Global Times

Bazı Batılılar için kediler dâhil her şey silaha dönüştürülebilir.  Evet, “kediler”.

Ukrayna’daki sarmal krizin ortasında, gülünç bir haber manşetlere çıktı: Rus kedilerine yaptırım uygulanıyor. Belçika’da kurulan kedi kayıt kuruluşlarından bir STK olan Fédération Internationale Féline, salı günü Rus kedilerinin gösterilerinden yasaklandığını ve Rusya’da yaşayan kedi sahiplerinin de organizasyondan men edildiğini duyurdu. Bu, hareketleriyle insanların anlayışının, hatta hayal gücünün çok ötesine geçen, sözde bir savaş karşıtı kampanyaya atlayan Batılı ülkelerde sayıları giderek artan drama kraliçeleri arasında buzdağının görünen kısmı. Kediler, çok uzun listede yalnızca bir hedeftir.

FIFA ve Avrupalı ​​mevkidaşı UEFA, tüm Rus takımlarının bir sonraki duyuruya kadar hem FIFA hem de UEFA müsabakalarına katılımının askıya alınmasına karar verdi. İngiltere’de Rus bale gösterileri iptal edildi. İtalya’daki Milan-Bicocca Üniversitesi, önemli bir Rus yazar olan Fyodor Dostoyevski ile ilgili dersleri programından çıkarmaya karar verdi. Ünlü Rus maestro Valery Gergiev, Münih Filarmoni Orkestrası şefliğinden kovuldu. Spor, sanat ve bilimin apolitik olmadığı ortaya çıktı; hepsinin bazı Batılı güçlerin gözünde çok net sınırları var. Dostoyevski 140 yıldan fazla bir süre önce öldü, ancak mirası Batı’nın Rusya karşıtı duygu dalgasında ayakta kalamadı. Trend devam ederse, bir Sovyet yazılım mühendisi tarafından yaratılan bir bulmaca video oyunu olan Tetris, muhtemelen bir sonraki hedef olarak seçilecek. Ve genç Batılı nesiller, Rus kimyager Dmitri Mendeleev tarafından icat edilen kimyasal elementlerin tablo şeklinde gösterimi olan periyodik tabloya veda etmek zorunda kalabilirler.

SORUN,”BECERİKSİZ BATILI POLİTİKACILARDA”

Gergiev, Münih belediye başkanı talep etmesine rağmen Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik son eylemlerini kınamayı reddettiği için görevden alındı. Ancak, birinden kendi ana vatanını ve hükümetini alenen kınamasını isteme davranışını nasıl tanımlamalıyız? Belki de yapılabilecek tek tanım, acımasız ve barbarca.  Kamu kurumları, çalışanlarına ne konuşulmaması gerektiği konusunda kurallar koyabilir, fakat kimsenin kendi ülkesine karşı bir şey söylemesini isteme hakları yoktur. Sanatçıların siyasi anlaşmazlıklardan insanları birleştirmesi gerekiyor. ama şu an parçalanıyorlar. Bu, Batı toplumundaki küresel alışverişlere siyasetin kaba bir istilasıdır. Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırma görevlisi olan Lü Xiang, Global Times’a verdiği demeçte, “Yeni bir tür ‘renkli devrim’ bile olabilir.” dedi. Lü, Rusya-Ukrayna ihtilafının büyük ölçüde bir bilgi savaşı olduğunu kaydetti.

Batılı medya kuruluşları ile politikacılar, Rus birliklerinin göstermeye ve korumaya çalıştığı ihtiyatlılık konusunda izleyicilerini bilgilendirmekle ilgilenmiyor. Aksine, savaşın durumunu umutsuzca abartıyorlar ve Rus birliklerinin yoğun bir şekilde “işgal ettiği”, Ukrayna halkının kahramanca direndiği, savaş karşıtı dalgaların tüm dünyada kaynadığı bir sahneyi resmetmeye çalışıyorlar. Ancak Lu’ye göre, tüm bu hikâyeler dizisinin koreografisi Batı tarafından yapılıyor.

Joe Biden’ın çarşamba günü yaptığı ilk “Birliğin Durumu” konuşmasında, Rusya ve Ukrayna’yı müzakere masasına oturmaya teşvik etmek için tek bir kelime söylenmedi. Biden, Rusya’yı suçlamakla meşguldü ve Washington’ın Moskova’ya karşı yaptırımları artıracağını vurguladı. Ana akım Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Avrupa medyası, Ukrayna’daki “savaş durumunu” göstermek için Ukrayna ile hiçbir ilgisi olmayan resim ve videoları bile kullanıyor. Lü, Rusya karşıtı histerilerle dolu bu ortamda doğal olarak kişi ve kuruluşların da aynı yolu izlediğini söyledi.

Yaptırımları ne kadar saçma olursa, Batı’nın dişsizleşirken ne kadar kolay öfkelenebileceğini kanıtlıyor. Rus kedilerine karşı öfkelerini zahmetsizce dışa vurabilirler, ancak Rusya ile tüm petrol ve gaz ticaretini kesmeye cesaretleri var mı?

Neden kediler, sanat ve spor? Onlar neyi yanlış yapabilirler: Bir ülkeye saldırmak mı yoksa savaş davulunu çalmak mı? Onlar masum. Sorun, bu beceriksiz Batılı politikacılarda ve seçkinlerde yatmaktadır. Sorunu askeri olarak çözmeye cesaret edemiyorlar ya da muammayı müzakereler yoluyla çözmeye istekli değiller. Sonuç olarak, alakasız unsurlar toplanıyor, siyasallaştırılıyor ve hatta silahlanıyor. Daha da kötüsü, savaş karşıtı olmak yerine, bu hamleler durumu daha da kötüleştiriyor.