Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail gazını Avrupa’ya ulaştıracak EastMed projesi ile ilgili açıklamalarına değinen İsmet Özçelik, “Doğu Akdeniz’de özellikle İsrail ve Mısır açıklarında ciddi bir gaz potansiyeli var. İsrail bu gazı faaliyete sokacak noktaya geldi. Şimdi bu gaz dünyaya özellikle de Avrupa’ya pazarlanması gerekiyor. Bunun için çalışmalar yapılıyor. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İtalya, İsrail gazını Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan iş birliğiyle Avrupa’ya ulaştıracak EastMed Projesi’nden çekildi. Yunanistan da bir anlamda ortada kaldı. Şimdi Yunanistan’da bunun tartışmaları yapılıyor. Eğer bu proje hayata geçseydi Türkiye’nin kıta sahasından da geçecekti, Türkiye de buna itiraz ediyordu. Şimdi Doğu Akdeniz’deki dengeleri de değiştirecek bir noktaya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Bizsiz olmaz’ demesi oradan geçmez anlamını taşıyor.” dedi.

“ABD’NİN KENDİ İÇİNDE NATO TARTIŞMASI YAŞANIYOR”

Özçelik, ABD’de Foreign Affairs dergisinde yayınlanan bir makalede, Rusya’ya karşı mücadelede NATO’nun genişleme adımlarının “stratejik çılgınlık” olarak belirtilmesine yönelik, “NATO ile ilgili tartışmalar çok yoğun. Bilindiği gibi ABD, NATO’yu istediği yere sürüklüyordu. Şimdi ABD’nin kendi içinde de bir NATO tartışması yaşanıyor. Ciddi çatlak oluşmuş durumda. İzlenen politikalara muhalefet var. ‘ABD derin devletinin yayın organı’ diye değerlendirilen Foreign Affairs dergisinde yayınlanan makale de bunun göstergesi. Makalenin başlığı ‘NATO’nun Kapısını Kapatma Zamanı’ zaten başlık bile ilginç.

Daha önce ABD Dışişleri Bakanlığında politika planlayıcısı olarak görev yapan profesörün yazdığı makalede özetle şunlar yer alıyor: ‘Rusya’ya karşı mücadelede NATO’nun genişleme stratejisi bir çılgınlık. NATO’nun 21. yüzyıldaki genişleme planından artık vazgeçmesi gerekiyor. NATO’nun bir tuzağa doğru gidiyor.  NATO’nun doğuya doğru genişlemesi büyük bir risk ve ittifak için de tehlikeli. NATO, artık yirmi 21. yüzyıl Avrupa’sına uygun değil. İttifakın büyüklüğü ve misyonunun belirsizliği, NATO’yu büyük bir Avrupa savaşına dâhil etme riski taşıyor. Daha büyük bir NATO’nun daha iyi bir NATO anlamına gelmiyor.’ Bu maddelerle NATO ile ilgili tartışmalar özetlenmiş. Makalenin tamamın da olumsuz görüşün hakim olması ve makalenin bu dergide yayınlanmış olması ciddi bir durum.” ifadelerini kullandı.

BORRELL’İN RUSYA AÇIKLAMASI

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Rusya, AB ile ABD’yi ayırmaya çalışıyor” açıklamalarını değerlendiren Özçelik, “Ukrayna konuş giderek daha çok gerilmeye başladı. Avrupa Parlamentosunun Dış İlişkiler ile Güvenlik ve Savunma Komiteleri olağanüstü toplantı yaptı. Borrell bu açıklamayı toplantı sonrası yaptı. ‘Avrupa bu işin içine doğrudan girmek istiyor. Ancak Rusya daha çok ABD ile müzakere etme yolunu seçti. Çünkü Ukrayna konusunun arkasında ABD olduğunu düşünüyor, Rusya istemiyor. Onun niyeti Batı’yı bölmek. ABD ile AB’yi birbirinden ayırmak’ Borrell’in biraz daha ABD’ye yakın bir politika izlediğini söylemek mümkün. Açıklamalarından bunu görüyoruz.” diye konuştu.

“İNGİLTERE UKRAYNA’YA SİLAH GÖNDERDİ, ALMANYA SİLAH İŞİNE KARIŞMIYOR”

Doğu Avrupa’da yaşanan gelişmelere de değinen Özçelik, “Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması durumunda Kuzey Akım 2’yi durdurabileceklerini söyledi. Scholz, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’le yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamalarda, ‘Ukrayna’ya askeri müdahale olması durumunda ödenecek yüksek bir bedel olacağı ve her şeyin tartışılması gerektiği açık’ ifadelerini kullandı. Almanya Başbakanında bir endişe görüyoruz. Çünkü buradaki olası bir çatışma Avrupa’nın bütün ekonomisini özellikle de Almanya ekonomisini sıkıntıya sokabilir. Bunun kaygılarını yaşıyor. Öte yandan İngiltere de Ukrayna’ya silah gönderdi. Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock de Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ile Kiev’de gerçekleşen görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Almanya başından beri bu silah işine karışmıyor. Baerbock de bunu açık bir şekilde Ukraynalılara iletti. Bu arada Borsa İstanbul’da büyük bir düşüş yaşandı. Bu durum Ukrayna konusunun da bizi ne kadar ilgilendiğini gösteriyor.” açıklamasında bulundu.