Zhou Chu, Üç Krallık döneminin sonunda ve Batı Jin döneminde yaşamış bir kahramandır. Ancak Zhou, gençliğinde herkesin başını ağrıtan “bir hayırsız” olarak bilinirmiş. Güçlü ve son derece sert mizaçlı oluşuyla hatırlanan Zhou, at biner, avlanmaya gider ve insanları taciz ederek türlü kötülükler yaparmış. O zamanlarda Nanshan Dağı’nda vahşi bir kaplan, nehirde de bir ejderha yaşarmış. Bu iki canlı, insanların canını sürekli tehdit edermiş. Kaplan, ejderha ve Zhou Chu, yerli halk tarafından “üç musibet” olarak anılırmış.

Ancak, aradan bir süre geçmiş ve mazisinden pişman olan Zhou, zamanın ünlü âlimlerinden Lu Yun’un öğretilerini izleyerek kötü alışkanlıklarını terk etmiş, dağa çıkarak kaplanı ve nehrin dibine inerek ejderhayı öldürmüş. Gece gündüz demeden çalışmış Zhou ve sonunda hem bilgili hem de kültürlü birine dönüşmüş. Zhou, Diqiangların isyanını bastırmak için ülkenin kuzey batısına gönderilmiş. İsyancıların sayısı fazla olduğundan hayatını kaybetmiş. Birçok kişi, onu “sadakat simgesi ve şehit” unvanlarıyla övmüş. Zhou’nun hayatı, “hayırsız” bir insanın pişman olarak “iyi” bir insana dönüşmesinin örneği olarak yüzlerce yıldır anlatılmaktadır. “Hayırsız” biri, “iyi” birine dönüşünce altın kadar değerlidir.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 1983 yılında düzenlenen bir toplantıda Zhou’nun hikâyesini aktardı. Xi, eksikleri olan ve hatalar yapan yeteneklerin sadece noksanlarına değil; aynı zamanda, avantajlarına ve güçlü yönlerine de bakılması gerektiğini vurguladı. Xi Jinping, nitelikli eleman seçebilmek için ön yargılardan vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizdi.