelerden çekilmek için ilk adımlarını atması 10 yıl öncesine dayanıyor. Çekilmenin uzun tarihine değinen Ceyhun Bozkurt, “Afganistan’dan çekilme meselesi ilk Obama döneminde gündeme gelmişti. O dönem Irak’tan çekilme konuları da tartışılmaya başlandı. Arkasından Trump döneminde Suriye’den çekilme gündeme geldi.” diyerek süreci özetledi.

ABD’nin Türkiye, İran ve Irak’ı da bölen bir kukla devlet girişimini hayata geçirebilmek için Suriye çekilmesini ertelediğini belirten Bozkurt’a göre ABD, çekildiği alanlarda gayrinizami harbe dayalı bir konsepte dayanarak yeni dönem planlaması yapıyor.

ABD’NİN IRAK’TAN ÇEKMEK İSTEMEDİĞİ KUVVET

Irak Başbakanı Mustafa el Kazımi’nin temmuz ayında ABD Başkanı Joe Biden’la yaptığı görüşmede ABD güçlerinin ülkeden yıl sonuna kadar “çekileceği” açıklanmış ayrıntılara ilişkin bir bilgilendirme ise yapılmamıştı. Seçim dönemine girerek eli rahatlayan Kazımi hükümeti de Irak’ta istikrar için 28 Ağustos’ta bölgesel bir konferans toplayarak güçlü bir diplomasi atağı yapmıştı. “Irak’ta ABD’nin istenmediği çok açık.” diyen Bozkurt, ABD’nin Irak ısrarcı olacağı konularla ilgili ise şunları kaydetti:

“ABD’nin hemen hemen dünyadaki en büyük özel kuvvet üssü, Irak’ta. Muhtemelen orayı boşaltmayacak, boşaltmamak için direnecek. Bölgedeki birçok operasyonun, gayrinizami harp operasyonlarının merkezi o özel kuvvet üssü. Türkiye’ye karşı terör örgütlerinin desteklendiği, İran’a karşı belli operasyonların merkez orası.”

Joe Biden’ın seçimlerden önce Foreign Affairs’te yazdığı bir makaleye atıfta bulunan Bozkurt, ABD’nin çekilmek zorunda kaldığı alanlarda özel kuvvetler ve örtülü operasyonlara ağırlık vereceğini belirterek şu noktaları vurguladı:

“Biden, özel kuvvet operasyonlarına ağırlık vereceğini söyledi. Bush döneminde doğrudan işgallerle yaptıkları işlerin Obama döneminde Arap Baharı gibi daha gayrinizami harp usullerine uygun operasyonlara yönelmişlerdi. Obama dönemindeki tahribat çok daha büyük olmuş, 15 Temmuz kalkışmasını desteklemişlerdi. Benzer bir politikaya dönecek gibi gözüküyor, Biden. Bizim de sahayı bilen kişilerden aldığımız duyumlara ve öğrendiğimize göre, ABD’nin gayri nizami harp unsurları şu an Afganistan’da geziyor.”

ABD’nin büyük güç mücadelesi zemininde stratejik olarak Kuşak Yol İnisiyatifi’ni sabote etmeyi hedeflediğini kaydeden Bozkurt, ABD’nin bu yolla, Kuşak Yol’un güzergâhını güvensizleştirmek ve bölge ülkelerinin gücünü azaltmak” amacını taşıdığını vurguladı ve ekledi:

“Bunu resmi kuvvetlerin üzerinden yapamaz. Ne üzerinden yapar? Özel kuvvet unsurları üzerinden, Black Water gibi paralı askerler ve gayrinizami harp unsurları ve bunların üzerinden ilişkiye geçtiği terör gruplarıyla yapabilir”

Bozkurt ayrıca IŞİD’in Rakka’dan Afganistan-Pakistan hattına taşınmasını bu gayrinizami harp uygulamalarına bir örnek olarak gösterdi.

ABD SURİYE’DEN NE ZAMAN VE NASIL ÇEKİLECEK?

ABD’nin çekilmek zorunda kaldığı alanlarda kaos yaratmaya çalıştığını söyleyen Bozkurt, Suriye’deki olası bir çekilme adımına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“PYD/YPG terör örgütünün en korktuğu olay, Amerikalılar çekilmesi. Son dönemde Suriye ve Rusya’nın deyim yerindeyse bir presi de var Amerikan unsurlarına karşı. Sahaya da yansıyan bir presten bahsediyoruz. Kısa vadede muhtemelen çekilmeyecekler, orta vadede çekilmenin adımları atıldı. Suriye ve Rusya ciddi şekilde baskı altına almaya başladı, Amerikalıları. Suriye halkının tamamının olması gereken petrol sahaları ve tarım alanları terör örgütünün işgalinde. Suriye yönetimi de ekonomik bir krizin içinde. Bu petrol sahalarının ve tarım alanlarının tekrar Suriye yönetiminin eline geçmesi hem yönetimi hem halkı rahatlatacak.”

ABD’nin çekildiği yerlerde iş birlikçilerin ortada kaldığını söyleyen Bozkurt, “Aynısı Suriye’de olacak ama çok kısa vadede değil.” öngörüsünde bulundu.

“ABD BÖLGEDE MÜTTEFİKSİZ”

ABD’nin bölgede atacağı adımlarda müttefiklerinin desteğini bulamayacağını kaydeden Bozkurt, Avrupa’nın da “ABD ile birlikte dipsiz bir kuyunun içine girmek istemediği” kanaatini paylaştı ve Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin bağımsız hareket etme girişimlerine değindi:

 “ABD bölgede müttefiksiz, yalnız Avrupa’dan destek almaya kalksa Avrupalılar da sonuçta mevcut durumun analizini yapıyorlar. Mesela Macron, Bağdat’la görüşüyor, Irak’ın kuzeyiyle görüşüyor, bağımsız hareket etmeye kendilerine alan açmaya çalışıyorlar. Burada ABD yalnızlaştıkça baskı da artıkça orta vadede ABD’nin çekileceği görülüyor.”