Global Times / Long Xingchun

Yeni Delhi stratejik çevrelerindeki bir görüşe göre, Çin 1972’den 2000 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile ilişkilerinden büyük fayda sağladı ve bu yüzden Hindistan’ın Çin’den, kendi kalkınmasını başarmak için ABD arabasını kullanmayı öğrenmesi gerekiyor.

ABD bugün dünyanın en büyük ekonomisi olmaya devam ettiği sürece, Yeni Delhi için Washington’la ekonomik ilişkilerini güçlendirmekte hiçbir sorun yok. Ancak ABD ve Çin’in geçmişteki yakınlaşması ile Hindistan-ABD’nin şimdiki yakınlaşması arasında büyük bir fark var.

İlk olarak, Beijing ve Washington iş birliklerini Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne birlikte karşı çıkmak için başladılar. ABD o zaman rakibi olan Sovyetler Birliği ile neredeyse hiçbir ekonomik ilişkiye sahip değildi. Ama şimdi Soğuk Savaş biteli çok oldu ve Çin, yeni Sovyetler Birliği değil. Çin özellikle ekonomik olarak ABD’ye çok yakın. İki ülke arasındaki büyük ticaret düzeyi ortada.

İkincisi Çin-ABD ilişkileri normalleştirildikten ve Beijing ile Washington ekonomik iş birliğine başladıktan sonra, ABD’nin birçok alt ve orta düzey sanayisi Çin’e taşındı. Fakat şimdi, ABD iç üretimi geri döndü ve Yeni Delhi’ye transfer edeceği çok şeyi yok.

1972’den 2000’e Çin ile ABD’nin birbirlerine somut biçimde yaklaşması Çin’in güvenlik baskılarını azalttı, Çin’in ekonomik yeniden yapılanmasına daha fazla kaynak ayırmasını sağladı. Ancak Yeni Delhi’nin bugün Washington’a yaklaşması Hindistan’ın güvenlik ve ekonomisine yarardan çok zarar getirir.

Güvenlik bakımından, Hindistan ABD’den faydalanmak istiyor, ama ABD de Hindistan’ı Çin’i kontrol etmek ve karşı çıkmak için kullanmak istiyor. Bu kaçınılmaz olarak Çin-Hindistan anlaşmazlığını derinleştirecektir ve Hindistan’ın askeri alana daha fazla yatırım yapmasını gerektirecektir. Sonuç olarak, Hindistan’ın ekonomik kalkınma kaynaklarını azaltacaktır ki, bu da Yeni Delhi’nin yararına değildir.

YENİ DELHİ, WASHINGTON’IN HİNDİSTAN İÇİN ÇİN İLE SAVAŞMAYACAĞINI ANLAMALI

Yükselen ekonomilerin ortaya çıkmasının devam etmesi ile birlikte, ABD’nin ulusal gücü azalıyor. ABD’nin birçok eylemi kendi çıkarlarına dayanır. Hindistan şimdi ABD’nin kervanına katılmak istiyor, ama bugünkü ABD artık Soğuk Savaş dönemindeki uluslararası statüsüne sahip değil.

Eğer Çin ile Hindistan arasında askeri bir çatışma olursa, ABD en iyi durumda Hindistan’a siyasi ve diplomatik desteğin yanı sıra, silah ve istihbaratla yardım eder. Yeni Delhi, Washington’ın Hindistan için Çin’le savaşmayacağını anlamak zorunda. Hindistan eğer Çin ile askeri bir çatışma başlatırsa bedelini kendi ödemek zorunda kalacaktır. Hindistan’ın, ABD’nin 1980’ler ve 1990’larda oynadığı rolü şu anda oynayan bir ülke olan Çin’le karşı karşıya olduğunu anlamaya ihtiyacı var.

Çin, ABD’ye açılmaya başladığı zaman, ABD dünyadaki devasa bir ekonomik makineydi, bu da Çin’in kalkınmasını objektif olarak ileri götürdü. Ancak Çin şimdi dünyanın ikinci büyük ekonomisi ve 2020’de Hindistan’ın birinci ekonomik ortağı olma konumuna gelirken, ABD göreli bir gerileme evresi içinde.

Hindistan’ın ABD’ye bugünkü yaklaşımı ve Çin yatırımına direnmesinin Hint ekonomisine büyük bir etkisi var. Çin’in o zamanki topyekun dışa açılımı sadece ABD ile sınırlı değildi, bütün ülke ve bölgelere açıldı. Hindistan’ın şimdiki, ABD’ye daha yakın olmak için Çin yatırımlarını engelleme yaklaşımı Hindistan’ın yatırım ortamına zarar verdi.

Eğer ekonomik büyümeyi başarma fırsatı kaçırılırsa, bu Hindistan’ın kalkınması için çok zararlı olacaktır. Hindistan güçlü bir ülke olma konusundaki tarihsel bir fırsatı kaçıracaktır. Bu yüzden, Hindistan için en anlamlı tercih geleneksel stratejik düşüncesine, yani bir denge kurmaya bağlı kalmaktır. ABD ile iyi ilişkilere sahip olmak bir sorun değil, ama bu Çin’le ilişkiler pahasına yapılamaz.

Yeni Delhi, Çin’in kendisini tehdit etmeye niyeti olduğunu düşünerek, Beijing’i değerlendirmesinde stratejik hatalar yaptı. Fakat eğer Hindistan böyle bir yanlış anlamayı sürdürürse, Çin’e karşı çıkmak için birçok ekonomik kaynak harcayacak, bu da kendi yükselişini engelleyecek.