CGTN / Rabi Sankar Bosu 

1969’da internetin icat edilmesiyle teknolojik devrime birçok yeni boyut eklendi. Geçen yüzyılın ortalarından bu yana bilgi teknolojisinde lider ülkeler, çok boyutlu dijital teknolojileri kullanarak kapsayıcı bir dijital toplum inşa etmeye çalışıyorlar

Dördüncü Sanayi Devrimi çağında yapay zekâ (Artificial Intelligence – AI), Nesnelerin İnterneti (Internet of Things – IoT), robotik, otonom araçlar, 3D baskı, biyoteknoloji, malzeme bilimi ve kuantum hesaplama gibi birçok teknolojik atılım ve gelişen dijital hizmetler; sosyal eşitsizlikleri ortadan kaldırarak kapsayıcı bir dijital toplum inşa etmek için inanılmaz olanaklar yaratıyor.

Dünyanın dört bir yanındaki gelişmiş ülkeler ve bazı gelişmekte olan ülkeler, her yaştan insan için refah politikalarını hızlandıran dijital yönetimini benimsiyor. Ancak rakamlar, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ekonomik büyüme ve sosyal ilerleme arasındaki uçurumun Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) ile yardımcı teknolojilerin uygulanmasıyla hızla büyüdüğünü göstermektedir. Bu uçuruma, toplu olarak üstesinden gelinmesi gereken en önemli zorluklardan biri olarak değerlendirilen “dijital uçurum” denir. Bununla birlikte Covid-19 pandemisi, özellikle öğrenciler ve yaşlı yetişkinlerde dünyanın dört bir yanında birçok olumsuzluğu beraberinde getirirken, diğer her şeyi olduğu gibi küresel dijital yönetimi de etkiledi.

 DİJİTAL UÇURUM PANDEMİ SONRASI ARTTI

 Dijital uçurum, Covid sonrası dünyada iyice yaygınlaştı. Pandemi, internet kullanım hakkının eğitimden sağlık ve ekonomik hizmetlere kadar hayatın her alanıyla nasıl iç içe olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Ancak dijital uçurum, pandemi sırası ve sonrasında dünya genelindeki yaşlı nüfusunun durumunu daha da kötüleştirdi. Teknoloji konusunda bilgili Batılı ülkeler ile Çin, Japonya, Singapur ve Güney Kore gibi Asya ülkeleri; dijital kaynakları kullanarak yaşlılarının dijital uçurumu aşmalarına yardımcı olmak için yaptıkları çalışmalarla öne çıkmış olsalar da kişisel bilgisayarları veya mobil cihazları kullanma açısından yaşanan teknolojik eşitsizlikler, Covid-19 kısıtlamaları süresince Hindistan ve diğer Güney Asya ülkelerinde son derece şiddetli hale geldi.

Dijital araç ve hizmetlerin eksikliği, mobil cihazları veya bilgisayarları nasıl kullanacaklarını da bilmediklerinden Hindistan’ın kırsal bölgelerinde yaşayan yaşlı vatandaşlara birçok zorluk getirdi. Hindistan gibi son yarım yıldır ekonomik eşitsizliğin arttığı bir ülkede internet dünyasının haklarını kaybetmek, daha fazla sosyal eşitsizliğin önünü açmak anlamına geliyor. Yakın zamanda yayımlanan Dünya Eşitsizlik Raporu 2022’ye göre, Hindistan artan yoksulluk ve milli gelirin yüzde 22’sini kontrol eden ülkenin en zengin yüzde 1’ine denk gelen seçkinler ile dünyanın en eşitsiz ülkeleri arasında yer alıyor. Covid-19 salgını ve uzun süreli karantina stratejileri, Hindistan’ın kırsal ve kentsel bölgelerinde neredeyse geri dönüşü olmayan bir ekonomik kargaşa yarattı.

 “DİJİTAL KÖY STRATEJİSİ”

Hindistan’ın nüfusu şu anda 1,38 milyar ancak köylerdeki her 100 kişiden yalnızca yaklaşık 22’sinin internet bağlantısı var. Başka bir deyişle nüfusun çoğunun yaşadığı kırsal bölgede, insanların yaklaşık yüzde 78’inin internet erişimi yok. Daha da önemlisi Hindistan’ın kırsalında yaşayan kadınlar ve yaşlı yetişkinler gibi marjinalleştirilmiş gruplar, internet konusundaki bilgisizlikleri ve jenerasyonlar arasındaki dijital uçuruma neden olan teknolojik bilgi birikimi nedeniyle internetin faydalarından yoksun kalıyorlar.

 Pandemi sırasında yaşanan endişe verici durum, bu grupların dijital dünyadan izole edilmeden dijital varlıklarını kurabilmeleri için dijital dönüşümü hızlandırmanın aciliyetini vurguluyor. “İnternet”, “görüntülü sohbet”, “teletıp” veya “uygulama indirme” gibi kavramların Hindistan’ın kırsal kesimlerinde yaşayan insanların çoğuna halen yabancı olması ise şaşırtıcı değil. Hindistan’da şehirlerde yaşayan yaşlı nüfusunun bir bölümü; sağlık, eğitim ve geçim gibi alanlarda aile üyeleri ve bazı STK’lar sayesinde sosyal politikalara erişebilse de yaşlı nüfusun büyük çoğunluğunun kendine ait bir cep telefonu veya bilgisayarı olmadığından halen çevrim dışı olduğunu görüyor.

Çin, 2019’un ilk politika belgesi kapsamında sunduğu “Dijital Köy Stratejisi” ile 60 yaş ve üzeri nüfusun yaşadığı dijital uçurumu kapatma konusunda ilerleme kaydetti ve bu grubun günlük yaşamlarında teknolojiyle ilgili yaşadıkları sorunların üstesinden gelmesine destek oldu. Statista’daki verilere göre şubat ayı itibarıyla Çin, en çok internet kullanıcısına sahip ülkeler arasında ilk sırada yer aldı. Çin’de 1,02 milyar internet kullanıcısı bulunuyor. Bu, yaklaşık 307 milyon internet kullanıcısıyla üçüncü sırada yer alan Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) üç katından fazla bir rakam. Çin’de şu anda ülke çapında 500 milyondan fazla 5G kullanıcısını destekleyen 1,425 milyon kurulu 5G baz istasyonu bulunuyor.

HİNDİSTAN’DA “ULUSAL DİJİTAL SAĞLIK MİSYONU

Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığına göre, Çin’deki fiber optik ve 4G ağlarının penetrasyon oranları 2019 yılında hem tüm nüfusun hem de Çin’in topraklarının yüzde 98’inden fazlasına ulaştı. Yaşlı nüfusun deneyimlediği dijital uçurumu daraltmak için Çin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu, Kasım 2019’da yaşlıların günlük ihtiyaçlarının kapsamlı bir analizine dayanan orta ve uzun vadeli bir plan hazırladı ve dijital uçurumu kapatmak için 2022’de sona erecek bir zaman çizelgesi oluşturdu. Ayrıca, hastalıkların önlenmesi ve yaşlı yetişkinler için mesleki eğitimin desteklenmesi de dâhil olmak üzere 2049’a kadar atılacak adımları ayrıntılı olarak açıkladı.

Dijital güçlendirme, yaşlıların birçok sosyal engeli aşması açısından çok önemlidir. Hindistan, yaşlı vatandaşların modern dijital dünyaya bağlı kalmalarına yardımcı olmak adına ücretsiz dijital eğitim sağlayarak dijital bölünmeyi ortadan kaldırmak için öne çıkmalıdır. Hindistan, uzun süren pandemi nedeniyle akut işsizlik ve sarmal enflasyonla birlikte muazzam sosyal eşitsizlikler ve ekonomik aksamalarla karşı karşıya olduğundan 2021’de “2015 Dijital Hindistan” ana planı ve “Ulusal Dijital Sağlık Misyonu” başlatılmıştır. Bu programlar, Çin’in dijital altyapısından, dijital yönetişim ile hizmetlerinden ve her yaştan vatandaşının dijital olarak güçlendirilmesi için yapılan çalışmalardan dersler çıkarılabilirse muazzam bir destek alacaktı.