Gazeteci İsmet Özçelik, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Dünya Postası” programına konuk oldu. Özçelik, iç ve dış politikadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

Ukrayna krizindeki son gelişmelere değinen İsmet Özçelik’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Ukrayna’da işler biraz daha karıştı. Anlaşma zemini yavaş yavaş anlaşmama zeminine doğru ilerliyor. Zaten Amerikalıların istediği de buydu. Özellikle Antalya ve İstanbul’da yapılan görüşmelerden sonra çok mesafe alınmıştı. İki taraftan da yapılan açıklamalarda önemli ilerlemelerin sağlandığı şeklindeydi. Tam bu aşamada bilindiği gibi katliamlar devreye girdi. Bütün bunlar Ukrayna meselesini daha karmaşık hale getirdi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), bu durumun daha da karmaşık hale gelmesi için teşvik ediyor. Batı’dan sürekli ‘silah verin’ açıklaması yapılıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, ‘Mariupol’deki birliklerimizin imha edilmesi müzakereleri bitirir.’ dedi. Yani öyle gözüküyor ki, Mariupol düşmek üzere hatta düştüğü iddiaları da var. Mariupol’ün düşmesi durumunda Azak Denizi tamamen Rusların kontrolüne geçmiş olacak. Ukrayna’nın orada kıyısı kalmıyor. Savaş biraz daha şiddetlendi gibi.

Bu arada Rusya, İngiltere’ye de yaptırım kararı aldı. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Dışişleri Bakanı Liz Truss olmak üzere toplam 13 İngiliz hükümet üyesine yaptırım kararı verildi. Böyle bir süreç gerçekleşiyor. Bütün dünyanın beklentisi ‘barışa çok yaklaştık’ şeklindeydi fakat şimdi işler biraz tersine dönmüş vaziyette. ABD de bunu teşvik etmek için her türlü kışkırtmayı yapıyor.

“SHOLZ, YEŞİLLERİN VE ABD’LİLERİN BASKISI ALTINDA”

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, yabancı ülkeler için askeri yardım fonunu 2 milyar Euro’ya çıkaracaklarını ve bu fonun büyük bir kısmının Ukrayna’ya askeri ekipman ile silah satın almasına yardım etmek için ayrılacağını duyurdu. Ukrayna’ya 1 milyar Euro’dan fazla yardımın yapılacak ve bunun 400 milyon Euro’luk kısmı NATO çatısı altında çalışan Avrupa Barış Fonu’na aktarılacak. Yani Almanya’nın da silah sevkiyatı ile bu sürece karıştığını ve destek verdiğini görüyoruz. Almanya’nın bunu yapması ilginç. Öyle gözüküyor ki Sholz, hükümet içindeki Yeşillerin ve ABD’lilerin baskısı altında.

“PUTİN, SELMAN İLE GÖRÜŞTÜ”

Brent petrolün fiyatı 112 doların üstüne çıktı. Ukrayna krizinde anlaşma eğiliminin artması nedeniyle 100 doların altına düşmüştü. Ancak ABD’nin anlaşmanın bozulması için yaptığı provokasyonlar, Ukrayna’nın yeni şartlar sunması ve anlaşmayı tıkaması dünya genelinde petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçmesine neden oldu. Bu arada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü. Görüşmede petrol piyasasındaki gelişlerin ele alındığı belirtildi. Dünyada en fazla petrol ihraç eden iki ülke arasında yapılan bu görüşme son derece önemli.

ABD’NİN SURİYE’DEKİ YENİ PLANI

Dünyanın gözü Rusya-Ukrayna çatışmasına çevrilmişken, ABD’nin Suriye’yi kendi istekleri doğrultusunda hareketlendirmiş gibi bir hava esiyor. Yerel kaynaklar bu olayı bu şekilde değerlendiriyorlar. Kısa süre önce PKK/PYD’liler Kamışlı ve Haseke’de Suriye devletinin Kaymakamlık, Milli Eğitim Müdürlüğü, Maliye binası ve buğday silolarının olduğu bölgeyi kuşattılar. Giriş-çıkışları engellediler. Kaynaklar PKK/PYD’lilerin perşembe günü akşam saatlerinde bazı yerlerden çekildiklerini ifade etti. Suriye resmi haber ajansı SANA, ABD destekli DSG’lilerin (PKK/PYD) Rakka’da terör faaliyetlerini artırdığını bildirdi. Yerel kaynaklara dayandırılan haberde, ayrılıkçı milislere bağlı silahlı grupların Rakka kırsalında ve şehirde çok sayıda dükkânı zorla kapattıkları, bazı kişileri kaçırarak bilinmeyen yerlere götürdükleri ifade edildi. Yerel kaynakların, kaçırılan kişilerin, teröristlerle iş birliği yapmayan ve çocuklarını terör örgütüne vermeyen kişiler olduğu bilgisini verdikleri kaydedildi. Bu gelişmelere karşı Suriye’nin müdahale edeceğine dair bilgiler geliyor.

“FRANSA SEÇİMLERİ DÜNYADAKİ YENİ GELİŞMELERE PARALEL ŞEKİLDE SEYREDİYOR”

Fransa seçimleri aslında biraz Avrupa’nın kaderini de belirleyecek. Burada dikkat çeken konu Emmanuel Macron’un ABD ve NATO ile birlikte hareket etmesi. Diğer aday Marine Le Pen ise NATO’nun askeri kanadından çıkmayı ve Rusya ile yakından ilişkileri vadediyor. Euro yerine Frank kullanmayı öneriyor ve Avrupa Birliği’nden de (AB) ayrılmayı da gündeme getiriyor. Macron’un çevresi Le Pen’in aşırı sağcı vurgusunu öne çıkarıyor. Ancak Le Pen’in Asya’ya yaklaşan ABD’den uzaklaşan politikası bu seçimin sonucunda etkili olacak. Le Pen seçimi kazanırsa Avrupa’da da dünyada da dengeleri ciddi şekilde değiştirecek faktör olacak. ABD şoka uğrayabilir. Bu nedenle Batı basınında Le Pen’e yönelik saldırıları yoğunlaştı. ABD, Le Pen’den rahatsızlığını net şekilde ifade ediyor. Fransa seçimleri dünyadaki yeni gelişmelere paralel şekilde seyrediyor.

“ABD’DE ORTA SINIF YOKSULLAŞTIKÇA SİSTEME OLAN TEPKİLER ARTIYOR”

ABD’de orta sınıf hızla yoksullaşıyor. Zaten Kongre’yi basan binlerce insanın görüntüleri de bunu açıkça anlatıyordu. Orta sınıf yoksullaştıkça sisteme olan tepkiler artıyor. Biden’ın büyük umutlarla gelmesi ve çok kısa sürede bu umutların hızla aşağıya inmesi de bunu gösteriyor. Bir de bunun üzerine pandemi eklendi. Yaşanan enerji krizi halkı daha da yoksullaştırdı. Bu gelişmeler ABD hükümetini ciddi şekilde kaygılandırıyor. ABD ekonomisi için ‘S.O.S veriyor’ tabiri kullanılıyor. Tüm gözler ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı açıklamalara çevrilmiş durumda. İşin içinden pek çıkabilecekleri gözükmüyor. Bunu kendileri de itiraf ediyor.”