Global Times / Wang Wenwen

Amerikalı yetkililer, Hindistan’a atıfta bulunurken, gündemlerini ilerletmek için “hemfikir” kelimesini kullanmaya yatkındır ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman da öyle. Geçen hafta çarşamba ve perşembe günü Hindistan Fikir Zirvesi’ne katılmak için Hindistan’ı ziyareti sırasında Sherman, “Çin’e bizim, ortaklarımızın ve müttefiklerimizin çıkarlarına zarar verdiği veya kurala dayalı uluslararası düzeni tehdit ettiği yerde meydan okuyacağız” diyerek, ABD ve Hindistan’ın da “hemfikir” olduğunu sözlerine ekledi.

Görünüşe göre, Sherman Hindistan’ın sinirlerini yatıştırmaya çalışıyor. Geçen ay ABD, hepsi Anglo-Sakson kökenli Birleşik Krallık ve Avustralya ile yeni üçlü savunma ortaklığı oluşturdu. ABD’nin gözünde müttefikleri farklı sınıflara ayrılır. ABD, İngilizce konuşan Birleşik Krallık ve Avustralya gibi ülkeleri gerçek müttefik gibi görürken, Avrupa ve Japonya gibi müttefikleri daha çok paydaş gibidir. Hindistan’a gelince ABD’nin yarattığı Çin karşıtı cephede, ABD gerçekten Hindistan’a güvenmez, Hindistan’ın çıkarlarını umursamayacaktır. 

ABD, HİNDİSTAN’IN ÇIKARLARINI UMURSAMIYOR

Hindistan, son birkaç gün içinde Çin-ABD ilişkilerinin rahatladığına dair işaretleri fark etmiş olmalı. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai geçen hafta pazartesi günü yaptığı konuşmada, ABD’nin Çin ile yakın gelecekte ticaret konusunda “samimi görüşmeler” yapacağını söyledi. Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Siyasi Büro Üyesi ve Dış İşleri Merkez Komisyonu Bürosu Direktörü Yang Jiechi geçen hafta çarşamba günü, İsviçre’nin Zürih kentinde ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile görüşürken, analistler görüşmenin genel olarak verimli olduğuna inanıyor. ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin Çin politikası faydacı olduğu için Hindistan’ın konumu utanç verici görünüyor. 

ABD donanması nisan ayında, Hindistan’ın ön iznini talep etmeden bu ülkenin münhasır ekonomik bölgesinden transit geçiş yaptı. Aynı zamanda o sıralarda Hindistan yeni bir koronavirüs krizi yaşıyordu ancak ABD, Hindistan’a daha fazla aşı sağlamayı ya da Hindistan’da aşı üretimini artırmak için gerekli ham madde ihracatı konusundaki ambargoyu kaldırmayı reddederek, Hindistan’ın umutsuz ihtiyacı konusunda bencil ve kayıtsız kaldı. Daha da kötüsü ABD, Rusya’nın S-400 füze sistemini satın alması konusunda Hindistan’a baskı yaptı. Sherman, Hindistan ziyareti sırasında, sistemin “tehlikeli” ve “hiç kimsenin çıkarına olmadığını” ifade ederek, olması yakın yaptırım olasılığına işaret etti.

ABD-HİNDİSTAN İLİŞKİSİ ÖZÜ İTİBARIYLA BİR ANLAŞMA

Çin’e stratejik olarak karşı olmanın yanı sıra ABD ve Hindistan’ı birbirine bağlayan diğer çok fazla süslü kavram, demokrasi ve insan hakları dâhil olmak üzere onların sözde değerleridir. Fakat ABD gerçekten Hindistan’ın bu değerleri uygulamasını destekliyor mu? ABD Dışişleri Bakanlığının mart ayında açıkladığı 2020 yılı İnsan Hakları Uygulamaları Ülke Raporlarında, Hindistan’ın insan hakları ihlalleri eleştirildi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken temmuz ayında Hindistan’ı ziyaretinde, Hindistan’a demokrasi konusunda yanlış yola sapmaması uyarısında bulunmuştu. 

Hindistan’ın demokrasi ve insan hakları seviyesi açıkçası ABD’nin standartlarını karşılamıyor, ancak ABD’nin Hindistan’dan ekonomi ile ticarette tavizler vermesini ve Çin’i kontrol altına almada iş birliği yapmasını talep etmek için kullanabileceği bir şeydir. ABD-Hindistan ilişkisi özü itibarıyla bir anlaşmadır, iki tarafın övündüğü kadar geniş değildir.

Beijing Dış Çalışmalar Üniversitesi Bölgesel ve Küresel Yönetim Akademisi’nde kıdemli araştırma görevlisi ve Chengdu Dünya İşleri Enstitüsü Başkanı Long Xingchun, Global Times’a verdiği demeçte, ABD’nin Hindistan’ı bir ortak ya da piyon olarak görüp görmediğini test etmenin sözlerden çok ABD’nin icraatlarına bağlı olduğunu vurguladı. “ABD Hindistan mallarına ayrıcalıklı muamele yapacak mı? ABD, ABD’de çalışmaya giden Hint bilgi teknolojisi (IT) uzmanlarına kolaylık sağlayacak mı? ABD, Hindistan’ın ekonomik gelişmesini desteklemek için bu ülkeye imalatını aktarmayı teşvik edecek mi? ABD Hindistan’ın silah satın alma bağımsızlığına saygı gösterecek mi?” diyen Long, “Hint siyasetçiler, Hindistan’ın gerçek konumunu ve ABD stratejisindeki ağırlığını söylemede yeterince akıllı olmalıdır.” ifadesini kullandı.