M5 Savunma ve Strateji Dergisi’nin hazırladığı “Global Askeri Güç Raporu”nda gelişen ve değişen askeri teknolojilerin çatışma alanlarındaki dengeleri de değiştirmeye başladığı bildirildi.

Türkiye’de ilk defa hazırlandığı belirtilen raporda dünyadaki askeri gelişmeler ve güç değişkenliklerinin değerlendirildiği, dünyanın bu konudaki en gelişmiş ve kapsamlı çalışmasına imza atıldığı kaydedildi.

Uluslararası ilişkiler teorilerinde ülkelerin gerek siyasi gerekse askeri açıdan askeri kapasitelerinin ölçülmesine büyük önem verildiğine işaret edilen raporda, “Önde gelen uluslararası ilişkiler teorilerine göre askeri güç farklılıkları, uluslararası politikaları anlamakta büyük önem taşımaktadır. Güç geçişi teorileri ve hegemonyacı istikrar teorileri de uluslararası sistem içindeki devletlerin askeri güçlerindeki dalgalanmalara büyük önem atfetmektedir. Ülkelerin askeri gücünü sistematik olarak değerlendiren mevcut birçok yöntem ve kurum bulunmasına rağmen bu yöntemlerin müttefiklik ilişkileri, etki alanları, çatışma alanları, terör gibi birçok unsuru göz ardı ediyor olması, güvenilirliklerini ve objektifliklerini sorgulatır hale getirmiştir.” denildi.

Raporda gelişen ve değişen askeri teknolojilerin çatışma alanlarındaki dengeleri de değiştirmeye başladığının altı çizilerek, gelişen saha savunma teknolojileri, artan dron kullanımı ve diğer insansız teknolojilerin belirleyici unsurlar haline gelmesine rağmen dünyada yayımlanan benzer raporlarda bunların yeteri kadar dikkate alınmadığı vurgulandı.

Askeri gücün bir ülkenin öncelikle silahlı kuvvetlerinin sahip olduğu yetenekler ve bu yetenekleri destekleyici diğer unsurlardan oluştuğu belirtilen raporda, “Dünyada çeşitli kurum ve kuruluşların hazırladığı raporlar, her yıl ‘Global Askeri Güç Sıralamaları’ ismiyle tüm dünyada yayımlanmaktadır ancak bu sıralamalarda gelişen saha savunma teknolojileri, rakamlardan ziyade ürünlerin kabiliyetleri ve insansız teknolojiler belirleyici unsurlar olmasına rağmen bu raporlar sadece rakamlar üzerine hazırlanmaktadır.” ifadeleri kullanıldı.

TÜM FAKTÖRLER HESABA KATILDI

“M5 Global Askeri Güç Raporu”nun rakamlara değil, bu rakamların detaylarına da baktığı ve bu dönemde öne çıkan küresel ve bölgesel dengelerin yanı sıra ülkelerin risk alanlarından çatışma bölgelerine kadar tüm unsurları dikkate aldığının altı çizildi.

Raporun çok çeşitli faktörleri göz önünde bulunduran ve ülkeleri savaş yetenekleri ve operasyonel güçlerine göre derecelendirmek için hazırlanan dünyadaki en kapsamlı çalışmalardan birisi olduğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi:

“Her ülkenin sıralamasının belirlenmesinde 20’den fazla farklı faktör dikkate alınmıştır. Silah miktarları önemli olmakla birlikte, bir ülkenin askeri yeteneklerini veya sıralamasını belirleyen tek faktör olarak kabul edilmemiştir. İç ve sınır bölgesi riskleri, savaşa hazırlık, denizaşırı askeri üsler, savunma altyapısı ve tahkimatlar, bir savaşın sonucunda belirleyici olabilecek ve çoğu zaman belirleyici olduğu düşünülen diğer birçok varlık detaylı şekilde bu raporda yer almıştır.

M5 Global Askeri Güç Raporu, ülkelerin sahip oldukları envanterler dışında risk haritaları ve etki alanlarını da inceleyerek orduların kapasitesinin bu etki ve risk alanları faktörleri doğrultusunda nasıl etkilendiğini de hesaba katan bir yaklaşımla sıralamaları ortaya koymuştur.”

Ülkelerin kara, hava, deniz, insan gücü, küresel risk, küresel etki alanı, genel askeri güç gibi sıralamaların yer aldığı raporda, salgın sürecine rağmen ülkelerin savunma sanayisi harcamaları ve envanterlerindeki artışların ortaya konulduğu, AR-GE faaliyetlerinin artışı ve teknolojinin ilerlemesiyle özellikle Türkiye gibi ülkelerin kendi savunma sanayilerini yerli hale getirerek sahada dengeleri değiştirdiğinin de gözler önüne serildiği bildirildi.