Moleküler Biyoloji ve Genetik Uzmanı Prof. Dr. Korkut Ulucan, CRI Türk’te Tuğçe Akkaş’ın hazırlayıp sunduğu “Güne Başlarken” programına konuk oldu. Ulucan, pandemi ile mücadele sürecini ve genetik testlerin spordaki başarıya etkisini değerlendirdi.

Teknolojideki gelişmelerin bilimdeki gelişmeleri pozitif anlamda tetiklediğini ifade eden Prof. Dr. Korkut Ulucan, bilim insanlarının olaylara bakış açısının da değiştiğini vurguladı.

“YORGUNLUĞU AZALTAN, DAHA HIZLI DÜŞÜNEBİLEN GENLER SPORCULARA AKTARILIR MI?”

Günümüzde içinde hücre olan bütün noktalardan DNA alınarak analizler yapılabildiğini belirten Ulucan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Sportif anlamlarda yaptığımız bizim bir sporcunun ne tip atraksiyonlara yatkınlığı ne tip egzersizlere uygunluğu, sakatlığa yatkın mı değil mi? Müsabaka sırasında konsantrasyon kaybı oluyor mu, olmuyor mu gibi bir dolu parametrenin analizini yapabiliyoruz.

Gen dopingi gen tedavisinin spora uyarlanmış versiyonu diyebiliriz. 1970’li yıllarda ilk gündeme gelmiş ve ilk başarılı denemesi 1990 yılında yapılmıştır. İkinci denemesi de bir sporcuya yapılıyor ama maalesef sporcuda aşırı immüniteden kaynaklanan vefat söz konusu oluyor. Bundan sonra da kısıtlanıyor.

Gen tedavisi, çalışmayan genin yerine onun sağlamının yerleştirilmesine dayanıyor. Fakat maalesef biyoloji bu kadar basit değil, daha komplike bir yapı. Bunun sportif performansa yapılan kısmı gen dopingi. Atletik performansı artıran, yorgunluğu azaltan, daha hızlı düşünebilen genler sporculara aktarılır mı? Bu düşünülürken daha ilginç bir şey çıktı şu anda Covid-19 aşısı BioNTech’in yaptığı da budur. Biz de bu konuda ön çalışmaları yaptık, gerekli yerlere gönderdik ama maalesef kabul edilmedi. RNA dopingi burada çok daha önemli biz de zamanında dedik ki, ‘Gen aktarmaya gerek yok sporcular, RNA aktararak da doping yapabilir.’ Bizim amacımız bunu yapmak değil, bunu yapanları tespit etmek. Bunu anlayabilmek için de yapıp neler değişiyor, görmek lazım.

COVID-19 SÜRECİNDE GENLERİN ETKİSİ

Bazı çalışmalar var, kimi insan neden hastalığı daha şiddetli geçiriyor, kimi insan asemptomatik, bununla ilgili 7-8 tane genetik bölge bulundu. Biz de çalışma yaparken bununla ilgili bir gen bölgesi yakaladık ve yayımlanmak üzere dergiye yolladık.

Ben bu konuda şöyle düşünüyorum; biz size analiz yaptık ve anladık ki, siz hastalığı hafif geçireceksiniz veya hastalığı şiddetli geçireceksiniz. Bu bizlerde rahatlamaya ve önlemleri azaltmaya neden olabilir. Tam tersi ben çok şiddetli geçireceğim, diyerek anksiyeteye neden olabilir. Bunun çok faydalı olduğunu düşünmüyorum. Covid-19 bazında bence biz bu hastalığı en şiddetli geçireceğiz, diye planımızı yapıp çok dikkat etmeliyiz. Şu andaki tek önlem maske mesafe ve aşı.

YENİDEN KAPANMA OLUR MU?

Bu işin ekonomik ve sosyal boyutu var. Şunu çok istedim, bu rakamlar çok yükseldiğinde 40 günden az olmamak şartıyla kapanıp bunu bir gözlemlemeliydik. Bu virüs hayatımızda hep olacak, belki şiddeti azalacak, bunları şimdiden kestirmek zor.

Kısmi kapanmalar en kötü senaryo olarak yaşanabilir ama bu bizde çok büyük yaralar açtı. Bizim yapabileceğimiz şeyler var, medya bu konuda çok büyük destek verdi. Yapılacak şey çok basit maske, mesafe ve aşı olunmalı. Kapanma olabilir, ihtimal var, okullar açılınca daha büyük problemler çıkacak, umarım bu olmadan atlatırız, diye düşünüyorum.”