1934 yılının kasım ayı başlarında Kızıl Ordu, Uzun Yürüyüş’ün ardından ilk kez Rucheng ilçesinde yarım aylık bir süre dinlenme imkânı buldu. Sıkı bir disipline tabi askerler geceleri köylülerin evlerinde değil, saçakların altında veya açık alanlarda geçirdi.

Askerler, köylülerin eşyasına dokunmamakla kalmayıp, onların temizlik ve su taşımak gibi günlük işlerine de yardımcı oldu.

Askerler için üzülen Xu Jiexiu adlı bir köylü, üç kadın askeri evine davet etti. 30’lu yaşlarındaki Xu, sadece 1 metreden biraz geniş olan ahşap yatağını boşalttı, saman dolu yatağın yanına uzunca bir sıra yerleştirdi. Köylü, 1 yaşındaki oğlu ve askerler ile yatağa sıkıştı. Bu derme çatma yatağın üzerinde sadece bir çul ve bir parça çürümüş yün olduğunu gören bir asker, Uzun Yürüyüş’te yanında taşıdığı tek yorganı çıkarttı ve Xu ile oğlunun üzerine örttü.

Ayrılmak üzereyken, Xu ve oğlunun soğuk kış aylarında çok zorluk yaşayacağından endişe eden üç asker, yorganı evde bırakmakta ısrar etti, ancak Xu bunu bir türlü kabul etmedi. Bir müddet devam eden “pazarlığın” ardından askerlerden biri, makasla yorganı ikiye kesti. Askerler, Xu’ya yorganın yarısıyla birlikte bir de not bıraktı. Notta şunlar yazılıydı: “Kızıl Ordu, ÇKP’nin liderliğindeki bir halk ordusudur. Düşmanı yenmenin amacı, halkın iyi bir yaşam geçirmesini sağlamaktır. Zafer kazandıktan sonra sizi görmek için geri geleceğiz ve size yeni bir yorgan vereceğiz.” Xu Jiexiu, askerleri gözü yaşlı şekilde uğurladı.

“ÇKP üyeleri nasıl insanlardır? ÇKP üyeleri, bir yorganları varken onun yarısını halkla paylaşabilenlerdir.” diyen Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, bu hikâyeyi 2016 yılında Kızıl Ordu’nun zaferinin 80. yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen toplantıda anlatmıştır.