CGTN / Christopher Helali

G7 ülkelerinin liderleri 8 Mayıs’ta video konferans yöntemiyle bu yıl üçüncü kez toplandı. Sanal toplantıya davet edilen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy G7 liderlerine hitap etti. 

Toplantının zamanlaması, 8 Mayıs Avrupalıların İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesini kutladıkları gün olduğu için önemli. Dahası, 8 Mayıs Rusya Federasyonu ve diğer eski Sovyet cumhuriyetlerinin kutladıkları Zafer Günü’nden bir gün önceye geliyor. Zelenskiy, video konferansında, Rusya Federasyonu’nun 24 Şubat’ta başlattığı ve şu anda devam eden özel askeri operasyonunu Nazilerin kötülüklerine bağladı. Zelenskiy, Ukrayna’da devem eden hava saldırıları ve topçu atışlarını kınayarak devam etti. 

Toplantının amacı Rusya’yı uluslararası toplumdan daha fazla tecrit etmekti. Rusya bir zamanlar, Kırım’daki referandum yüzünden askıya alınıncaya kadar 1997-2014 yıllarında genişletilmiş G8’in bir üyesiydi. Rusya 2017 yılında resmen gruptan ayrıldı. Zelenskiy’in G7 toplantısındaki açıklamaları, toplantının öne çıkan konularıydı. Zelenskiy, tiranlık olarak adlandırdığı Rusya’yı yenmek için silah ve askeri yardımın artırılması gerektiğini vurguladı.  Bu silah yardımı çağrısı, Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba’nın nisan ayında ülkenin, “silah, silah ve silah” arayışı içinde olduğunu yansıtıyor. 

ARTAN SİLAH SEVKİYATI VE YAPTIRIMLAR

Batı’dan silah sevkiyatı sadece askeri çatışmayı daha fazla tırmandırdı ve süren askeri operasyona barışçıl çözüm bulma konusundaki herhangi bir olasılığı daha da zayıflatacak potansiyele sahip bulunuyor. Zelenskiy, video açıklamasında, Ukrayna’nın, Yüksek Hareket Yetenekli Topçu Roket Sistemi (M142 HIMARS) ve Çok Namlulu Roket Sistemi (M270 MLRS) dâhil olmak üzere aldığı dikkate değer silah sistemlerinden bahsetti. Artan silah sevkiyatı ve yaptırımlar, zaten tehlikeli ve ölümcül çatışmayı daha da kötüleştiren felaket için bir tertiptir. Rusya ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Avrupa Birliği (AB)-NATO arasında devam eden çatışmaya adil çözüm ve barış arayışı içinde olduğumuzdan, nükleer savaş hayaleti insanlığın aklından çıkmıyor. Toplantıda Rusya’ya karşı yeni yaptırımlar ihtiyacına da odaklanıldı. 

Vize kısıtlamaları, yaptırımlar ve ciddi diplomatik ilişkiler Avrupa’nın güvenlik yapısıyla ilgili derin sorunları çözmeyecektir. Bu sorunun çözülmesi için Rusya’nın dâhil olması gerekmektedir. Herhangi bir adil barış anlaşması, Rusya Federasyonu’nun güvenlik endişelerini ve NATO ittifakının artan büyüklüğünü, ölçeğini ve saldırganlığını ciddiye almalıdır. Yanlış bilgilendirmeye karşı mücadele, Batılı ülkelerdeki birçok kimse tarafından özgür basına ve Batı’da önemli kararların alındığı yerlerde popüler olmayan fikirlere yönelik saldırı olarak görülüyor. Alternatif bakış açılarının radyo ve televizyonlarda ve birçok sosyal medya platformlarında yasaklanması gerçeği, Batı’nın Rusya ile karşı karşıya gelmesindeki ciddiyetini ve tehlikelerini işaret etmektedir. 

ZELENSKİY’DEN ÇAĞRI

Zelenskiy’in G7 ülkelerine yaptığı “Ukrayna için güvenlik garantörleri” olması çağrısı da Rusya’nın güvenlik kaygılarını hesaba katmıyor. Herhangi bir diplomatik çözüm ve gelecekteki güvenlik düzenlemesi Rusya’yı kapsamalıdır. Bunun bir alternatifi yoktur ve Rusya Federasyonu bunu açıkça kırmızı çizgisi haline getirmiştir. G7 toplantısı ve Zelenskiy’nin müdahalesi, Rusya Federasyonu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e ve dolayısıyla Rus halkına yönelik baskının ve düşmanlığın arttığını göstermektedir. 

G7 ülkeleri, ABD’nin Pasifik’te tanınmış bağımlı ülkesi Japonya hariç olmak üzere sadece Batılı ülkelerden oluşmaktadır. Bu ülkelerin birçoğu, politikalarında ve eylemlerinde emperyalist özelliğini sürdüren eski sömürgeci güçlerdir. G7, ne uluslararası toplumun temsilcisidir ne de barış ve istikrarı sağlama çabası yürütmektedir. Aksine G7, gücü daha fazla Batılı ülkelerin ve bağımlı devletlerin ellerinde toplama arayışındaki ağırlıklı olarak Batılı ülkelerin oluşturduğu bir kulüptür. Rusya’nın yokluğu, sadece barış ve dengeli silahlanmada arabulucu çabaları engelliyor.